| Dalgıçlar kaybolmamak için yanlarına bir makara ip alır. | Open Subtitles | لتجنبالتوهان، يحمل الغواصين معهم بكرة من الخيط. |
| Dalgıçlar bana uzayda süzülen astronotlar gibi görünüyor. | Open Subtitles | بالنسبة لي، يبدو الغواصين مثل رواد الفضاء عائمين في الفضاء. |
| Dalgıçların dünyadaki en müthiş işe sahip olduklarını düşünüyor. | TED | وهو متيقن أن الغواصين يمتلكون أروع وظيفة في العالم. |
| Şef, tüm Dalgıçların sürelerini başlat. | Open Subtitles | ايها القائد , لقد بدا الوقت ينتهى لكل الغواصين |
| Hazır iş üzerindeyken dalgıç çağıralım. | Open Subtitles | بجدر بنا إستدعاء بعض الغواصين بينما نحن هنا |
| Destek dalgıçları cankurtaran halatına her 50 fitte bir emniyet tüpü bağlıyor. | Open Subtitles | دعم الغواصين بإرفاق اسطوانات الأمان الملحقة إلى حبل الحياة |
| Dalgıçlar hep bir şeyler görürmüş ve onları yeni kazazedeler sanırmış. | Open Subtitles | الغواصين رأوهم واعتقدوا انهم بالاونه الاخيره |
| Dalgıçlar, büyük İspanyol gemisinin definesini arıyorlardı. | Open Subtitles | حسناً, الغواصين يبحثون عن الكنز في سفينة الغليون الأسبانية |
| Dalgıçlar, avcılar, askerler ve vahşi doğada hayatta kalmaya çalışanlar bu bıçağı yırtıcı hayvanlara karşı kullanıyorlar. | Open Subtitles | الغواصين الصيادين العسكر المكافحون في العراء |
| Platformlarda hizmet veren Dalgıçlar bir çok egzotik hayvanlar üzerinde ayrıcalıklı bir gözlem elde ediyorlar. | Open Subtitles | الغواصين الذين يعملون في المنصات يحصلون على نظرة حصرية على بعض الحيوانات الغريبة |
| Bütün Dalgıçlar, şimdilik aramaya ara veriyoruz. | Open Subtitles | ,إلى جميع الغواصين .سنعلق البحث هذه المرة |
| - Dalgıçlar onun leşini arıyorlar. | Open Subtitles | لقد أرسلنا الغواصين لإحضار الجثة |
| Dalgıçların karşılaştığı saldırıların sorumlusu diğerlerine nazaran bu türdür. | Open Subtitles | انه مسؤول عن أكثر الهجمات على الغواصين من أي شيء آخر. |
| - Biliyor musun Dalgıçların nefeslerini birkaç dakika boyunca tutması beyin hasarı belirtisi olabilecek bir protein miktarının yükseldiğini gösterdi. | Open Subtitles | تعلمون، الغواصين في أعماق البحار تحتجز التنفس لعدة دقائق أظهرت علامات مرتفعة من البروتين |
| Görüntüleri arkadaşlarımdan uzman bir dalgıç çekti. | Open Subtitles | تم التقاط هذه الصور من قبل صديقة لي، واحدة من الغواصين الخبراء. |
| Balıkçı limanına bir dalgıç ekibini sokabilmelerinin altı ay alacağı söylendi ve Dalgıçların işi de iki hafta sürecekti. | TED | قيل أن ميناء الصيد ذاك سيستغرق ستة أشهر قبل أن يتمكن فريق يدوي من الغواصين من الدخول، وكانت سوف تستغرق الغواصين أسبوعين. |
| Tüm yapmak istediğim, usta dalgıç olmaktı. | Open Subtitles | كل ما اردته ان اصبح استاذ الغواصين |
| Sahil Güvenlik dalgıçları görevlendirdi. | Open Subtitles | حسناً، خفر السواحل امروا الغواصين بالعمل |
| Diğer dalış yapanlar çoktan geri dönmüştür. | Open Subtitles | لأنني متأكدة أن كل الغواصين عادوا بحلول الآن |
| Skuba ekibin hala enkazı araştırıyor, efendim. | Open Subtitles | سيدي، فريق الغواصين الخاص بي .يبحثون على بقاياه إن جاز التعبير ! |
| Buna benzer biçimde, kendi ıslıklarımızı, kendi isim ıslıklarımızı oluşturabiliriz ve bu sayede yunusların belli bir dalgıcı çağırmalarına olanak verebiliriz. | TED | وبالمثل، يمكننا اختراع صافراتنا نحن، يمكننا اختراع أسمائنا نحن بلغة الدلافين على شكل صافرات، ثم سندع الدلافين تطلب بنفسها من أحد الغواصين أن يتفاعل معها. |
| Bu iki dalgıca ne olduğunu çözmek zorundayız. Tamam mı? Gidelim. | Open Subtitles | يجب أن نعرف ما حصل لهؤلاء الغواصين. لنذهب. |
| Yarınız yaşındaki sağlıklı dalgıçlarla boy ölçüşebilecek misiniz? | Open Subtitles | هل يمكنك حقا ملاحقة الغواصين الاصحاء و عمرهم نصف عمرك ؟ |