| Aslında algoritmayı tanımladım. "Hiyerarşik saklı Markov modeli" denen şeye benziyor; 90'lardan beri üzerinde çalıştığım bir şeydi. | TED | أنا فى الحقيقة وصفت الخوارزمية، التى تتماثل مع شىء إسمه موديل ماركوف الهرمى المخبأ، شيء عملت عليه من التسعينات. |
| 1990'lardan beri hoş geldin paspası olmadı ama bu bebeği istiyorum. | Open Subtitles | حسنا , لم يكن مرحب به منذ التسعينات مات لكنني احتاج إلى هذا الطفل |
| Max Vision, Santa Clara, California dışında çalışan en iyi sızma testçilerinden biriydi. Doksanların sonunda özel şirketler için ve gönüllü olarak FBI için çalıştı. | TED | ماكس فيجين كان واحد من أفضل مختبري الاختراقات يعمل خارج سانتا كلارا، كاليفورنيا في نهاية التسعينات لصالح شركات خاصة و تطوعيا لصالح مكتب التحقيقات الفيدرالي. |
| Şimdi size anlatmak üzere olduğum bu hikâye, Doksanların başında bir zamanda geçiyor. | Open Subtitles | والآن، هذه القصة التي سأرويها جرت أحداثها في أوائل التسعينات |
| Ve bu benzer ön yargı, bu aynı kör nokta 90'larda da devam etti. | TED | وهذا الانحياز هذه النقطة العمياء استمرت جيدا حتى التسعينات |
| Buraya doksanlarda taşınan birini arıyoruz. | Open Subtitles | نحن نبحث عن شخص كان تحرك هنا عاد في التسعينات |
| Ama '90 ların ortasında kendimizi karakter ve yaratık tasarımı işiyle yalıtılmış halde buluverdik, aslında şirketi kurma amacımızda buydu. | TED | ولكننا تخلفنا عن هذا التقدم في منتصف التسعينات أي في تصميم المخلوقات والشخصيات والتي كانت في الأصل سبب تأسيس الشركة |
| Yaşlı bir bayan, Doksanlı yaşların sonunda ya da yüzlü yaşların başında . | Open Subtitles | سيدة عجوز يبدو عمرها في نهاية التسعينات او بداية المئات |
| 90'lardan nefret ediyorum. | Open Subtitles | أؤكد لك شيئا، أكره فترة التسعينات اللعينة |
| Hep olduğum insandım. 90'lardan kalma saçlarım ile... | Open Subtitles | نفس الشخص الذي كنته دائماً بشعر التسعينات |
| Tüm antika şeylerden kurtulmalısın. 90'lardan önce olan herşeyden. | Open Subtitles | يجب أن تتخلص من كل الأشياء القديمة, أي شيء قبل التسعينات |
| Doksanların sonunda Kirk'ün annesi kolon kanserinden öldü. | Open Subtitles | لقد ماتت أمه بسرطان القولون بداية التسعينات |
| Doksanların sonunda, Alexandria'daki 8. | Open Subtitles | في أواخر التسعينات |
| Pardon. Doksanların hangi hip hop şarkısıydı o acaba? | Open Subtitles | المعذرة، ذكريني من أيّ أغاني (هيب هوب) التسعينات هذه؟ |
| Sosyal ve ahlakı gelişimi sırasında 1990'larda karadeniz limanındaydı. | TED | و قد طور توجهاته الإجتماعية و الأخلاقية على ميناء البحر الأسود في التسعينات. |
| 90'larda onüçüncü Bu gerileme standartlar düştüğünden değil başka alanlarda çok hızlı yükseldiklerindendi. | TED | وفي التسعينات بالمرتبة 13 ليس لأن معاييرها قد تدهورت بل لأن تلك المعايير تطورت بسرعة مذهلةفي باقي العالم. |
| 1990'larda Afrika'daki insanlar daha da fakirleşti. | TED | ازداد الناس فقراً في أفريقيا في التسعينات |
| Ve bu varsanıyı tıpkı onca insan doksanlarda swing dansına girer gibi paylaştınız. | Open Subtitles | و تشاركتم هذا الوهم جميعاً كما حصل عندما بدأ العديد من الناس برقص السوينج في التسعينات |
| Ben de doksanlarda kundakçılıktan biraz tahrik olurdum. | Open Subtitles | لقد كنت احرق الممتلكات عمدا في التسعينات |
| - doksanlarda bir site tasarlıyorsan hiçbir sorunu yok. | Open Subtitles | ـ لا شيء إذا كُنتِ تُصممين موقع في أواخر التسعينات |
| 1990'ların sonunda, Avrupa'da düzinelerce bombalama olayıyla bağlantısı olduğunu bulmuştuk. | Open Subtitles | وربطنا بينه وبين دستة تفجيرات في أوربا في نهاية التسعينات |
| Sana, 90'ların ortasında 1950 modelli bir yarış arabası satmıştım. | Open Subtitles | لقد بعتُ لكَ سيّارة سباق موديل الخمسينات في منتصف التسعينات |
| Ben Doksanlı beri yalnız yemek yoktu Çünkü Bu RAB için Müslümandır | Open Subtitles | لأنني لم أتناول العشاء وحيداً منذ التسعينات فهذا أمر مسلّم للرب |
| Bütün bu sorular Doksanlı yıllardan. | Open Subtitles | انتظروا ، كل هذه الأسئلة هي من التسعينات |