| Annem sana benzeyeyim diye zorla giydirdi bunu. | Open Subtitles | امي اجبرتني على ارتداء هذا، حتى ابدو مثلك اكثر. |
| Ona çaktılar ve Jacs bana zorla izletti. | Open Subtitles | فأغتصبوها و اجبرتني جاكس على المشاهدة |
| Manjula, lütfen. Annem beni zorla seninle evlendirmeye çalıştığında birbirimiz için yaratıldığımızı anlamıştım. | Open Subtitles | (مانجولا)، أرجوكِ، علمت أنه مقدر لنا العيش معاً منذ أن اجبرتني أمي بالزواج منك |
| Beni buna zorladı.O benim gibi bir kaybeden için tek yolun bu olduğunu söyledi.. | Open Subtitles | اجبرتني على فعل ذلك قالت بانها الطريقة الوحيدة لفاشل مثلي |
| Kapıyı açmanızı önlemek için beni size saldırmaya zorladı. | Open Subtitles | اجبرتني علي مهاجمتك لكي امنعك من فتح ذلك الباب. |
| "Annem, sırt desteğini giymem için beni zorladı ve bütün okul Alüminyum Canavar deyip durdu." | Open Subtitles | "والدتي اجبرتني على ارتداء مقوم الظهر مرة اخرى و كل المدرسة صاحت وحشة الالمنيوم"'!" |
| Sadece beni zorla götürdüklerinde. Tamam. | Open Subtitles | فقط المره التي اجبرتني بها |
| Bana zorla yaptırıyor. | Open Subtitles | لقد اجبرتني |
| Ben aldatmak istemedim Fakat kız beni zorladı | Open Subtitles | "لم أكن أقصد أن أخونها لكنها اجبرتني " |
| Sana yemin ederim, beni buna o zorladı! | Open Subtitles | اقسم بالله انها اجبرتني |
| - Beni zorladı. | Open Subtitles | هي اجبرتني على ان احضرها - |
| O beni zorladı! | Open Subtitles | ! اجبرتني على ذلك |