| Önceki başarısız başkanlar gibi başarısızlığı kabul etmediği gibi Başkan şimdi de kendi halkına karşı terör savaşı açıyor. | Open Subtitles | ألم يكن سيئا بما فيه الكفاية أنها تبنت السياسات الفاشلة المسبوقة من أسلافها الرئيسَ تشن الآن الحرب على الإرهاب |
| Yanlış başlangıç ve başarısız diplomasili yılların ardından artık imkansız olası görünüyor. | Open Subtitles | بعد سنوت من البدايات الخاطئة و الدبلوماسية الفاشلة المستحيل الآن يبدو محتملاً |
| Kurumumuz başarısız sosyal politika kovası olarak görülüyor. | TED | ينظر إلينا على أننا منظمة تعتبر وعاء للسياسات الاجتماعية الفاشلة. |
| Kimse benim kafama taşla vurmadı.. ezik. | Open Subtitles | لا أحد يضربني على رأسي بحجر, أيتها الفاشلة. |
| Kendi işine kafa yor, ezik. | Open Subtitles | اهتمي بشؤونك الخاصة, أيها الفاشلة. ماذا قلت لتوك؟ آسفة. |
| "berbat" planım mükemmel bir başarıya dönüşmüş gibi görünüyor. | Open Subtitles | يبدوا لى ان خططى الفاشلة سوف تحقق نجاحا ساحق |
| Bunu kayda almak istiyorum çünkü başarısızlık videoları her zaman viral oluyor. | Open Subtitles | لأنني أردت تصوير هذا لأن المقاطع الفاشلة دائماً تنتشر بسرعة. |
| 17. yüzyıl Fransa'sında başarısız iş sahipleri pazarın merkezine götürülüp işlerinin iflasları anons edilirdi. | TED | في القرن السابع عشر في فرنسا، يتم أخذ أصحاب المشاريع الفاشلة إلى مركز السوق في إعلان عن بداية إفلاسهم. |
| Bu saldırılara, 2013 yılındaki Boston Maratonu bombalı saldırısı yanında Faysal Şahzad isimli adamın Times Meydanına bombalı araçla saldırmayı denemesi gibi başarısız saldırılar da dahil. | TED | بما فيها انفجار ماراثون بوسطن في 2013 وكذلك الهجمات الفاشلة كتلك اللحظة التي حاول فيها رجل يدعى فيصل شاهزاد إدخال سيارة مفخخة إلى ساحة تايمز سكوير |
| Ne zaman vatanıma gelsem, çoğu Nijeryalının rahatsızlık kaynağı olan sorunlarla yüzyüze gelirim: bozuk altyapımız, başarısız hükümetimiz. Ama aynı zamanda, hükümet yüzünden değil, fakat hükümete rağmen, çabalayan insanların inanılmaz esnekliği. | TED | في كل مرة في وطني أواجه ب المصادر المعتادة التي تثير سخط معظم النيجيريين: بنيتنا التحتية الفاشلة، حكومتنا الفاشلة. لكن أيضاً القدرة العجيبة للناس الذين يزدهرون رغماً عن الحكومة، بدلاً عن بسببها. |
| Sonrada varoluş denilen bu başarısız tecrübe sona erecek. | Open Subtitles | ثم هذه التجربة الفاشلة المسماه بالوجود سيتوقف علي ان يكون |
| Adli tabip başarısız intihar girişiminin... başarılı bir cinayetle sonuçlandığını belirtmişti. | Open Subtitles | الطبيب الشرعي قال أن محاولة الانتحار الفاشلة تحولت فجأة لجريمة قتل ناجحة |
| Adli tabip başarısız intihar girişiminin... başarılı bir cinayetle sonuçlandığını belirtmişti. | Open Subtitles | الطبيب الشرعي قال أن محاولة الانتحار الفاشلة تحولت فجأة لجريمة قتل ناجحة |
| "3 başarısız evlilik" lafını duymak istemiyorum. | Open Subtitles | لا أريد سماع قصة الزيجات الثلاثة الفاشلة |
| Daha fazla başarısız teşebbüsle alakalı olamam. | Open Subtitles | فأنا لا أستطيع التعلُّق بالمزيد من المحاولات الفاشلة |
| Bir sürü başarısız ilişki yaşadım. -Ve bir gizli ilişki. | Open Subtitles | كل ما لدي هو مجموعة من العلاقات الفاشلة. |
| - Ben iki kere söyledim. - Ne, ezik? | Open Subtitles | ــ لقد طلبت مرتين ــ مرتين ماذا أيتها الفاشلة ؟ |
| Hipermotor arıza yapıp bizi böyle ezik yerlere yolluyor. | Open Subtitles | هذا المحرك الخارق العاطل دوماً .يأخذنا إلى الأنظمة الفاشلة كهذه |
| Hayır! Parti veren ezik annemle yaşamak istemiyorum. | Open Subtitles | لا، لا اريد العيش مع أمي الفاشلة التي تحب الأحتفال |
| Şükran gününü o berbat ailesiyle beraber geçirebilir. | Open Subtitles | يمكنه أن يذهب لقضاء عيد الشكر مع عائلته الفاشلة. |
| Bu aile için her zaman bir başarısızlık abidesi oldum. | Open Subtitles | أنا دائماً الفاشلة في هذهِ العائلة |
| Sanki, başarısızlıkla sonuçlanan annemle tanışma... girişiminden beri, o konu hakkında konuşmaktan kaçınıyorsun gibi. | Open Subtitles | يبدو أنك بعد تلك المحاولة الفاشلة في مقابلة أمي ، أصبحت تتحاشى الحديث عنها |
| Olamaz, arsız siyah Schmitty gruptan ayrıldı. | Open Subtitles | آه ، آه ، السوداء الوقحة الفاشلة خرجت من المجموعة. |
| "American Superstarz" yarışmacısından, geçen haftaki intihar girişimi üzerine, canlı finalde şarkı söylemesi istendi. | Open Subtitles | طلبت لجنة التحكيم من ستيفن ان يظهر في النهائيات بعد محاولة الانتحار الفاشلة التي قام بها |
| Ehliyet sınavında çuvallayan kız mı soruyor bunu? | Open Subtitles | تقولها الفتاة الفاشلة التي تضمن قيادة سائقها في الاختبار. |