| Oculus sadece Yüksek Konseyin emrine amade en büyük sırrıyla birlikte. | Open Subtitles | لا يعلم بوجود التبصر سوى المجلس الأعلى بما يشمل سره الأعظم |
| Oculus sadece zamanı görmemizi sağlamıyor istediğimiz gibi şekillendirmemize de yarıyor. | Open Subtitles | التبصر لا يهبنا نافذة للزمن فقط، بل والقدرة على تشكيله بما نراه مناسباً |
| Eğer bizi kontrol etmek için şu Oculus denen şeyi kullanıyorlarsa o zaman onu yok etmeliyiz. | Open Subtitles | إن كان حرم التبصر هو ما يستخدمونه للتحكم فينا فإذن علينا تدميره |
| Captain, Başlangıç Noktasının yanındaki Oculus Kaynağı'na ulaştık. | Open Subtitles | أيها الكابتن، وصلنا إلى ينابيع حرم التبصر على الجانب الآخر من نقطة التلاشي |
| Şimdi yeteneklerin spritüel sezgi düzeyine erişti. | Open Subtitles | مهاراتك الآن اصبحت على التبصر الروحي |
| Benim için ne yapmanızı beklediğimi bilmiyorum ama bir çeşit sezgi yeteneğiniz varmış gibi. | Open Subtitles | أجل، لست متيقنة مما تستطيعين{\pos(190,240)} فعله لأجلي، ولكن{\pos(190,240)}... يبدو لي أنكِ تمتلكين نوعاً من التبصر{\pos(190,240)}... |
| İyi iş çıkardın. Destek ekipleri gelmeden Oculus'a gidelim. | Open Subtitles | أحسنت صنعاً، علينا الذهاب لحرم التبصر قبل أن تصل التعزيزات |
| Oculus yok olduğu için gösterebileceğim bir şey yok. | Open Subtitles | لا توجد بيانات للخط الزمني بسبب تدمير آلة التبصر |
| Oculus sadece zamanı görmemizi sağlamıyor... - ...aynı zamanda değiştirmemize de olanak sağlıyor. | Open Subtitles | التبصر لا يهبنا نافذة للزمن فقط، بل والقدرة على تشكيله |
| - Bizi kontrol etmek için Oculus'u kullanıyorlarsa o halde onu yok etmemiz gerek. | Open Subtitles | إن كان حرم التبصر هو ما يستخدمونه للتحكم فينا فإذن علينا تدميره |
| Oculus'u yok ettiğimiz için Zaman Efendileri artık bir tehlike oluşturmuyor. | Open Subtitles | سادة الزمان ما عادوا يشكلون قلقاً بسبب تدميرنا لآلة التبصر |
| Başlangıç Noktası. Oculus Kaynağı. | Open Subtitles | نقطة التلاشي''، ''ينابيع حرم التبصر |
| Oculus yokken zaman kontrolümüz altında değil. | Open Subtitles | بدون آلة التبصر لا يمكن التحكم بالزمن |
| Dünyayı kurtarabilecek tek kişinin Savage olduğunu öğrendiğimiz andan beri Oculus'u seni manipüle etmek için kullanıyorduk. | Open Subtitles | منذ أدركنا أن (سافاج) وحده قادر على إنقاذ العالم استخدمنا التبصر للتلاعب بك |
| Bana gerçeği gösterdiler. Druce bana Oculus denen bir şey gösterdi. | Open Subtitles | أروني الحقيقة، (دروس) أراني شيئاً اسمه التبصر |
| Druce bana Oculus'un bizi Başlangıç Noktasında kontrol edemediğini söylemişti. | Open Subtitles | أخبرني (دروس) أن قدرة حرم التبصر في التحكم في أفعالنا لا تنجح في نقطة التلاشي |
| Gideon, rotamızı Oculus Kaynağı'na çevir. | Open Subtitles | (غيديون)، حددي مساراً إلى ينابيع حرم التبصر |
| Captain Hunter'ın tarifine göre Oculus devasa bir zaman bilgisayarı. | Open Subtitles | بناءً على وصف (الكابتن هانتر) حرم التبصر يكون حاسوباً زمنياً هائلاً |