| Caleb Angelo dünyanın en büyük sunucu dosyasının %51'ine sahip. | Open Subtitles | تمتلك كالب انجيلو 51٪ من أكبر ملف الخادم في العالم. |
| Ben de sunucu odasını bulayım, bakalım elektrik dalgalanması öncelikle orada neler yapmış. | Open Subtitles | وأنا سأذهب لإيجاد غرفة الخادم لأرى ما تسبّب بالتدفق الكهربائي في المقام الأوّل. |
| Durum böyle olduğu müddetçe, kimin uşak, kimin efendi olduğunu göreceğiz. | Open Subtitles | و طالما الوضع هكذا سنرى من هو الخادم ومن هو السيد |
| Bahse girerim, Bayan Paradine ile bu uşak arasında bir şeyler var. | Open Subtitles | اراهن انه سيذهب الى هناك, لأنه يوجد شئ بين السيدة بارادين وهذا الخادم |
| Kim düşünür ki şeytanın onun içinde bir hizmetçi bulduğunu? | Open Subtitles | ولكن من كان ليعتقد أن الشرّ قد وجد الخادم فيها |
| İşlem süresi beş dakika. sunucuya bağlanıp programa giriş yapmak yeterli. | Open Subtitles | وقت التنفيذ هو 5 دقائق وهي كافية لإختراق الخادم ونقل البيانات |
| Hayır, öyle değil. Bahşiş, küçük şeyler içindir. Mesela adres sorma, Vale. | Open Subtitles | ليس بهذه الطريقة, فالبقشيش هو للخدمات الصغيرة, كالأرشاد أو الخادم |
| Sloane'un mesajı SD-6'nın sunucu 5'inden gönderilmiş. Sadece senin görmeni istedi. | Open Subtitles | بيان سلونى ارسل بالخارج على على الخادم خمسة,لمعلوماتك. |
| sunucu odasının etrafındaki zemin, çok hassas hareket algılayıcılarıyla dolu. | Open Subtitles | ان أرضية غرفة الخادم مزوده بجهاز لالتقاط الحركه |
| Veri paketleri sabit sürücüde. O da iki kat aşağıdaki sunucu odasında. | Open Subtitles | إنّ حزم البيانات في القرص الصلب في غرفة الخادم. |
| Avrupa'daki bir sunucu çiftliğinde. | Open Subtitles | هي على مزرعة الخادم في مكان ما في أوروبا. |
| Peki uşak François sana her ay reçeteyi mi getiriyor? | Open Subtitles | وهل يحضر لك الخادم فرنسوا الوصفة شهريا ؟ |
| Ama bu uşak şovunun Japonya? da işe yarayacağından emin değilim. | Open Subtitles | ولكني لست واثقاً من نجاح مسلسل الخادم ذاك في اليابان. |
| Hazırlansak iyi olacak. Size bir uşak göndereceğim Bay Huh. | Open Subtitles | من الأضل أن نستعد وأنا سوف أرسل الخادم لك سير هيو |
| Sizin sadece bağlanıp, ağzının tıkanması bir şanstı, oysa hizmetçi... | Open Subtitles | أنت كنت محظوظه فقط لأنهم شدوا وثاقك و سدوا فمك لم يسحقوكى مثل الخادم الرجل |
| Bu az önce anonim olarak teşkilatlar arası sunucuya gönderildi. | Open Subtitles | وُضع هذا للتو بشكل مجهول على الخادم المشترك بين الوكالات. |
| Her neyse, Vale arabamı getirdiğinde telefondaydım. | Open Subtitles | على أيّ حال، كنتُ أتحدّث على الهاتف عندما صفّ الخادم سيّارتي. |
| Keane, uşağı intihar olayına dahil etme fikrinden vazgeçti. | Open Subtitles | لقد تخلى كين عن فكرة تورط الخادم فى عملية انتحار |
| Haklısın ama bence uşağın yaptığı çok açık. | Open Subtitles | أنت على حق لكن أعتقد أنه واضحا ً أن الخادم هو من فعلها |
| Sistemi hacklemek ve piyasayı düzenlemek için server odasına gideceksiniz. | Open Subtitles | سوف تذهبان إلى غرفة الخادم لاختراق النظام وتثبيت السوق. اختراق؟ |
| Farkına varılmadan sunucuyu değiştirebilmenin tek yolu, elektriklerin kesik olmasıdır. | Open Subtitles | الطريقة الوحيدة لتغيير الخادم دون أن يلحظ أحد هي أن يكون النظام مغلقا |
| Büyük ihtimalle Cuvee, Echelon programını kopyalayıp oradaki güvenli bir sunucuda saklıyor. | Open Subtitles | هو يكيلي كوفي نسخ برامج المستوى وخزنهم في الخادم الآمن هناك. |
| - Tek yapman gereken bilgisayarından bankanın sunucusuna giriş yapmak, tamam mı? | Open Subtitles | ليس عليك سوى أن تسجل دخولك على الحاسوب الخادم لمصرفك من حاسوبك. |
| sunucusu her an mesajı alabilir. | Open Subtitles | يجب أن يتلقى الخادم الإشارة في أيّ لحظة من الآن. |
| O hırsız değil bir hizmetkar, Majesteleri ve kendilerine bile faydası dokunamayacak insanlar. | Open Subtitles | الخادم ليس لصاً، مولاي أولئك لا يستطيعون الدفاع عن أنفسهم |
| Hâlâ merkez sunucudan morg kayıtlarını okuyor. | Open Subtitles | هو ما زال يقرأ سجلات مشرحة من الخادم المركزي. |
| Oh! bu hizmetçinin karı ve kocayı öldürdüğü hikaye değil mi? . | Open Subtitles | اليس هذه هى الروايه التى قتل فيها الخادم الرجل وزوجته؟ |