| 17.000 sayfalik essiz kod kök dizinimi olusturuyor ve bilinç veriyor. | Open Subtitles | 17.000 صفحة من الأكواد المميزة التي تكون دليلي الرئيسي وتتضمن الوعي |
| Modern bir cep telefonunun 12 milyon kod satırı vardır. | TED | هاتف محمول حديث به 12 مليون سطر من الأكواد |
| Para merkezinin planı, güvenlik protokolleri ve ve binaya tüm giriş Kodları. | Open Subtitles | المخططات لمركز العملات .. وبروتوكولات الأمن و كل الأكواد للدخول إلى المبنى |
| Tüm Kodları değiştirdik. Tüm yapabileceğimiz bu kadar. | Open Subtitles | لقد قمنا بتغيير كل الأكواد لدينا هذا كل ما نستطيع القيام به |
| Bu gemiye gitmek için tek yol ve kodu deşifre etmek için en çok şansa sahip kişi benim. | Open Subtitles | بسبب أنها الطريقة الوحيدة , إلى السفينة ولدي الفرصة الأفضل , لفك الأكواد ورموز القدماء |
| Şayet bize yardım etmeye karar verirseniz, bu kodlar önümüzdeki 48 saat boyunca geçerli olacaktır. | Open Subtitles | إذا أردتي مساعدتنا هذه الأكواد صالحة لليومين المقبلين |
| Aygıt yazılımında oraya ait olmayan bir kod parçası var. | Open Subtitles | هناك نوع ما من الأكواد لاينتمي للبرنامج الدائم |
| On binlerce satır kod yazması gerekiyordu. | Open Subtitles | وكان عليه أن يكتب آلاف السطور من الأكواد |
| 36 saatlik kod maratonundaydı. Birkaç saat kestirmeye gitti. | Open Subtitles | كان يكتب الأكواد لـ 36 ساعة لذا أخذ غفوة لمدة بضع ساعات |
| Her rakamı, her kod satırını, yaratmadan önce görmüştüm. | Open Subtitles | رأيتُ كلّ رقمٍ، وكلّ سطر من الأكواد حينما ابتكرتُه. |
| Sorun ise sanırım bir tür kod kullanıyor. | Open Subtitles | المشكلة هي، أن قائمة العملاء بنوعٍ من الأكواد |
| Ben de kod'daki notlar karşılığında telif ücreti ödemeyi teklif ettim. | Open Subtitles | فعرضت عليه دفعةً مناسبة مقابل شفرات الأكواد |
| Kodları o yazıyordu. Ben uygulamalar için fikir üretiyordum. | Open Subtitles | هي تكتب الأكواد وأنا أضع أفكار التطبيقات |
| Şimdi yüzeyi ısıtıp, Kodları alacağız ve parayı transfer edeceğiz. | Open Subtitles | الآن نسخن السطح ونقرأ الأكواد ونحول النقود |
| Tamam, Kodları tam zamanında girmeliyim.Sen rahatça otur. | Open Subtitles | حسناً سوف أقوم بإدخال الأكواد, انتظر |
| Binlerce kez o kodu hatalı girmişliğin var. | Open Subtitles | . لقد قمت باستعمال تلك الأكواد آلاف المرات |
| Doğru kodu henüz bulamadım ama denemeyle... | Open Subtitles | لم أضع الأكواد بشكل صحيحولكنمع التدريب.. |
| Harf tekrarı olmayan çok sayıda şifre kodu vardır. | Open Subtitles | اترى, الكثير من الأكواد تستخدم الشيفرات التي لا تكرر الأحرف, "شيلبورن" |
| Bütün bu kodlar ve birleşen dosyalar zaman kaybı yaşanması için yerleştirilmiş. | Open Subtitles | جميع هذه الأكواد والملفات المتداخله تم زرعها هناك كمضيعه للوقت |
| İçeriye girmelerinden sonra kodlar üstün bir hacker tarafından kırılmış. | Open Subtitles | حالما ولجوا إلى الداخل الخزينة ذات الأكواد المتغيرة. تم إختراقها بواسطه مخترق محترف. |
| 1 5 saatlik falan Kodlama gerekiyor. Yani yarın akşam meşgulüm. | Open Subtitles | ستستغرق قرابة 15 ساعة من كتابة الأكواد سأكون مشغولاً غداً ليلاً |
| Genelde, bütün gün ikili kodlara bakıyor oluyorum çünkü. | Open Subtitles | ولكنّي عادةً أكون أتعامل مع الأكواد البرمجيّه طوال اليوم. |