| Şimdiye dek o kadar çirkin birşey görmediğini garanti ederim. | Open Subtitles | أضمن لك بأنك لم تري شيئاً بهذا القبح من قبل |
| Beynimiz yabancı olanı çirkin olarak algılar... | TED | عقولنا تقوم بتسمية القبح ما هو غير مألوف |
| İnanıyorum ki; en çirkin halimizden daha güzel olamayız. | TED | لأنني فعلاً أؤمن أننا في قمة جمالنا، حينما نكون في قمة القبح. |
| Çünkü bugün işlenen tek suç, çirkinlik suçu. | Open Subtitles | لأن الجريمة الوحيدة التي تم ارتكابها اليوم هي جريمة القبح |
| Gençliğime, güzelliğime mal oldu. Annem beni uyarmıştı. Onların herhangi birini kaybedersem beni çirkinlik laneti ile cezalandıracaktı. | Open Subtitles | لقد كلفني شبابي وجمالي، وأمي حذرتني بإنها ستعاقبني بلعنة القبح إذا فقدتهم تماماً. |
| Babaları çok çirkin ama, ne kadar da güzel kızları var. Bu çok garip! | Open Subtitles | الأمر الغريب أنه شديد القبح إلا إنه ينجب بنات جميلات |
| Arkadaşlarıma çirkin veya yakışıklı gözüyle bakmam. | Open Subtitles | أنا لا أرى أصدقائي بمنظار القبح أو الجمال. |
| Bir kadının bu kadar çirkin birine açıklama yapması gerekmez. | Open Subtitles | لا أعتقد أنه على السيدة شرح أي شيء لرجل بهذا القبح |
| O zaman bu kadar çirkin değildi. | Open Subtitles | الان تذكر ان ذلك كان منذ زمنا طويلا ولم يكن انذاك تقريبا بهذا القبح |
| Sadece hükümet böyle çirkin bir şey inşaa edebilir. | Open Subtitles | وحدها الحكومة من تستطيع بناء شيء بهذا القبح |
| Bana çirkin, bulldog gibi çirkin, çok çirkin dendi. Ama hiç çirkin-çirkin denmedi. | Open Subtitles | يطلق علي أنني شديد القبح ولكن لم يطلق علي أبداً لقب "القبح القبيح" |
| 25 yıl önce... Dr. Tad Winslow'u oynayamayacak kadar çirkin olduğumu söylemiştin. | Open Subtitles | منذ 25 عاماً قلت إنني شديد القبح لتمثيل دور د. |
| Eğer asit karışımlı bir şişem olsaydı onu sana verebilirdim sen de onu o çirkin suratına sürebilirdin. | Open Subtitles | لو كان عندي قنّينة من حامض البطّارية لأعطيتك قشرة كيميائية فقط لأنظّف كل القبح الذي في وجهك |
| Neden? çirkin olduğu için mi? | Open Subtitles | اذا كان القبح جريمة فسيتعين علي القبض على نصف سكان المدينه |
| Balık lokantasının arkasında oynaştığımız gece o kadar çirkin olduğumu düşünmüyordun ama. | Open Subtitles | لقد رأيت القبح يتشكل في كشك لبيع مأكولات بحرية تلك الليلة |
| çirkinlik ve vasatlık tamamen tersini yapar. | TED | القبح والضعف يفعل العكس تماماً. |
| Bu ülkedeki çirkinlik, bize #Trump tarafından getirildi." | TED | تم جلب القبح لنا في هذه البلاد عن طريق # ترمب". |
| Şu ana kadar gördüğüm, en sevimli çirkinlik bu. Korkunç. | Open Subtitles | ذلك القبح الأجمل الذى لم أراه من قبل |
| Televizyon çirkini. Çirkin-çirkin değil. | Open Subtitles | القبح المناسب للتلفاز وليس، القبح القبيح |
| Arayan birisi çirkinliğe karşı mücadele ettiğimizi söyledi. | Open Subtitles | اتصل مجهول وقال انهم يقومون بحملة ضد القبح |
| Eşsiz bir hanımefendisin. Sadece dışarıdaki çirkinliğin bir parçası olmak istemiyorum. | Open Subtitles | انا لاأريد فقط ان اكون جزء من القبح الموجود بالخارج |
| Bazıları bu dünyanın çirkinliğini görmeyi... | Open Subtitles | حسناً، إن بعض الناس يختارون رؤية القبح في هذا العالم... |