| Ve burda bir eşek arabasıni | TED | وهذه العربة التي تجرها الحمير تم تعديلها |
| Özele ait bütün çiftlik hayvanlarını teslim alın - eşek, keçi, deve. | Open Subtitles | جميع الماشية مملوكة للقطاع الخاص الحمير ، الماعز ، الابل |
| Kahrolası eşek sahipleri, hepsi aynı, değil mi? | Open Subtitles | أصحاب الحمير اللعينون كلهم سواسيه, صحيح؟ |
| Bunu biz yaptık. Hatta hayvanlar bile, bu eşekler gibi, binalarımıza bayılıyor. | TED | حتى الحيوانات, مثل هذه الحمير أحبت مبانينا |
| Hiç kimse! Özellikle de işe yaramaz, beş para etmez can sıkıcı, konuşan eşekler! | Open Subtitles | لا أحد معي وبالأخص الحمير المزعجين، الثرثارين من دون جدوى منهم |
| Şey, bir şey itiraf etmem gerekiyor Eşeklerin katmanları yoktur. | Open Subtitles | حسنا، سأعترف لك بشيء الحمير ليس لهم طبقات |
| Kayalarda saklanabiliriz ama aletleri ve eşekleri kaybederiz. | Open Subtitles | يمكننا الأختباء بين الصخور ولكننا سنخسر الحمير وكل شئ |
| Bu noktadan itibaren eşeklerle kesinlikle ilerleyemezsiniz. | Open Subtitles | لم نستطع أن نأخذ الحمير أبعد من هذه النقطة |
| Bazı kültürlerde, eşek en akıllı hayvan olarak saygı görür. | Open Subtitles | في بعض الثقافات يبجلون الحمير كأعقل مخلوقات |
| eşekler bile korkar. eşek olmak için eğlenceli bir yer. | Open Subtitles | حتى الحمير تكون خائفة هناك و هو مكان ممتع لتكون حماراً |
| Yunanistan'da yeteri kadar eşek mu hala? | Open Subtitles | اليس هناك عدد من الحمير كافى فى اليونان ؟ |
| eşek kervanları şehirler arası bir ana yol ve yüksek hızlı bir genel ağ oluşturuyor. | Open Subtitles | تمثل قافلة الحمير الطريق السريع والانترنت فائق السرعة في زمانها. |
| Bak, biliyorum telaşlısın çünkü iki sayıyla gerideyiz ve kiralık bir eşek gibi bu çocukların pestilini çıkarıyor olmalıyız. | Open Subtitles | أنظر, أعلم أنّك مهتمٌ جدًا, لأنهمْ يتجاوزونا بإثنين. وعلينَا أن نهزم هؤلاء الشباب الذين يشابهون الحمير. |
| Elinde eşek destesi varken short-stack ile oynarsan böyle olur tabii. | Open Subtitles | وهذا ما حصلت عليه عندما عرجت على مجموعة من الحمير |
| Evrendeki her hayvanı tanıtıyorlar. Karıncayiyenden zebra eşek hibritine kadar! | Open Subtitles | إنهم يدرسون كل حيوان على الكوكب من خنزير الأرض وحتى الحمير الوحشية |
| Anladın mı! Özellikle de işe yaramaz, geveze, zavallı eşekler! | Open Subtitles | وبالذات الحمير الناطقين، عديمي الفائدة، المزعجين |
| - Beygirler çekmiyordu o zaman. - Hayır evlat, eşekler çekiyordu. | Open Subtitles | ـ لم تكن تجرها الخيول ـ لا ياولدي، الحمير |
| Onun sesini duyan yetişkin adamlar, eşekler gibi ağlarlar. | Open Subtitles | رجال ناضجون يبكون مثل الحمير عندما يسمعوا صوته |
| Belki de Eşeklerin konuşmamasının geçerli bir nedeni vardır. | Open Subtitles | قد يكون هناك سبب وجيه لمنع الحمير من الكلام |
| Benimle gelip, eşekleri sürmeye yardım etmek istemediğinizden emin misiniz? | Open Subtitles | ألا تريد المجئ معى ومساعدتى بشأن الحمير ؟ |
| İlk onüç gün otobüsle gidebiliriz ve... ondan sonrası görülüyor ki eşeklerle gidiliyor. | Open Subtitles | يمكننا أخذ حافلة لمدة 13 يوم وثم نركب الحمير من هناك |
| Haydi, kaldırın kıçınızı! Haberler uyumaz. | Open Subtitles | هيا أيها الحمير ومرافقيهم الأخبار لاتنام, أتعرفون |
| Ama sen buraya zebra'lar hakkında konuşmaya gelmedin. | Open Subtitles | لكنّك لم تأتي إلى هنا للتحدّث حول الحمير الوحشيّة |
| Etrafta silahıyla koşan daha fazla... yozlaşmış eşeğe ihtiyacımız yok. | Open Subtitles | نحن لَسنا بِحاجةٍ إلى كثير من الحمير المنحطّة يظهرون ويركضون مع الأسلحةِ |