Tesadüfi sonuçları her zaman sevmedim ama sahip oldukları değeri anlamayı öğrendim. | TED | انا لا أحب دائما العواقب الغير مقصودة ولكني تعلمت حقاً ان اقدرها |
Görünen şu ki katılmaya karar vermiş olsanız bile daha fazla seçenek mevcutken o zaman bile, olumsuz sonuçları var. | TED | الان يتضح انه حتى وان قررت ان تشارك اذا وجد الكثير من المشاركات, حتى في تلك الحالة تكون العواقب سلبية |
Büyümenin bir parçası da kendi kararlarını vermek ve sonuçlarına katlanmaktır. | Open Subtitles | جزء من النضوج هو أن تتخذ قراراتك و تتعايش مع العواقب |
Yani, eğer tüm kararları alacaksan, sonuçlarını da anlasan iyi edersin. | Open Subtitles | لذا ان كنتي ستتخذي كل القرارات فمن الأفضل أن تفهمي العواقب |
Şimdi İkinci Dünya Savaşı'ndan sonraki döneme geldiğimizde, tesadüfi sonuçlar daha da ilginçleşiyor. | TED | وعندما ننتقل الى الفترة التي تلت الحرب العالمية الثانية فإن العواقب الغير مقصودة تصبح أكثر إثارة |
Ama bunu başlatan sensin, ve şimdi hepimiz bunun sonuçlarıyla yaşamak zorundayız. | Open Subtitles | لكنك من بدأت هذا الأمر والأن علينا جميعاً ان نتعايش مع العواقب |
Haklarınızı sınırlamak istemedikleri için değil siyasal sonuçlarından korktukları için yapamıyorlar. | Open Subtitles | ليس لإنهم يريدون تحديد حقوقنا, ليس لأنهم خائفون من العواقب السياسية. |
Daha da güçlenmeden onu durdurmalısınız. Durduramazsanız emin olun sonuçları felaket getirecek. | Open Subtitles | ويتحتم أن تردعوه قبلما تستفحل قواه، وإلا فأتوعّدكم بأن تكون العواقب كارثية. |
Tabiat ana tartışmaz; o sadece kuralları koyar ve sonuçları tanımlar. | TED | الطبيعة الأم لا تتفاوض؛ تقوم فقط بوضع القواعد وتصف العواقب. |
Siz bizzat bu durum hakkında ve örneğin Libya'nın çöküşünün sonuçları hakkında uyarmıştınız, yine de Avrupa tamamen hazırlıksız gözüküyordu. | TED | كنت قد أخذت حذرك بنفسك من الموقف وعن العواقب بسقوط ليبيا على سبيل المثال، ومع ذلك يبدو أن أوروبا لم تكن مستعدة تماما. |
Dil karmaşıktır ve çeviride soyut ve nüanslı kavramlar anlamını kaybetiğinde, sonuçları felaket olabilir. | TED | اللغة معقدة بطبيعتها، وعندما تضيع المفاهيم المجردة أو المختلفة أثناء عملية الترجمة، قد تكون العواقب كارثية. |
Büyümenin bir parçası da kendi kararlarını vermek ve sonuçlarına katlanmaktır. | Open Subtitles | جزء من النضوج هو أن تتخذ قراراتك و تتعايش مع العواقب |
Üzgünüm ama benim kitabıma göre, biri sana bir şişeyle gelirse, ki ölümcül bir silahtır, sonuçlarına katlanması lazım. | Open Subtitles | في رأيي ، مع الأسف لو هاجمك شخص وفي يده زجاجة وهذا سلاح مميت ، فعليه أن يتحمل العواقب |
Bizse bu fikirlerin sonuçlarına katlanmak, dolayısıyla tedbirler almak zorundayız. | Open Subtitles | وعلينا ان نتعايش مع العواقب لذا، يجب ان نأخذ حذرنا |
