| kiralık kasama bir şey koymak için gelmiştim. | Open Subtitles | أنا أريد فقط وضع شيء. في صندوق الإيداع الأمن |
| Soyguncuların ne çaldıklarını belirlemek mümkün olamadı... çünkü kiralık kasaları soydular. | Open Subtitles | . ومن المستحيل تحديد ما أخذه اللصوص لأن المواد التى سرقت أخذت. من صناديق الإيداع الآمنة |
| kiralık kasadaki eşyalarımın geri kalanı nerede? Efendim? | Open Subtitles | أين بقيّة أشياءى التى كانتفى صندوق الإيداع الآمن؟ نعم؟ |
| Evet, depozito için geç kaldım ama işten sonra oraya gelsem hala kabul etme şansızın olur mu? | Open Subtitles | أجل، أعرف أني تأخرت في الإيداع لكن إذا جئت إليك بعد العمل هل هناك أي فرصة أن تقبلها؟ |
| Evet, 70'li yıllardaki emanet kasaları... | Open Subtitles | أجل، شركة صناديق الإيداع في آواخر السبعينات |
| Kaybolmasından kısa bir süre sonra da bu mevduat çıktı ortaya. | Open Subtitles | وثم هذا الإيداع يبين الأمر. القريب من إختفائه. |
| Paramı kiralık bir kasaya koydum ama bu adamlar, bankanın önünde yüzümü görmek için oturuyorlardır. | Open Subtitles | وضعت النقود في صندوق الإيداع لكن ربما يكون هذان الرجلان في انتظاري أمام البنك |
| Gördüğün gibi birçok kiralık kasamız var. | Open Subtitles | وكما ترين، لدينا الكثير من صناديق الإيداع وكثير منها فتّشتها بنفسي |
| Çoğu kiralık kasa anahtarı, sayısal olarak kodlanır. | Open Subtitles | أغلب مفاتيح صناديق الإيداع تؤمَّن برمز رقمي |
| Yaptıysa, neden silahı kiralık kasaya koysun ki? | Open Subtitles | إذا فعلت ذلك، لماذا وضعت السلاح بصندوق الإيداع ؟ |
| kiralık kasalar ve offshore hesapları kolaylıkla takip edilebilir yani bir işe yaramaz, dedim. | Open Subtitles | لقد أخبرته بأنّ صناديق الإيداع و الحسابات الخارجية يمكن تتبعها بسهولة لذا ليست هناك فائدة مرجوة منها |
| Polis banka müdürüyle konuşmuştur ve adam kiralık kasaları çalan şüpheli hakkında bir şey biliyor olabilir. | Open Subtitles | من المؤكد أنّ الشرطة قد تحدثت مع مدير المصرف الذي تتعامل معه لذلك قد يعرف شيئاً .. عن المشتبه به في سرقة صناديق الإيداع |
| Ingle, ona kiralık kasalarla ilgili bilgi verir misin? | Open Subtitles | أعطيه استمارة صناديق الإيداع الآمنة |
| Elinde bir matkap vardı, kiralık kasaları delerek açıyordu | Open Subtitles | كانعندهaمثقابوهوكانينكسر إفتح صناديق الإيداع. |
| Ve bu da eylülde çekilen depozito. | Open Subtitles | وهذه قسيمة الإيداع من شهر سبتمبر. |
| Evet, depozito. | Open Subtitles | أوه، نعم، الإيداع. |
| Bu yüzden depozito ödemesi zor olur. | Open Subtitles | دفع الإيداع سيكون صعباً |
| Ama gene de Bay Merrick, dürüst olmak gerekirse Doğu'daki son gelişmelere bakılınca mudilerin paralarını bankaya emanet etmeden önce durup düşünmeleri gerekmiyor mu? | Open Subtitles | وحتى الآن وبصراحة شهادة الأحداث الماضية في الشرق لن توقف الإيداع والنظر |
| Sonra hatırladım.Kasa dairesinde altı tane fazladan büyük emanet kasaları vardı. | Open Subtitles | ثمّ أنا rembered. هناك ستّة إضافي يحصر الإيداع الكبير ذلك المدفن. |
| Pardon, mevduat formlarının ne tarafta olduğunu söyleyebilir misiniz acaba? | Open Subtitles | عذراً. هلا أخبرتني أين قسائم الإيداع من فضلك؟ |
| "Samnang'ı Getir Operasyonu" hesabına yatan 25 bin dolar. | Open Subtitles | حسناً، هذه الـ 25000 الإيداع الكامل لعملية الحصول على سام يانغ |
| Şimdi otelin depozitosu boşa gidecek. | Open Subtitles | والآن يجـــب أن آكل وأدفـــع الإيداع للفـــندق |