| Evet, bombacıların hesaplarına sızdım ve önceden hazırlanmış tweetlerini buldum. | Open Subtitles | حسناً ، لقد اخترقت حسابات الرجلان ووجدت تغريداتهم المُعدة مُسبقاً |
| Evindeki bilgisayarı hackledim. | Open Subtitles | لسنا متيقنين من ذلك لقد اخترقت حاسوبها البيتي |
| Yasadışı bir botnet sistemine girdim ve onun çalışmasını şifreyi çözmeye yönlendirdim. | Open Subtitles | اخترقت بوت غير شرعى و حولتة لاستخدام طاقة الكمبيوتر نفسة لكسر الشفرة |
| Gizli Servis'i mi hackledin? | Open Subtitles | انت اخترقت قاعدة بيانات الخدمة السرية ؟ |
| Büyük bir atardamara geldiğini sanmıyorum. Bağırsağı delmiş olabilir. | Open Subtitles | لا أظتن أن الطلقة اصابت الشريان، ربما اخترقت الأمعاء |
| İğne kürek kemiğinin altından saplanmış. Omuriliği besleyen damarlara girmiş. | Open Subtitles | الضحية، الإبرة دخلت تحت العظم اخترقت العمود الفقري والشبكة |
| Ben senden zaten bir adım öndeyim. Zaten güvenlik sistemini kırdım. | Open Subtitles | أوه،انا بالفعل متقدم خطوة واحدة عنك انا بالفعل اخترقت نظام الامن |
| Karlenko'nun bilgisayarına sızdım. Sen ve o Mozambik'teydiniz ha? | Open Subtitles | لقد اخترقت جهاز كارلنكو و وجدت أنك كنت معه في موزمبيق ؟ |
| Mermaiden'ın sitesine sızdım ve sunucularından mağazalara ürünlerinin hatalı olduğunu içeren e-postalar gönderdim. - Bu onu yavaşlatacaktır. | Open Subtitles | اخترقت نظام شركة الحوريّة وبعثت منه رسائل للمحال بأنّ المُنتج فاسد. |
| Bu kameraların bağlı olduğu sunucuyu hackledim ve az önceki sürüş görüntülerimizi döngü halinde yükledim. | Open Subtitles | لقد اخترقت المُلقن المتصل بهذه الكاميرات ووضعت لنا مقطع ونحن نقود |
| Tatile giden ve evde kalan insanlara bakmak için havayolu şirketlerini hackledim. | Open Subtitles | اخترقت شركات طيران، ألقيت نظرة على الأشخاص الذاهبين في عطلة سنبقى في بيوتهم. لن يعرفوا أبدًا |
| Baksana. Silahlı Kuvvetler sitesine girdim. | Open Subtitles | ألقي نظرة، فقد اخترقت حاسوب وزارة الدفاع |
| Otelin güvenlik hattına girdim. | Open Subtitles | لقد اخترقت جهاز الأمن الرئيسي الخاص بالفندق |
| - E-mailimi mi hackledin? | Open Subtitles | هل اخترقت بريدي الالكتروني |
| Bilgisayarını sen hackledin. | Open Subtitles | لقد اخترقت حاسوبها |
| Pankreası delip karaciğeri ıskalamış, beşinci kaburgadan sekerek yumuşak dokuda ilerleyip mideyi delmiş. | Open Subtitles | اخترقت البنكرياس لم تصب الكبد ، وحادت الضلع الخامس للقفص الصدري واخترقت الانسـجة الحية |
| Kurşun kaburganın altından girmiş, soldan sağa doğru ilerlemiş. | Open Subtitles | الرصاصة اخترقت اسـفل القفص الصدري من اليسـار الى اليمين |
| Brennen'ın cep telefonunu kırdım. Sana her şeyi e-posta attım. | Open Subtitles | انا فقط اخترقت جهاز برينن وارسلت لك كل شيء |
| insani hakları ihlal edilmiş yoksul insanlara… kaybettikleri saygınlıklarını geri verebilir miyiz? Bu sadece insanlara kaybettikleri… …saygınlığın geri verilmesiyle başlar. Şimdilerde, | TED | الناس الفقراء الناس الذين اخترقت حقوقهم البشرية إن أساس الموضوع هو خسارة الكرامة هو نقص الكرامة |
| Starkwood Beyaz Saray'a bile sızdı. | Open Subtitles | -لقد اخترقت "ستاركوود" "البيت الأبيض " |
| Patlamanın açığa çıkardığı ısı, asitle birleşince kıyafetlerini yakarak geçip cildini haşlamış. | Open Subtitles | الحرارة الناجمة من الإنفجار مُجتمعة مع الحامض قد اخترقت ثيابه وحرقت جلده. |
| Gizli görevdeydin ve Aum Shinrikyo terör örgütüne sızdın. | Open Subtitles | لقد ذهبت سرياً "و اخترقت خليه ارهاب " اوم شينريكيو |
| Bir uyduya sızıp onu termagrofik görüntüleme yapmaya görevlendirdim. | Open Subtitles | اعتبارًا بمشاكلنا الأخرى فهذه الأجدر بالذكر. اخترقت القمر الاصطناعيّ وطلبت تصويرًا حراريًّا |
| Mermi ortak duvarınızdan geçerek depoya girdi. Mermi yolunun bu olduğuna dair adli delillere ihtiyacımız var. | Open Subtitles | الطلقة اخترقت الجدار وبقت في طريقها الى مستودعك يجب علينا تتبع مسارها في مستودعك |
| Metal makine doğruluyor. Örümcek makinalar Platform Bir'in tamamına sızmış durumda. | Open Subtitles | الجهاز يؤكد أن تلك الآلات العنكبوتية قد اخترقت المحطة بالكامل |
| Onlardan biri bu makineleri hacklemiş olabilir mi? | Open Subtitles | واحد منهم ربما تكون قد اخترقت هذه الآلات؟ |