| Keşke Painlevé'e biyofloresan denizatlarını bulduğumuz anı gösterebilseydim. Hem de tam olarak onun üzerine çalıştığı tür. | TED | والآن، أتمني لو أني استطعت أن أري بينليف اللحظة التي وجدنا فيها أحصنة البحر المضيئة من نفس النوع الذي كان يدرسه. |
| Her şeyden önce, fan panelinde bulduğumuz şey kurumuş kan, saç falan mı? Kan, aslında çoğunlukla ketçap ve yemek ve şu kıllar da kısa fırça kılları. | Open Subtitles | أولا، المادة التي وجدنا على النصير النصل، الدمّ المجفّف وشعرات فروة الرأس؟ |
| Bahçede ölü serçeler bulduğumuz günü hatırlıyor musun? | Open Subtitles | أتذكر المرة التي وجدنا فيها كل تلك العصافير الميتة في الحديقة؟ |
| Üst loblarda gördüğümüz puslu alanlar dün bulduğumuz iltihaplı dokular. | Open Subtitles | ...تلك المناطق القاتمة بالفصوص العليا إنها الثقوب التي وجدنا البارحة |
| Kurbanların cesedinde bulduğumuz yapay su kesinlikle zararsız. | Open Subtitles | المياة الصناعيه التي وجدنا في جسم الضحية غير مؤذية تماما |
| Barney'nin o manyak kasedini bulduğumuz geceyi hatırlıyor musun? | Open Subtitles | هل تذكرين تلك الليلة التي وجدنا فيها شريط فيديو مجنون لـبآرني |
| Kurbanı içinde bulduğumuz biri dışında tüm arabaların tarifleri son zamanlarda çalınan araçlarla uyuşuyor. | Open Subtitles | الآن ، كل السيارات تطابق الوصف للسيارات المسروقة مؤخراً عدا التي وجدنا الضحية فيها |
| El ekleminde bulduğumuz siyah yabancı maddeyi hatırlıyor musun? | Open Subtitles | مهلا، تتذكر تلك المادة الاجنبية السوداء التي وجدنا في تمزق المفصل؟ |
| Kilisedeki cesetlerde bulduğumuz benzersiz izlerin daha önce karşılaştığımız şekildeğiştiren cesetlerindeki izlerle hiçbir alâkası yoktu. | Open Subtitles | و الحالة الفريدة التي وجدنا تلك الجثث عليها في الكنيسة، لا تشابه حالة الجثث التي خلّفتها الأنموذجات السابقة للمتحوّلين. |
| Oradaki 147 nolu oda da bizim kurbanı bulduğumuz oda ile birebir aynı. | Open Subtitles | غرفتهم 147 مُطابقة للغرفة التي وجدنا فيها ضحيّتنا. |
| Meteoru bulduğumuz gece hiçbirimiz buna inanamadık. Sonra içerisindeki yumurtayı bulduk. | Open Subtitles | في الليلة التي وجدنا بها النيزك لما يصدق أحدٌ الذي حدث، ثم وجدنا البيضة |
| - Karl Haas'ın dairesinde bulduğumuz kan örneğini incelediler. | Open Subtitles | حلل عيّنة الدمّ التي وجدنا على النافذة في شقة كارل هاس |
| Ve bu bere bulduğumuz öğeler arasındaydı. | Open Subtitles | وكان هذا الغطاء واحدا من العناصر التي وجدنا في ذلك. |
| Belediye Başkanını bulduğumuz ahır hakkında yazıyormuş. | Open Subtitles | كتبت عن الحظيرة التي وجدنا العُمدة مقتولاً فيها. |
| 1877 ayrıca bizim Fort Laramie Antlaşmaları'nı yok saymanın bir yolunu bulduğumuz bir yıl. | TED | لقد كان عام 1877 السنة التي وجدنا فيها طريقة للتحايل على معاهدات "حصن لارامي". |
| Nelson'un damında bulduğumuz timsah kanının olayla bağlantısını çözdüm sanırım. | Open Subtitles | - حسنا. مهلا، أنا أعتقد أنني مجرد توصيل التمساح الدموية التي وجدنا على سطح نيلسون. |
| Kendimizi birden içinde bulduğumuz bu karmaşa ile ilgili. | Open Subtitles | وعن هذه الخرابة التي وجدنا انفسنا فيها |
| Yok. Sadece cesedini bulduğumuz var. Alice de öyle. | Open Subtitles | فقط التي وجدنا جثتها نفس الأمرمع أليس |
| Cinayetleri araştırıyoruz ve cesetleri bulduğumuz çiftlik hakkında bize bir şeyler anlatabilirseniz çok memnun oluruz. | Open Subtitles | -نحن نُحقق بجرائم القتل ، وسنُقدّر حقاً لو بإمكانك إخبارنا أيّ شيءٍ عن المزرعة التي وجدنا الجثث فيها. |
| bulduğumuz diğer derilerden çok farklı. | Open Subtitles | - مم-هم. - لكن الأمر يختلف تماما قليلا من قشور السابقة التي وجدنا. |