| Başsavcı olmanın yararlarından biri de bu. | Open Subtitles | إنّها واحدة من إكراميات النائبة العامّة الحاليّة |
| Bu, karısının hastanede çalıştığı gecelerden biri. | Open Subtitles | إنّها واحدة من الليالي التي تعمل فيها زوجته في المستشفى. |
| İklim değişikliğine sadece uyum sağlamak için değil, onu azaltmak için de başvurabileceğimiz en kolay yollardan biri. | Open Subtitles | إنّها واحدة من أسهل الطرق التي لدينا ليس فقط لنتكيّف مع تغيّر المناخ ولكن لنخفّف منه. |
| Pek çok yeteneğimden biridir. | Open Subtitles | إنّها واحدة من مواهبي العديدة. |
| İyilerden biridir. | Open Subtitles | إنّها واحدة من الأخيار. |
| En büyük tabularından biri budur. | Open Subtitles | إنّها واحدة مِن أقوى مُحرّماتهم. |
| Başarısızlıklarımdan biri daha. | Open Subtitles | إنّها واحدة من إخفاقاتي العديدة. |
| Kendini övmek için hemcinslerini kötülemek zorunda hisseden kızlardan biri, o da. | Open Subtitles | ... إنّها واحدة من هؤلاء السيدات الشابّات اللواتي يبحثن عن تقديم ... أنفسهنّ للرجال بالتقليل من قيمة حنسهنّ الخاصّ بهنّ |
| Şu saçma varsayımlardan biri. | Open Subtitles | إنّها واحدة من الأشياء المثيرة للسخرية. |
| Kötü adamlardan biri. | Open Subtitles | إنّها واحدة من جماعة الشرّ |
| O, diğerlerinden biri. | Open Subtitles | إنّها واحدة منهم |
| Şarkılarından biri... | Open Subtitles | إنّها واحدة من أغانيها. |
| Dünyadaki en değerli gurme yiyeceklerinden biri. | Open Subtitles | إنّها واحدة من أغلى الأطعمة في العالم{\pos(190,215)} |
| Kendisi İngiltere'deki en zeki insanlardan biri. Bayan Cathcart. | Open Subtitles | إنّها واحدة من أذكى الناس (في "إنجلترا", آنسة (كاثكارت |
| Ve bir de Elena var. Artık bizden biri. | Open Subtitles | "وها هنا (إيلينا) إنّها واحدة منّا الآن" |
| Ve bir de Elena var. Artık bizden biri. | Open Subtitles | (وعندئذٍ، هنا (إيلينا" "إنّها واحدة منّا الآن |
| Kurallarımdan biridir. | Open Subtitles | إنّها واحدة من قواعدي. |