| Neler olduğunu bilmiyordum, ve onun taç giyme törenini açıkçası izlemek istemedim. Bu Çok sıkıcı. | Open Subtitles | لم أعلم بما حصل، وبصراحة لم أرغب برؤية حفل تتويجه إنه ممل |
| Hayır, hayır, pastanın içinde yüzük olmaz. Çok klişe, Çok sıkıcı. | Open Subtitles | لا لا لا لا لاخاتم في الكعك لا لا ذلك مبتذل إنه ممل جداً |
| Bu Çok sıkıcı ama annem hastalanınca böyle oldu. | Open Subtitles | إنه ممل للغاية، ولكنه حدث عندما مرضت أمي |
| Uçak yolculuğunu hiç sevmem. Çok sıkıcıdır. | Open Subtitles | اكره الطيران ، إنه ممل للغاية |
| Evet, başta sıkıcıdır. | Open Subtitles | نعم. إنه ممل في البداية. |
| İyi olmayı denedim. Ama Çok sıkıcı. | Open Subtitles | حاولت أن أكون جيّده إنه ممل فعلا |
| Çok sıkıcı biri. Bu birini silmek için yeterli sebep değil mi? | Open Subtitles | إنه ممل هل هذا سببٌ كاف لمحو شخصٍ ما |
| - Evet, radyo sohbetinden. - Çok sıkıcı, dostum. | Open Subtitles | نعم ، أقصد الراديو - إنه ممل جداً ، يا رجل - |
| Hiçbir çocuk size "Esrarlı hikâyeler Çok sıkıcı, hiç sevmiyorum," demez. | Open Subtitles | ما من ولد يقول: لا أحب الغموض، إنه ممل |
| Her neyse zaten bahsetmeyeceğim. Çok sıkıcı. | Open Subtitles | أنا لن أخبر أحد بذلك على أي حال إنه ممل |
| Çok sıkıcı ama o. Sızlanıp duruyor. | Open Subtitles | إنه ممل جداً ويتأوه طوال الوقت |
| Bart, bizim okulda dans partisi verilecek. Çok sıkıcı ama belki sayende eğlenceli olabilir. | Open Subtitles | (بارت) ، مدرستي ستقيم حفل راقص إنه ممل جداً ، ربما يمكنك جعله مرحاً |
| Evet, burası Çok sıkıcı çıktı. | Open Subtitles | أجل إنه ممل جداً |
| Hayır. Hayır. Hayır, Çok sıkıcı. | Open Subtitles | لا، لا، لا إنه ممل جداً |
| Felaket sıkıcıdır. | Open Subtitles | ...إنه ممل جداً، لنرى |
| Çok sıkıcıdır hatta berbattır. | Open Subtitles | إنه ممل ومقيت |