| Zaten diyorsun. O zaman bana Linda demeye devam et. | Open Subtitles | أوه ، لقد فعلت مسبقاً إذاً استمر في مناداتي ليندا |
| Bebeğim çok mutlu görünüyor. Ne yapıyorsan aynen devam et. | Open Subtitles | ابنتي تبدو سعيدة جدًا، لذا استمر في فعل ما تفعله. |
| Bana bakma, yürümeye devam et, telefonunu çıkart ve konuşuyormuş gibi yap. | Open Subtitles | لا تنظر إليّ، استمر في المشي اسحب هاتفك وتظاهر بأنك تجري محادثة |
| Konuşmaya devam edin ki tüm sorunlarımız sadece aklımızdaymış gibi davranalım. | Open Subtitles | استمر في التكلم من فضلك كي نتظاهر بأن مشاكلنا ليست برأسنا |
| Bu sıradan bir hikaye değildir-- kurtuluştan sonra 70 lere kadar sahte evrak hazırlamaya devam etti. | TED | انها ليست قصة مبتذلة .. بعد التحرير استمر في عمله في التزوير حتى ال70 من عمره |
| Phil, şu şey gidene kadar merhemi kullanmaya devam et. | Open Subtitles | فيل ، استمر في استخدام المرهم حتى يزول هذا الشيء |
| Sen beni dinlemeye devam et ve cömert bir günümde burayı sana hediye edeyim. | Open Subtitles | استمر في استماعك لي، ويوما ما كرمي الجامح سوف ينفجر ربما حتى احعلك رئيسا لهذا المكان |
| Konuşmaya devam et, tüm söylediklerini duyabiliyorum. | Open Subtitles | فقط استمر في الكلام أستطيع أن أسمع كل كلمة تقولها |
| Ateş etmeye devam et. Yaklaşmaya çalışacağız. | Open Subtitles | استمر في اطلاق النار ، نحن سنحاول الاقتراب اكثر |
| Beslemeye devam et, her şey yoluna girecek. | Open Subtitles | استمر في اطعامه و سيكون كل شيئ علي ما يرام |
| Şaşırmış gibi görünmeye devam et ve yavaş yavaş pastaya doğru yürü. | Open Subtitles | استمر في إظهار مشاعر الصدمة وتحرك ببطء في اتجاه الكعكة |
| Kapıları göndermeye devam et. | Open Subtitles | استمر في جلب الأبواب يا شارلي، أنا في أحسن حال اليوم |
| - Bastırmaya devam et. - Her zaman, bebeğim. | Open Subtitles | استمر في الضغط عليها دائماً أفعل يا حلوتي |
| Ilk defa Haklisiniz. Bu sekilde devam et. | Open Subtitles | كنت محقاً المرة الأولى استمر في العمل الجيّد |
| - Görünüm için, kolundan tutacağım. -Yürümeye devam et. | Open Subtitles | للتظاهر فقط سوف امسك ذراعك فقط استمر في المشي |
| Düz gitmeye devam et. Hızını sabit tut. | Open Subtitles | استمر في القيادة بشكل مستقيم, حافظ على اعتدال سرعتك. |
| Yeni fikirler bulmaya devam edin, ta ki bir ya da iki tanesini seçene kadar. | TED | استمر في إنتاج أفكار أخرى، حتى تختار واحدة أو اثنتين للعمل عليها. |
| Manga başı sensin. Görevi devral, devriyeye devam edin. | Open Subtitles | تَوَلََّى أنت قيادة المجموعة و استمر في مهمة الاستطلاع |
| Bu program sadece beş yıl öncesine kadar gittikçe daha da gelişmiş bilgisayarlarda bir şekilde evrimleşmeye ve çalışmaya devam etti. | TED | وقد استمر في التطور بصورة او عدة صور على حواسيب متطورة كل حين وآخر حتى قبل خمس سنوات مضت |
| Evlat, böyle gitmeye devam edersen başına büyük sorunlar açacaksın. | Open Subtitles | يا بني، استمر في ما انت فاعله و ستواجه مشاكل |
| Kendime sürekli, aşırı hassas olduğumu söyleyip duruyorum ve bu sanırım işe yaramaya başladı. | Open Subtitles | استمر في القول في نفسي انه من المحتمل ان كون حساس اكثر من اللازم، تعلمون وبدأ هذا يجدي معي |
| Ben de inanıp duruyorum. Belki sorun bendedir. | Open Subtitles | و استمر في الأقتناع كذلك و ربما هناك شيء خاطيء بي |