| Bu makaleyi New York Times'ın "modern Aşk" köşesinde bu yılın Ocak ayında yayınladım. | TED | لقد نشرتُ هذه المقالة بصحيفة نيويورك تايمز بقسم الحب العصري في يناير من هذا العام. |
| Bu hatunla bir sahilde biraz yalnız kalıp yasadışı şekilde sıradışı işler yapmayı o kadar isterim ki. Onun güzelliği, modern erkeğin eğlencesi | Open Subtitles | يجب أن أحاول الذهاب إلى الشاطىء مع هذه الجميلة وحدنا إنها تناسب الرجل العصري |
| 5 yıl modern dans. 6 yıl musluk tamirciliği. | Open Subtitles | خمسة سنوات من الرقص العصري وست سنوات من رقص النقر |
| modern İnsan zımbırtıları yoktu ya da Belirsizlik ile ilgili şeyler ya da merhamet zımbırtıları bile yoktu. | Open Subtitles | لم يقتنع بما يتعلق بالرجل العصري أو ما يتعلق بالريبة، أو ما يتعلق بالرحمة أيضاً. |
| Dışarı çıkın! bu moda Tanrıçasına bakmak için uygun değilsiniz. Dışarı! | Open Subtitles | اخرجا، إنكما دون أن تتطلعا لهذا إلهة الزي العصري هذه، اخرجا! |
| Böyle modern lafları boş verin, ben eski kafalı bir kediyim. | Open Subtitles | توقفوا عن هذا الكلام العصري أنا قطة من طراز قديم |
| Bu dünyada, modern insanların peri masallarına ve video oyunlarına konu ettiği şeyler var. | Open Subtitles | هناك أشياء في هذا العالم قام الإنسان العصري بعزلها إلى القصص الخرافية ،وألعاب الفيديو |
| modern diş bakımına aşırı derecede ihtiyaç duyuluyor. | Open Subtitles | هم في يأس ويحتاجونك لعلاج الأسنان العصري |
| Aslında bu şarkı da normalde çaldığınız şarkılar gibi sadece modern rock yerine 40'ların gerektirdiği standartlar var. | Open Subtitles | هذه الاغاني مثل التي تعزفونها تماما لكن بدل الروك العصري هناك الجاز القديم من الاربعينيات |
| modern kadın taktiğime kanmayan erkek yoktu. | Open Subtitles | هذا أول رجل يفعل بي هكذا , لم ينجذب الى مظهري العصري الحديث |
| Şarkı söyleyebiliyorum ama ayrıca modern dansta da iyiyim. | Open Subtitles | أنا أستطيع الغناء و انا جيدة أيضا في الرقص العصري |
| Fakat, bir modern pop kültürü uzmanı olarak da 'yapma' diyemem. | Open Subtitles | ولكنّي كخبيرة في ثقافة البّوب العصري لا يمكنني ان اقول لك لا تنشره |
| Ben daha çok modern jazz seviyorum. "The Canadian Chanteuse" Ms.Celine Dion gibi. | Open Subtitles | وأنا أميل للجاز العصري أكثر والمطربة الكندية سلين ديون |
| Taşra kültüründen sıyrılıp, modern dünyayı tecrübe etmeye geldik. | Open Subtitles | يتاح لنا فرصة مغادرة ثقافة الآميش وتجربة العالم العصري. |
| Sadece... modern bir erkek, her ihtimale karşı hazırlıklı olmalı diye düşündüm. | Open Subtitles | أعتقد أنه على الرجل العصري أن يكون مستعداً لأي احتمال. |
| modern çağı tüketen kendine hayranlık merakına göre tek özçekim ufak bir mucize. | Open Subtitles | بالنظر إلى النرجسية التي تستهلك العالم العصري, الصورة الانفرادية الملتقطة من الشخص نفسه هي معجزة. |
| Babanızın modern dünyaya dönüşümü neredeyse tamamlandı. | Open Subtitles | كاد تحول والدكما إلى العالم العصري كاملاً |
| Ama bu sözcük modern anlayışına aykırı geliyorsa buna "program" diyebilirsin. | Open Subtitles | لكن إذا كانت تلك الكلمة تهين وعيك العصري يمكنك أن تسميها"برنامج" |
| Ama hijyenik, modern dünyamızdaki yaşam tarzımızdan ötürü | Open Subtitles | لكن بسبب الطريقة التي نعيشها في عالمنا العصري والمعقَّم، |
| Eğer Majesteleri bir yabancıyla, rüzgar ve ... yağmur yapmayı, eski moda buluyorsa... modern bir çift gibi yapabiliriz. | Open Subtitles | لو انك تعتقد فخامتك ... إنهذااسلوبقديم ... لصنعالمطروالريحمعغريب فإننا يمكننا أن نبدأ كما يبدأ الزواج العصري |
| Şimdi... annenin 20 sene önceki, moda anlayışı olan... haline benziyorsun. | Open Subtitles | الان... انتى تشبهى امك من عشرين سنة بالذوق العصري |