| Böylece, çok sayıda seyahat hizmetleriyle çok büyük bir mülakata dayalı anket yaptık ve kimin değiştiğini anlamaya çalıştık ve onlar nereye gittiler? | TED | حسنا، قمنا بأخذ آراء الكثيرين في خدمات السفريات وحاولنا فهم من الذي تغير وأين ذهبوا؟ |
| Aslında babamın, seyahat acentesinde bir arkadaşı vardı. | Open Subtitles | كما ترى ، لقد كان لأبى صديق فى مكتب السفريات |
| Leonard, bu seninle seyahat acentasına gelen kadın mı? | Open Subtitles | ليونارد ، هل هذه هى الفتاة التى كانت معك فى مكتب السفريات ؟ |
| Hemen seyahat acentesini arayalım. | Open Subtitles | تَعْرفُ ما؟ الرأي، دعنا نَدْعو وكيلَ السفريات. |
| Yolculugunuz için bir takvim | Open Subtitles | إليكم بجدول السفريات الخارجية |
| Üç çocuğum, lanet olası bir eski kocam var.Kendi seyahat acentemde haftada 50 saat çalışıyorum. | Open Subtitles | لدي ثلاثة أبناء من النذل زوجي السابق واعمل 50 ساعه في الأسبوع في إدارة وكالة السفريات الخاصه بي |
| Ülkeniz, hükümetiniz tarafından verilen pasaportlardaki tüm seyahat ayrıcalıklarını askıya aldı. | Open Subtitles | بلادك قد أوقفت مؤقتآ إمتيازات جميع السفريات التى أصدرتها حكومتك على جواز سفرك |
| Ülkeniz, hükümetiniz tarafından verilen pasaportlardaki tüm seyahat ayrıcalıklarını askıya aldı. | Open Subtitles | بلادك قد أوقفت مؤقتآ إمتيازات جميع السفريات التى أصدرتها حكومتك على جواز سفرك |
| Asla uçağa binmeyen bir seyahat acentası gibiyim. | Open Subtitles | ..اشعر انني وكيلة السفريات التي لاتكون أبدا في الرحله |
| seyahat acentesiyle konuşup depozitoyu geri alsam iyi olacak. | Open Subtitles | يجب أن اتحدث الى وكالة السفريات تلك واسترد اموالنا |
| seyahat acentesine sorun. | Open Subtitles | لكن يُمكنكِ التحقق من خلال وكيل السفريات |
| seyahat acentelerinin bu kadar yoğun olacağını hiç düşünmezdim. | Open Subtitles | لم يكن لدي فكرة أن . وكلاء السفريات مشغولون جداً |
| Altı ay seyahat ettim. Birkaç büyük iş yaptım. Evet. | Open Subtitles | في أفضل حال, ستة أشهر من السفريات وقمت بالعمل في وظيفتان كبيرتان |
| Şu seyahat ajansındaki kuzeniyle takılıyordu. | Open Subtitles | إنّه دائم التواجد مع قريبه في وكالة السفريات. |
| O seyahat tarzları insan müşterilerimiz için. | Open Subtitles | نحن نقوم بحجز هذه الأنواع من السفريات لعملائنا البشر |
| Bunu yapmaman için yalvarmaya geldim. seyahat ofisi yetenek ilişkileri bölümüne bağladı. | Open Subtitles | أنا هنا لأرجوك أن لا تفعليها. مكتب السفريات قام بتحويلي إلى العلاقات العامة، |
| Fakat seyahat firması uçak biletlerini alabilmek için herkesin ehliyetini istedi. | Open Subtitles | شركة السفريات تحتاج رخص قيادة الجميع لحجز الرحلة. |
| seyahat acentesini işletmek aşağı yukarı bildiğim tek işti. | Open Subtitles | وكيل السفريات هو العمل الوحيد الذي اعرفه |
| Şu seyahat acentası işi de yardımcı olmadı. | Open Subtitles | و لم تساعد أيضا قصة مكتب السفريات - سيجار يا ويلفريد ؟ |
| Yakında ben de bol bol seyahat edeceğim. | Open Subtitles | أنوى القيام بالعديد من السفريات قريباً. |
| Yolculugunuz için bir takvim | Open Subtitles | إليكم بجدول السفريات الخارجية |