| Ama geceleri ön kapıya üç kilit vurduğunu biliyorsun. | Open Subtitles | هي سلسلة اقفال ثلاثية على الباب الأمامي في الليل |
| Kapılarla pencerelere birer tane daha kilit taktım. | Open Subtitles | الان , انا قد وضعت اقفال اضافية على الابواب والنوافذ |
| Kapılara elektronik kilitler koydular. Sizin gibi gerzekler buraya nasıl girebiliyor? | Open Subtitles | كيف دخلتم حتى الى هنا ايها البلهاء فلديهم اقفال الكيترونية على الأبواب ؟ |
| Artık lazerli sistemle Kilitleri açıyorlar kim ne yapsın beni? | Open Subtitles | لديهم اقفال موجهه بالليزر الان من سوف يحتاج لي ؟ |
| Ama her yerde çocuk kilidi vardı. | Open Subtitles | لكنها لديها اقفال واقية للأطفال بكل مكان |
| Sonik bölge devrede. Sonik bölge devrede. | Open Subtitles | سيتم اقفال خط الموت سيتم اقفال خط الموت |
| Ve burada, işte, piknik alanımızı kapatmak hıyarca bir hareketti. | Open Subtitles | ,وأنت في العمل اقفال ساحة الاستجمام كانت حركة غبية |
| Özgür olmaya çalışan bir kız öğrenci birliğini kapatamam. | Open Subtitles | لا يمكنني اقفال اخوية فتيات تسعى لتصبح مستقلة |
| Kapında yeterince kilit var mı? | Open Subtitles | هل تعتقدين ان لديكِ اقفال كافية على الباب ؟ |
| Şüpheli bir çilingir. kilit ve-- | Open Subtitles | المجرم هو صانع اقفال أحتاج لجميع ملفات الموظفين |
| İşte siparişleriniz tırnaklar-boyutları- 0.5, 1, 1,5, testere bıçakları, küçük asma kilitler, ve bir kutuda büyük asma kilit. | Open Subtitles | هذه طلبيتك مسامير باحجام مختلفه وذات النقطه و واحد و واحد و نص شفرات منشار و اقفال صغيره |
| Kapımda altı kilit var. | Open Subtitles | وأن يحصل على قطع من لي، ماذا لدي بعد؟ لديه 6 اقفال على بابي. |
| Jeremy Lopez, bir kilit ustasının oğlu. | Open Subtitles | حتى فرض رئيسه عليه التقاعد المبكر جيريمي لوبيز ابن صانع اقفال |
| Bilirsiniz şifreler ya da kilitler adminler kontrol edebilsinler diye vardır. | Open Subtitles | كما تعرف .. اقفال ومفاتيح للادرايين للسيطرة عليهم |
| Sedir dolap, gizli kilitler hindi poşetleri, yemek kapları. | Open Subtitles | خزنة من خشب الارز ، اقفال خفية.. الاكياس الخاصة ، هذه هي الأمور التي عليك معرفتها |
| Burası kapıları ve Kilitleri olmayan bir ev, yani istediğiniz zaman gidebilirsiniz. | Open Subtitles | ليس هناك ابواب ولا اقفال في هذا المنزل لذا لك المغادرة متى تريد |
| Ben de o zamana kadar Kilitleri değiştiririm. | Open Subtitles | سوف اغير اقفال الابواب قبل ان تعود. |
| Ben de kilidi olmayan Xanax fabrikasının yanında oturmak istiyorum ama olmuyor işte. | Open Subtitles | نعم .. و انا اريد ان اكون بقرب مصنع Xanax من دون اقفال لن يحدث هذا |
| Bir çeşit güvenlik kilidi olmalı. | Open Subtitles | يجب ان يكون نوع ما من اقفال الامان |
| Sonik bölge devrede. Sonik bölge devrede. | Open Subtitles | سيتم اقفال خط الموت سيتم اقفال خط الموت |
| Alarm verecek bir durum olursa, yanlış alarm bile olsa yetkililerin yapacağı ilk şey bütün iletişimi kesmek radyo frekanslarını karıştırmak cep telefonu istasyonlarını kapatmak olur. | Open Subtitles | اذا كان هنالك اي علامه تنبيه حتى وان كان انذار خاطء اول شيء تفعله السلطات وهي اقفال جميع الاتصالات |
| Ağzımı kapatamam, çünkü burnum tıkalı. | Open Subtitles | لا يمكن اقفال فمى لان أنفى مسدود |