Senden öğrendiğim bir şey varsa o da bana göre doğru olduğunu düşündüğüm şeyi yapmalıyım ve sonuçlarını kafama takmamalıyım. | Open Subtitles | إذا كان هناك شيء واحد تعلمته منكَ فهو أني يجب أن أقوم بالشئ الذي اراه صحيحا ولا أقلق بشأن العواقب |
Senden öğrendiğim bir şey varsa o da bana göre doğru olduğunu düşündüğüm şeyi yapmalıyım ve sonuçlarını kafama takmamalıyım. | Open Subtitles | إذا كان هناك شيء واحد تعلمته منكَ فهو أني يجب أن أقوم بالشئ الذي اراه صحيحا ولا أقلق بشأن العواقب |
Bu durumda, sonuçlar oldukça kesindir. | TED | وفي هذه الحالة، العواقب على الأرجح وخيمة. |
Bu da beni üçüncü noktaya getiriyor: gerçek sonuçlar. | TED | هذا يقودني إلى نقطتي الثالثة: العواقب الحقيقة. |
dedim. Anneye parmak sallamak pek de Afrikalı bir hareket değil ama sonuçlarıyla yüzleşmeye hazırdım. | TED | ليس هذا مألوفا في أفريقيا الاشارة باصبعك تجاه أمك لاكن لا يهم، كنت مستعدة لكل العواقب. |
Bu çalışmanın en önemli sonuçlarından biri şu: Belki de bu onlarca yıl boyunca sibernetik isyan kavramının bütününü tersinden alıyorduk. | TED | أحد العواقب الكبرى لهذا العمل هو أنه لربما طوال كل هذه العقود، كان لدينا المفهوم العكسي للثورة الآلية. |
Tabii bunun sonuçları öngörülemezdi, sonucu tahmin etmek mümkün değildi. | Open Subtitles | فأن العواقب لن يكون من الممكن التكهن بها لم يكن بمقدورنا توقع ماذا ستكون النتيجه |
Bu yine kanıtlıyor ki, tesadüfi sonuçlardan bahsederken, doğru dersleri çıkarmayı bilmek o kadar da kolay değil. | TED | وهذا يثبت مرة اخرى انه حينما نتحدث عن العواقب الغير مقصودة فإنه ليس من السهولة بمكان ان نستخلص منها العبر والدروس |
Ama insanı tedavi ederseniz, sonuç ne olursa olsun sizi temin ederim, kazanırsınız. | Open Subtitles | وإن عالجت شخص فأنا أضمن لك بأنك رابح . مهما كانت العواقب |
O halde, benim için, tesadüfi sonuçların mesajı şu: Kaos hayatın bir parçası; hadi ondan daha iyi faydalanalım. | TED | وفي ختام حديثي عن العواقب الغير مقصودة يجب ان اقول ان الفوضى تحدث دعونا نستفد منها |
Bu hikaye istenen ve istenmeyen sonuçlarla alakalı. | TED | لذا هذه قصة حول العواقب المقصودة وغير المقصودة. |
Ne olursa olsun hançeri korumak benim en kutsal vazifem ve kaderimdi. | Open Subtitles | أحمي الخنجر، لا تهم العواقب تلك كانت دعوتي المقدسة. ذلك كان قدري. |
Kuru mideye çabuk iner ve benim için iyi olmaz ve bunun sonucunu buradaki herkes çeker. | Open Subtitles | ليس صحيحاً .. اللحم المفروم يمكن أن يصبح خطيراً بالنسبة لي نفس النطق مع الحشيش و الجميع سوف يعاني من العواقب |
Ama bununla beraber, İngiltere'nin istemediği ve sanıyorum sizin de istemediğiniz bu ihtilalin çok aşırı sonuçlara varmasıdır. | Open Subtitles | لكن ما تريده انكلترا على اية حال وعلى ما اعتقد انكم لا تريدونه هذه الثورات التي تحدث والبالغة العواقب |
Dinle, eğer birinden nefret ediyorsan sonuçlarına katlanırsın. | Open Subtitles | إسمعي، إذا كنتي تكرهين أحداً ما فلا بد أن تتحملي العواقب |