| bu kampanyanın o sezondan kısa bir süre sonra kapandığını bana söylediler. | Open Subtitles | و اخبرونى ان هذه الشركة قد اُغلقت بعد هذا الموسم بفترة قصيرة |
| Çocuklar bir iki cinayet işlediğimi söylediler. Bununla mı ilgili? | Open Subtitles | الشباب اخبرونى اننى ارتكب جريمتين, هل هناك شئ بخصوص ذلك ؟ |
| Duymam gereken bir şey olduğunu söylediler. | Open Subtitles | لقد اخبرونى ان هناك شيئا لابد من ان اسمعه |
| Hepimizi dertten ve vakitten kurtarıp yerini Söyleyin. | Open Subtitles | لقد اضعنا الكثير من الوقت لذا اخبرونى اين هو |
| Bana bunun CIA'in gizli bir kolu olduğu söylenmişti. | Open Subtitles | -6 والذى اخبرونى انه فرع خفى للمخابرات الامريكيه |
| 4400'leri durdurmak için gönderildiğim söylendi, ve yapmaya çalıştığım da buydu. | Open Subtitles | اخبرونى انى وجدت لايقاف ال 4400 وهذا ما حاولت ان افعله |
| Kızıl Şahinlerin karıştığı şiddet hakkında bir şey bilmediklerini söylemişlerdi ama biliyorlardı. | Open Subtitles | لقد اخبرونى انهم لا يعلمون أى شىء عن عنف الصقور الحمر، ولكنهم يعلمون |
| - Cellat olduğunuzu söylediler. - Doğru söylemişler arkadaş. | Open Subtitles | لقد اخبرونى بأنك الرجل الجلاد هذا صحيح ، ياصديقى. |
| - Onunla evlendim çünkü tutuklandıktan kısa bir süre sonra ...Dif şatosunda öldüğünü söylediler | Open Subtitles | انا تزوجته لانهم اخبرونى انك مت فى قلعه ديف بعد اعتقالك بفتره قصيره |
| Bundan sonraki hayatımı topal olarak geçireceğimi zaten söylediler. | Open Subtitles | لقد اخبرونى انى سوف اكون اعرج ما تبقى لى من عمر |
| Bana Rusya'da antrenman yapabileceğimi söylediler. | Open Subtitles | لقد اخبرونى انهم ذاهبون فدعيني اذهب الى روسيا |
| Dinle,arkadaşlarım bana "Bu Merhametsiz Dövüş Şeyi" hakkında birşeyler söylediler. | Open Subtitles | اسمع اصدقائى اخبرونى معلومات قليلة حول ذلك القتال المتناهى |
| - Bende de ondan var. Tedavisi yok. Fazla zamanım olmadığını söylediler. | Open Subtitles | انا لدى ذلك الورم و لقد اخبرونى انى ليس لدى الكثير من الوقت |
| - Bende de ondan var. Tedavisi yok. Fazla zamanım olmadığını söylediler. | Open Subtitles | انا لدى ذلك الورم و لقد اخبرونى انى ليس لدى الكثير من الوقت |
| Hey, MARCO. Bana burada olduğunu söylediler, TOM. | Open Subtitles | اهلا ماركو لقد اخبرونى انك هنا بالاسفل ,توم |
| Otunu gözümüze sokacaktı. Sonra gelip kredi kartımın işe yaramadığını söylediler. Nakit para istediler. | Open Subtitles | انها كانت تدخن ثم اخبرونى ان كارت الائتمان الخاص بى لم يعد ذى قيمه |
| Bana ejderha fatihinin kim olduğunu Söyleyin ve hepiniz gitmekte özgürsünüz. | Open Subtitles | اخبرونى من يكون قاهر التنانين و سوف تذهبون احرار |
| Söyleyin, cadılarla ne yaparsınız? | Open Subtitles | اخبرونى ، ماذا نفعل مع الساحرات ؟ |
| Bana bunun CIA'in gizli bir kolu olduğu söylenmişti. | Open Subtitles | -6 والذى اخبرونى انه فرع خفى للمخابرات الامريكية |
| Bu geminin oldukça hızlı olduğu söylenmişti. | Open Subtitles | لقد اخبرونى ان هذه السفينة سريعة |
| Adamlarımı içeri sokmam söylendi, ve yapacağım da bu. | Open Subtitles | لقد اخبرونى ان ارسل رجالى وهذا ما سوف افعله |
| Biriyle buluşmam gerekiyordu. Araba göndereceklerini söylemişlerdi. | Open Subtitles | ينبغى ان يقابلنى شخص ما لقد اخبرونى انهم ارسلو سيارة لملاقاتى |