| İnsan olmak hayatımı daha da kolaylaştırmalıydı. | Open Subtitles | أنْ يَكُونَ إنسانَ إفترضَ لتَسهيل حياتي. |
| Bazen sadece bir aydır tamamen insan olduğunu unutuyorum. | Open Subtitles | أحياناً أَنْسي بأنّك عِنْدَكَ فقط بالكامل إنسانَ ل، حَبَّ، في الشّهر. |
| Bu nasıl bir yangın ki aliminyum ve çeliği bile buharlaştırırken insan cesetlerine zarar vermiyor? | Open Subtitles | وخَلطَ فولاذاً ويَتْركُ إنسانَ لحد الآن يَعطي شكلاً سليم؟ |
| Eğer gerçekten bir insan olup.. | Open Subtitles | ماذا تَقُولُ إذا أصبحتُ حقاً إنسانَ... |
| Sanki insan değillermiş gibi. | Open Subtitles | مثل هم إنسانَ ثانويَ. |
| Çünkü bizi insan yapan şeyler bunlar. | Open Subtitles | هذا ما يَجْعلُك إنسانَ |
| Hiçbir insan bu kadar acımasız değildir. | Open Subtitles | - لا إنسانَ ذلك القاسيِ. |
| Bizim gibi insan kalmasını sağlıyor. | Open Subtitles | يَبقيه إنسانَ. |
| İnsan olduğunu hatırlatır. | Open Subtitles | يَبقيك إنسانَ. |