| O Daire bana O'ndan kalan tek şey gibi geliyordu. | Open Subtitles | أشعر بأنّ تلك الشقّة هي كلّ ما تبقّى لي منه |
| Bay Parkı Gören, Bay Mükemmel Daire. | Open Subtitles | أيها السيّد مظهر المنتزه أيها السيّد صاحب الشقّة المثالية |
| Yanımda evi almayı düşünen genç bir çift var. - Merhaba. | Open Subtitles | لقد اصطحبت شاباّ وفتاة قد يريدون شراء الشقّة |
| Yarın akşam için Daireyi yeniden dekore ediyoruz. | Open Subtitles | سنعيد ترتيب الشقّة استعداداً للقاء الغد. |
| Bay Weems, neden boş bir dairede saklanıyordunuz? | Open Subtitles | السّيد ويمز، الذي كانت تختفي في الشقّة الشاغرة؟ |
| Yönetici diye apartman sanki onun krallığıymış gibi davranıyor. | Open Subtitles | فقط لأنها رئيسةُ لوحةِ الشقّة الخاصّةَ، تَتصرّفُ مثل هذه البناية مملكتها. |
| Siz bir süreliğine o daireye geri dönemezsiniz. | Open Subtitles | أنتم يا رفاق لا تستطيعون العودة إلى تلك الشقّة لفترة |
| Babam her sabah ben uyanmadan önce evden çıkar dükkânı açmaya giderdi. | Open Subtitles | حسناً، أبي كان يغادر الشقّة قبل أن أستيقظ كل يوم ليذهب ويفتح المخزن |
| daireden kanıt olarak aldığım bir doktor çantası var. | Open Subtitles | كان هناك حقيبة الطبيب أخذت كدليل من الشقّة. |
| Bana bir Daire gösterdi, sırf benimle çıkmayı... kabul etsin diye Daireyi tuttum. | Open Subtitles | التي أرتني الشقّة التي إستأجرت فقط لكي تخرج معي |
| Bana bir Daire gösterdi, sırf benimle çıkmayı... kabul etsin diye Daireyi tuttum. | Open Subtitles | التي أرتني الشقّة التي إستأجرت فقط لكي تخرج معي |
| Biliyorsun Daire vakıf tarafından satın alınacak yani Tobin ismi hiçbir yerde geçmeyecek. | Open Subtitles | الشقّة سيتم شراؤها من خلال "الثقة" لذا اسم توبن لن يظهر بأيّ مكان |
| Daire, temiz. Cinayet silâhı ortadan kaldırıldı yani suçlanabilecek hiçbir kanıt yok. | Open Subtitles | الشقّة نظيفة، سلاح الجريمة إختفى لا يوجد دليل إتهام. |
| Bu ev için para biriktirirken taşındığımız evi hatırlıyor musun? | Open Subtitles | .. أتذكر الشقّة التي عشنا فيها بينما كنا ندّخر لهذا المنزل؟ |
| Seni ilgilendiren bu binadan hemen çıkmak. Bu - Burası oğlumun evi. | Open Subtitles | ما يعنيك هو الخروج مِن الشقّة هذا منزل ولدي |
| Temizim yahu. Bu aileye boş Daireyi gösteriyorum. | Open Subtitles | أنا نظيف يا رجل، أعرض لهذه العائلة الشقّة الفارغة |
| İyi. Bırak da o minicik dairede kalsınlar. | Open Subtitles | حسناً، دعيهما يبقيان في تلك الشقّة الصغيرة جداً. |
| Gizemli bir adam karanlıkta belirdi ve apartman yöneticiliğine aday olmamı söyledi. | Open Subtitles | أي رجل غامض زَحفَ مِنْ الظلال وأخبرَني بأنّني يَجِبُ أَنْ أَرْكضَ لرئيسِ لوحةِ الشقّة الخاصّةِ. |
| daireye kimin ateş ettiğini, kutuları kimi ateşlediğin biliyor musunuz? | Open Subtitles | هل تعلم من الذي أطلق النار في الشقّة متسبّباً في إشعال الموقف برمّته؟ |
| Bu sabah evden öylesine ivediyle çıktın ki istemeye fırsatım dahi olmadı. | Open Subtitles | غادرت الشقّة بسرعة هذا الصباح لم تُتح لي الفرصة حتّى لأسألك |
| Altı hafta içinde bu daireden taşınmam gerek! | Open Subtitles | علي ان أنتقل من هذه الشقّة خلال 6 أسابيع |
| evde yer açılsın diye koskoca balık güvecini yedim demin. | Open Subtitles | قد أكلتُ للتوّ كسرولة تونة كاملة لأفسح مجالاً في الشقّة |
| Uyumak yerine imgeleri deşifre edebilmek için dairenin içinde dolaşacağım. | Open Subtitles | بدل أن أنام سأتمشى حول هذه الشقّة محاولاً حل هذه الرؤى |
| Yani katil hep o dairedeydi. | Open Subtitles | -إذن كان قاتلنا في الشقّة طوال الوقت . -كيف فوّتناه؟ |
| Rita sana dairemle ilgili mevzuyu söylemiş. | Open Subtitles | -أخبرتكِ (ريتا) بأمر الشقّة |