| Ama Madem bu yaratığı sorgulamak istiyoruz bunun için dönüşebileceği bir kişilik gerekiyor. | Open Subtitles | لكن إن كنّا نريد استجواب المخلوق، فسيحتاج إلى جسد ليتحوّل إليه. |
| Madem idrarı kahverengileştirecek her ihtimali eledik ya sadece kahverengi görünüyorsa? | Open Subtitles | إن كنّا استثنينا كلّ ما يجعل البولَ بنّياً فماذا لو كانَ "يبدو" بنّياً؟ |
| Ama eğer birbirimizle Mandarin Çincesi konuşuyor olsaydık, böyle bir lüksüm olmayacaktı. | TED | لكن إن كنّا نتحدّث معا باللّغة الصينية، لن يكون ذلك أمرا ممكنا. |
| Eğer büyücü olsaydık senin bizi çıkarmana ihtiyacımız olmazdı. | Open Subtitles | إن كنّا مشعوذات فلن نحتاج كفالتكِ حتى نخرج من هنا |
| Neden bize doğru yolda olup olmadığımızı söylemiyorsun? | Open Subtitles | لماذا لا تخبرنا إن كنّا متجهين في الطريق الصحيح؟ |
| Böyle içeri dalman... Bir işler karıştırıyor muyuz diye anlamaya çalışman... | Open Subtitles | تدخل إلى هنا، وتحاول أن تعرف ما إن كنّا نخطط على شيء. |
| Phoebe, beraber öğle yemeğine çıkabilir miyiz diye soracaktım. | Open Subtitles | فيبي، أتساءل إن كنّا نستطيع مقابلة بعضنا على الغداء |
| Madem durum bu Madem hepimizde Tanrı olma kapasitesi var o zaman kaderimiz böyledir. | Open Subtitles | إن كان الأمر كذلك... إن كنّا قادرين على أن نكون آلهة، فقدرنا أن نفعل ذلك. |
| Madem Self'i bulacağız, Skylla'yı nasıl elden çıkaracak? | Open Subtitles | إن كنّا سنظهر (سِلف)، فكيف تظنّه عزم على تنزيل (سيلا)؟ |
| Madem Self'i bulacağız, Skylla'yı nasıl elden çıkaracak? | Open Subtitles | إن كنّا سنظهر (سِلف)، فكيف تظنّه عزم على تنزيل (سيلا)؟ |
| İyi bir iş başarmışsınız derdim eğer 2004'te olsaydık. | Open Subtitles | حسناً فعلتي، و لكن إن كنّا في عام ألفين و أربعه. |
| Onları tutuklamış olsaydık tüm bu işin sonu açık mahkemede biterdi ve bu meseleyi gizli tutmak istediğimizi biliyorum. | Open Subtitles | إن كنّا سنعتقلهم فسينتهي الأمر برمته في محاكمة علنية و أتمنى أن نُبقي هذا الأمر سرّياً |
| Şüpheli olsaydık çoktan hapse atılırdık. | Open Subtitles | إن كنّا مشتبهين، ألم نكن لنكون محتجزين سلفا ؟ |
| Bizim yemek olup olmadığımıza karar vermeye çalışıyor. | Open Subtitles | إنّه يحاول أن يقرّر إن كنّا طعاماً أم لا. |
| Ve o beni öldürünce beraber olup olmamamızın bir farkı olur mu sence? | Open Subtitles | وإن فعل، هل بظنّك سيفرق إن كنّا معًا أو لم نكُن معًا؟ |
| Hep evrende yalnız olup olmadığımızı merak ederek büyüdük, ya da birgün dünyadışı bir türle karşılaşıp karşılaşmayacağımızı düşünerek. | Open Subtitles | لقد ترعرعنا جميعاً نتسائل إن كنّا بمفردنا في الكون... أو لو يوم ما قد نتواجه وجهاً لوجه مع مخلوق فضائي. |
| Bizler, senin değişmen için sana yeterince önem ifade ediyor muyuz, buna karar vermen gerekiyor. | Open Subtitles | عليك أن تقرّر إن كنّا نهمُك كثيراً لتتغيّر |
| Test değil, sadece birbirimizden hoşlanıyor muyuz diye bakıyoruz. | Open Subtitles | ليس هناك إختبار, نحن نرى فحسب إن كنّا معجبين ببعضنا البعض |
| Bir gün gerçek sahibini bulur muyuz bilmem ama bulamazsak sende kalabilir. | Open Subtitles | لذا ليس لدي فكرة إن كنّا سنعثر يوما على مالكه الحقيقي، لكن إن لم نعثر عليه، يمكنك الاحتفاظ به. |
| Annesinin plaka numarasını aldım. Adresini bulabilir miyiz diye bir bakmak istiyorum. | Open Subtitles | حصلتُ على رقم رخصة والدته، أريد منك أن تبحث عن بياناتها، لنرى إن كنّا نستطيع إيجاد عنوان. |