| İrlanda'ya hoş geldiniz. Aynı zamanda Zümrüt Adası, Patates şehri, Doğu Boston, | Open Subtitles | اهلا بكم في ايرلندا وكذلك المكان المسمى بجزيرة الزمرد باتوتيفل شرق بوسطن |
| Güneş ışığı gibi saçlarınla Zümrüt gibi parlayan gözlerine yazdığı romantik şeyleri gördüm. | Open Subtitles | و رأيت الأشياء الرومانسية التي كتبها لصاحبة عيني الزمرد و الشعر المشرق كالشمس |
| Beni Em City'ye yolla, ve karşılığında senin gözlerin ve kulakların olurum. | Open Subtitles | أعِدني إلى مدينة الزمرد و في المُقابِل، سأكونُ عيونكَ و آذانُكَ هُناك |
| Em City'e bir nedenden gelmek istedim tek bir nedenden. | Open Subtitles | طلبتُ وضعي في مدينة الزمرد لهدفٍ وحيد لهدفٍ واحد فقط |
| Emerald City'nin ortak alanına portatif yatakları koyabiliriz. | Open Subtitles | فكرتُ أنهُ يُمكننا وضع بضعة أسِرَّة نقالَة في الغُرفة المُشتركة لمدينة الزمرد |
| Kasa açılmış ve zümrütler ortada yoktu. | Open Subtitles | الخزنة كانت مفتوحة وقلادة الزمرد كانت مختفية |
| Akuriyoların bal için 35 kelimesi var ve diğer Yerliler onlara bu Zümrüt krallığın gerçek efendileri olarak saygı duyuyorlar. | TED | الأكوريوس لديهم 35 كلمة تطلق على العسل وبعض الهنود يعتبرونهم الأسياد الفعليين لمنطقة الزمرد. |
| Birkaç Zümrüt için. Evet. İmparatorluk hazinesine ait olduklarını düşündüğünden dolayı onları saklamak istedin. | Open Subtitles | بعض أحجار الزمرد ، أردتِ الإحتفاظ بهم على الرغم من أنهم ثروة ملكية |
| Çok yeni. Onu bana George verdi. Zümrüt. | Open Subtitles | انه جديد, لقد اعطاه لى جورج انه من الزمرد |
| Bence Zümrüt parçaları elmasların önüne koymak harika olurdu. | Open Subtitles | اظنه من الرائع وضع قطع الزمرد مع الالماس |
| Güney Amerika'dan Zümrüt kaçıran bir herife eşlik edecekler. | Open Subtitles | سوف يقتلون رجل يهرب الزمرد من امريكا الجنوبيه |
| Tekstil kralının karısına Zümrüt küpeler götürüyordum. | Open Subtitles | أجل، كنت أوصل قرطين من الزمرد للسيدة زوجة الرجل الهام |
| Ne zaman Em City'ye gitsem, peşimde dolanıyor, her yerde, sanki iki yaşında gibi. | Open Subtitles | يتبعني كلما كنتُ في مدينة الزمرد في كُل مكان، كصبي عمرهُ سنتان |
| Spor salonu Em City'den uzakta olduğundan etkilenmeyecek. | Open Subtitles | لَن تتلقى صالة التدريب الانفجار كونها بعيدة جداً عن مدينة الزمرد |
| Em City'i boşaltmak için tam bir buçuk dakikanız var! | Open Subtitles | لديكُم بالضَبط دقيقَة و ثلاثين ثانيَة لإخلاء مدينة الزمرد |
| Beni Em City'ye alman ya da almaman tamamen konu dışı, ama yine de orası beni çekiyor. | Open Subtitles | سواء أرجَعتني إلى ميدنة الزمرد أم لا لا علاقةَ لهُ بالموضوع بتاتاً و معَ ذلِك أنا منجذبٌ إليها |
| Em City'de bir hücreyi paylaştık, hepsi bu. | Open Subtitles | تشاركنا بزنزانة في مدينة الزمرد و هذا كُل شيء |
| Beni delikten çıkarttığın ve Emerald City'e geri dönmemi ayarladığın için teşekkür ederim. | Open Subtitles | شُكراً لإخراجي من الحَجز و لترتيبكَ عودتي إلى مدينة الزمرد |
| İkinci olarak Emerald City'ye dönmek istemeni anlıyorum. | Open Subtitles | و ثانياً، فهِمتُ أنكَ تودُ العودةَ لمدينة الزمرد |
| Emerald City'deki en iyi huylu mahkûm olacağım. | Open Subtitles | سأكون الرجُل صاحب أفضَل سلوك في مدينة الزمرد |
| Ve kraliçeler çiçek, masaj, çikolata ve içki elmaslar, yakutlar, zümrütler eşarp dolu sandıklar ve bir şeyin üstüne sürdüğünde ısınan değişik türde yağlardan hak ediyorlar. | Open Subtitles | و الملكات تستحق الأزهار و جلسات التدليك الشوكلاتة و الخمر الماس، الياقوت، الزمرد |
| Ah, neden şikayet ediyorsun anlamış değilim. Yeşil Zümrütleri göremedim bile. | Open Subtitles | لا أعرف ما سبب شكواكم لم تتاح لي الفرصة حتى لرؤية الزمرد |
| Ancak en güzel zümrütlerde vardır bu ender mavi mucizesi. | Open Subtitles | أن أجمل الزمرد فقط يحتوي على معجزة الأزرق المراوغ |