| zafer bizim olduktan sonra, ama, gerçek zafer barışın olacak. | Open Subtitles | بعد أن رأيت مجد الإنتصار إن مجد السلام يعرف نفسه |
| Ama bu sizin zaferiniz. Bu zafer svincine Firavun'da katılacak. | Open Subtitles | و لكن هذه ساعة انتصارك سوف يبتهج فرعون لهذا الإنتصار |
| Ama bu zafer dilden dile dolaşacak ve ilham verecek. | Open Subtitles | حتى بوجود السيوف. لكن خبر هذا الإنتصار سينتشر وستلمُ الناس |
| O, yüzlerdeki kederi mutluluğa çeviriyor, savaşta zaferi kazandırıyor, ve ölüleri diriltiyor. | Open Subtitles | إنـها تعطي السعادة في وجه المصيبة الإنتصار في الـمعـركـة و إحـياء الميت |
| Bir avuç dolusu Gaulish köylüsüne karşı alınan zaferin... askeri başarı olarak adlandırılması çok zor. | Open Subtitles | ,الإنتصار علي هؤلاء الحشرات فلاحي جولش يعد من الإمتيازات العسكرية الصعبة0 |
| Keşke sizin inandığınız gibi zafere inanabilseydim ama inanmıyorum. | Open Subtitles | أتمنى لو أني قادر على أن أرى بوادر الإنتصار كما تراه أنت، و لكن لا يمكنني. |
| Başkalarının kaybettiği savaşı kazanmak için yaşayan saf bir savaş makinası. | Open Subtitles | مجرد آله قتال رغبته الوحيدة هي الإنتصار في حرب قد يخسرها الآخرون. |
| zafer anlarında daima Tanrılara seslenirim. | Open Subtitles | انا دائما أخاطب السماء في لحظات الإنتصار |
| Toptan zafer. Ya da suda ölür kalırız. | Open Subtitles | أما الإنتصار الساحق أو جميعنا نموت غرقاً بالماء |
| Ama hususi zafer Stalin'e aitti. | Open Subtitles | ولكن فرحة الإنتصار تميّز بها ستالين خصوصا |
| sorunlardan kaçmak yerine onları... bizi güçlendiren meydan okumalar olarak karşılamalıyız... ki gelecekte zafer bizim olsun. | Open Subtitles | بل نرحب بها التحديات لإنها ستقوينا لكي يمكننا الإنتصار بالمستقبل |
| Müzikal zafer ve balo mükemmeliyetine çok yakınız. | Open Subtitles | ارجوكِ , ارجوكِ نحنُ قريبون من الإنتصار الموسيقي والحفلة الأعظم |
| Askerleri başkentten kaçarken zafer ilan etmekte. Ve sarayı harabeye dönmüş durumda. | Open Subtitles | إنه يدعي الإنتصار بينما جنوده محتجزون في قصره |
| Ona karşı zafer kazanırsan adın her Romalının ağzında olur. | Open Subtitles | إنَّ الإنتصار عليه سيجعلك على لسان كل روماني |
| Sadist babasına karşı tek zafer. | Open Subtitles | إنه الإنتصار الوحيد الذي يمكنه تحقيقه على حساب والده السادي |
| Sen, Roma adına, mutlu bir zafer kazandın ama oğluna gelince inan ki inan ki çok, tehlikeli işler açtın onun başına. | Open Subtitles | أنتِ لقد حصلت على الإنتصار لروما إبنك المخلص ، صدقى هذا ، صدقيه |
| Asla zaferi tatmamalı, sadece kendi kanının bakırımsı tadını alacak. | Open Subtitles | لا يجب أن يتذوق الإنتصار بل المذاق النحاسي لدماءه فقط |
| zaferin gölgesinde. | Open Subtitles | مفسحين لي طريق الإنتصار وأقابل صاحبي في منصة التتويج |
| Ve inanmadığı halde zafere inandığını söyleyen çevrenizdeki domuzlardan biri olmayı da reddediyorum. | Open Subtitles | وأنا أرفض الانضمام إلى الخنازير من حولك الذين لا يزالون يعتقدون بقدرتهم على الإنتصار. في حين أنهم غير قادرين على ذلك. |
| Baskalarinin kaybettigi savasi kazanmak için yasayan saf bir savas makinasi. | Open Subtitles | مجرد آله قتال رغبته الوحيدة هي الإنتصار في حرب قد يخسرها الآخرون. |
| Bu zaferden kendime bir pay çıkarmalı mıyım pek emin değilim. | Open Subtitles | لست متأكدا ما إذا كان علي أخذ الفضل في هذا الإنتصار. |
| Tabutla dönmüş olsaydım gülecek miydin ki zaferle döndüğümde böyle ağlıyorsun? | Open Subtitles | هل كان هذا بدافع الحب أم أنكِ متحمسة بسبب الإنتصار ؟ |
| Kara delik temelde, kütleçekimin kütleye karşı kazandığı zaferdir. | Open Subtitles | فالثقب الأسود ببساطه هو الإنتصار النهائي للجاذبية على الكتلة |
| kazanma ihtimaliyle öyle sarhoş olmuş ki... bu iş için zorunlu olan bir şeyi unutmuş. | Open Subtitles | وتأخذه روعة الإنتصار. لدرجة أنه نسي أمراً هاماً في إجراءات اليوم. |
| Herhangi bir tarafın kazanması için hepimizin ödeyeceği bedel yüzünden endişeliyim. | Open Subtitles | إنني قلق من الثمن الذي سندفعه من كلا الجانبين بغية الإنتصار |
| Dünya Bankası'nın son verilerine göre, sıtmadan kaynaklanan ölümlerin %27 azalmasıyla sıtmaya karşı sürdürülen savaş kazanılıyor. | TED | وتم الإنتصار في معركة الملاريا، بمعدل انخفاض في نسبة الوفيات بمقدار 27 بالمئة، طبقاً لآخر مصادر بنك المعلومات الدولي |