| Yaklaşık bir yıl önce, ilk fotoğraflarımı yayınladım ve olağanüstü heyecan verici bir şey oldu. | TED | قبل سنة مضت نشرت اول صوري حدث أمر بغاية الاثارة |
| Belki bunun sadece heyecan için yapılan , memnun edici bir dünyanın en büyük numarası olduğunu düşünebiliesiniz. | TED | الان يمكنكم ان تظنوا انني اسعى وارء الاثارة فحسب او انني اريد لقب القفزة الاكثر ارتفاعاً |
| Sanırım bu sana bir heyecan veriyor. Küçük kirli bir heyecan. Sanırım beni kendi özel kirli kartpostalın olarak görüyorsun. | Open Subtitles | أفترض بأن هذا يمنحك الاثارة , اثارة قذرة و صغيرة أفترض أيضاً بأنك تراني ملكا لك |
| Ne zaman ateş etmeye başlarlarsa, o zaman heyecanı görürsün | Open Subtitles | عندما يبدأون بإطلاق النار ، ستكون تلك هي الاثارة |
| "Bir adam burada nerelerde hareket bulur? | Open Subtitles | كان احد الرجال يشرب ، فسألني أين يمكن للرجل أن يجد الاثارة ؟ |
| Ted, bak, bak, Ted, İkinci en seksi nedime! | Open Subtitles | تيد انظر انظر تيد .. ثاني اكثر وصيفه في الاثارة |
| Ben, ah... tüm bu heyecana hazırlıklı değildim. | Open Subtitles | انا لم أكن مستعدا لكل هذه الاثارة |
| Beni çok tahrik ediyor. | Open Subtitles | انا وصلت لقمة الاثارة |
| İlerde bizi nelerin beklediği konusunda ben ve adamlarımın aynı heyecan ve beklenti içinde olduğumuza inanıyorum.. | Open Subtitles | اعتقد بأنني والرجال نتشارك في احساس الاثارة وتوقع ما سيأتي |
| İşin heyecanı mı? Yani, bu geceyi heyecan verici bulmadın mı? | Open Subtitles | الاثارة منها ، اعنى ماوجدته الليلة كان مثيرا |
| İşin heyecanı mı? Sence de bu gece heyecan verici değil miydi? | Open Subtitles | الاثارة منها ، اعنى ماوجدته الليلة كان مثيرا |
| Treadwell in duyduğu heyecan, onun çocuklarla, hemen bağ kurmasını sağladı.. | Open Subtitles | الاثارة التي شعر بها تريدويل قربته تلقائيا من الاطفال |
| -Heyecanlı mı bari, heyecan verici bir şeyler oldu mu? | Open Subtitles | االأمر مثير، أتحصلين علي قدر كبير من الاثارة ؟ |
| heyecan yaşamak için bir deri bir kemik, Amazon'lara gitmek zorundayım. | Open Subtitles | كان عليّ أن أذهب إلى الأمازون كي أجد بعض الاثارة |
| Zaten biraz hareket iyi gelecek. | Open Subtitles | بالإضافة إلى أنني يمكن أن أستعين ببعض الاثارة على أية حال |
| Elbisen seksi olsun istiyorsan, yakası Lisa'nınki kadar açık olmalı. | Open Subtitles | اذا كنت ترغبين بالتحدث عن الاثارة عليك ان تري فستان ليزا ذو الفتحة الواسعة |
| Biraz heyecana ihtiyaçları vardı bence. | Open Subtitles | -لا أدري . من شأن بعض الاثارة أن تفيد الجمهور. |
| Profesör O'Blivion erotik ve siddet içeren TV şovları, duyarsızlığa gayri insaniliğe mi yol açıyor? | Open Subtitles | بروفيسور هل تعتقد ان عروض الاثارة والعنف التليفزيونية تؤدي الي الهبوط والتدني للمشاعر الانسانية؟ |
| Eğer amacımız hangi pozisyonda optimum klitoral Uyarılma olduğunu belirlemekse 1 ile 10 arasından ben misyonere, 4 veririm. | Open Subtitles | اذا كان هدفنا تحديد اي وضعية تمنح الاثارة المثلى للبظر على مقياس من 1 الى 10 سأعطي الوضعية التبشيرية 4 |
| Tüm bu heyecandan dolayı biraz yoruldum. | Open Subtitles | تعلمى , أنا فقط لقد أنتهيت للتو من كل هذه الاثارة |