| Altına Bugatti falan çekmeyecektir. Düzenli olarak ev kredisini ödeyecek. | Open Subtitles | ، لن يبدأ بقيادة سيارة فارهة بل سيدفع رهنه العقاري |
| Kocanızın bunu kredi teminatı olarak ev kredinizde kullandığını öğrendik. | Open Subtitles | اكتشفنا أنّ زوجكِ وضعها كضمانات ضد الرهن العقاري على منزلكم. |
| Son adam Emlak işindeydi ve bir türlü ağlamayı kesmedi. | Open Subtitles | الرجل الاخير كان با القطاع العقاري ولم يتوقف عن البكاء |
| Senin gayrimenkul seçimlerini yeniden inceledim ve en iyisi bile zayıf durum da. | Open Subtitles | هل؟ لقد اطلعت على الخيارات العقاري الخاص بك، وأنها ضعيفة في أحسن الأحوال. |
| Babanız bu kadar yıllık yoğun çalışması sonunda Mortgage* borcumuzu kapatabildi. | Open Subtitles | بعد سنوات طوال من العمل الشاق سدد أبوكم الرهن العقاري أخيراً |
| Çok komik, çünkü sözde alkolikler ev kredisini ödeyen kişiler oluyor. | Open Subtitles | المضحك أن ما جاء بالكحول هذا هو الذي يدفع الإيجار العقاري |
| Farz edin ki, bütün paranızı ev kredinize yatırmışsınız ve birden evin değeri düşüyor ve onun üstüne işe gitmenin masrafı iki kat olmuş. | TED | تخيل انك وضعت كل شيء لديك في الرهن العقاري الخاص بك، وذهب تحت الماء، وعليك أن تدفع ضعف ما لكافحة السواقعة التي تقوم بها. |
| ev taksitimi ödemem ve karnımı doyurmam gerek. | Open Subtitles | أحتاج تسديد القرض العقاري وأحتاج الى الطعام |
| - Acaba şey konusunda...? En çok ödeme yapan, ev taksitimi ödeyen müşterim telefonu suratıma kapattı. - Üzgünüm adamım. | Open Subtitles | لي أصعب العملاء , من هو المسؤول الرهن العقاري لبلادي , وألقى بها في منطقة القرن الافريقي. |
| ev hissesi için de zaten borç almıştı. | Open Subtitles | عشرون ألفاً، احتاجها لتغطية الرهن العقاري. |
| Emlak işinde ki son gelişmeler benim bilgisayarın erişimi yok. | Open Subtitles | أرقام اخر دقيقة للتطوير العقاري لا يوجد لحاسوبي تصريح بالدخول |
| Ailenin Emlak kayıtlarında kilise çanıyla ilgili bir açıklama buldum. | Open Subtitles | وجدت بعض أوصاف جرس كنيسة قديم في السجل العقاري لأسرتكما. |
| Japon ekonomisinin balon döneminde Emlak yatırımı için çok ağır borçlandı. | TED | لقد اقترضت بشكل كبير جدا خلال فترة اقتصاد الفقاعة الياباني، للاستثمار في القطاع العقاري. |
| Görmeni istediğim yatırım amaçlı bir gayrimenkul var. | Open Subtitles | بخصوص هذا الإستثمار العقاري ، حيث أريدك أن تراه |
| Görmeni istediğim yatırım amaçlı bir gayrimenkul var. | Open Subtitles | هذا هو الإستثمار العقاري الذي أردتك أن تراه |
| Son zamanlarda evinin üç aylık mortgage borcunu nakit olarak ödemişsin. | Open Subtitles | أنت مؤخراَ سددت ثلاثة أشهر متأخرة من ديون الرهن العقاري نقداَ |
| mortgage bonoları için daha yeni 200 milyonluk kredi sigortası sattık. | Open Subtitles | لقد بعنا 200 مليون مقابل مقايضة العجز في سندات الرهن العقاري |
| Ama sonra ipoteği ben devralırım, sonra kiralayacak bir animasyon başkan yardımcısı bulurum... | Open Subtitles | ولكن بعدها علي أن أتولى أمر الرهن العقاري |
| Bu evin ipoteği varken senin için hiçbir şey yapamayacağımı biliyorsun. | Open Subtitles | تعرف أنني لا أستطيع فعل شيء لك ليس بهذا الرهن العقاري |
| Harvard'ı kazandı... emlakçılıkta milyonlar kazandı, ve Pasadenalı bir sosyeteyle evlendi. | Open Subtitles | كسب المليارات من القطاع العقاري ، و تزوج إجتماعية من باسادينا |
| konut patlaması boyunca, piyasalar yükseldikçe yükseldi. | Open Subtitles | أثناء الازدهار العقاري الأسواق كانت ترتفع أكثر فأكثر |
| Kontratları tara da Fannie ve Amerikan Bankası'na e-postayla atalım. | Open Subtitles | تفحص العقود وإرسالها إلى الرابطة الاتحادية الرهن العقاري olbnk أمريكا. |
| Siyahi emlakçıyı polise ihbar eden beyaz kadın, polisler de daha iyi olacağına katılırdı, eğer onu görmezden gelip kendi işine baksaydın. | TED | والمرأة البيضاء التي طلبت الشرطة للمستثمر العقاري الأسود كنا جميعاً سنصبح أفضل كما إتفقت الشرطة لو كانت تجاهلته ببساطة وإهتمت بأحوالها الشخصية اللعينة |
| Profesyonel emlakçılığın dalgası o! | Open Subtitles | ! للاستخدام العقاري فقط |