| Ve kadeh bir fincana veya tasa, daha da önemlisi bir kadının rahminin şekline benzer. | Open Subtitles | والكأس يشبه القدح أو الوعاء .. أو الأكثر أهمية شكل رحم المرأة .. |
| Bu durumda, kadeh kanadı çok karmaşık olabilir. | Open Subtitles | فى هذة الحالة،معجبي القدح قد يكون مُعقد قليلًا. |
| Gençken, bardak küçüktür, doldurması kolaydır. | Open Subtitles | عندما كنت صغيراً كان القدح صغير بحيث من السهل أن يمتلئ |
| Yaşlandıkça, bardak büyür ve aynı miktardaki sıvı artık yeterli gelmez. | Open Subtitles | وعندما تصبحين أكبر سيصبح القدح أكبر ونفس كمية الماء لن تستطيع أن تملئ القدح. |
| Bu yüzden yarım dolu bardağı boşa çeviriyorum. | Open Subtitles | أجل ولهذا لديّ القدرة على جعل هذا القدح فارغاً. |
| Su bardağı 345, 46 ve 47. | Open Subtitles | القدح رقم، 345، 46 و 47 |
| Aradığın cevapların, o bardağın dibinde olduğunu hiç sanmıyorum şahsen. | Open Subtitles | و لا أعتقد أنّكَ ستجد إجاباتك في قعر هذا القدح. |
| Ama düzenli olarak bardağın doldurulması gereklidir. | Open Subtitles | ولكن فى النهاية لابد أن نعيد القدح وهو ممتلئ. |
| Bu geçen Çarşamba. Kolunu çarpıp fincanı kırdığın zamanı hatırlıyor musun? | Open Subtitles | هذه من يوم الأربعاء حين كسرت القدح بذراعك |
| Bu kadeh altından yapılmış. | Open Subtitles | هذا القدح من الذهب |
| Likör sevmeyen Yuvarlak bir kadeh gibi. | Open Subtitles | مثل القدح المستدير المرطب. |
| Bayanlar, ilk bardak bedavaydı, ama bu size pahalıya patlayacak | Open Subtitles | السيدات، القدح الأول كَانَ مجّانيَ، لكن هذا سَيُكلّفُ ya. |
| Ama denize yine bir bardak şarap dök, denizin rengi değişmez" Anladın mı? | Open Subtitles | لكن صبّ نفس هذا القدح من النبيذ في البحر، لون البحر سيبقى كما هو" هل فهمت؟ |
| İşin sırrı bakır bardak sanıyorlar. | Open Subtitles | يظن الناس بأن السر في القدح النحاسي |
| Şu bardak... bütün hislerini oraya odakla. | Open Subtitles | ذلك القدح ركزي بكل مشاعرك تجاهه |
| Bütün bardağı bitirmelisin. | Open Subtitles | عليك شرب القدح كله |
| Masanın diğer ucundaki bardağı kımıldatabiliyordum. | Open Subtitles | كتحريك القدح على الطاوله |
| Üç ölçü tekila taze limon suyu ve bardağın ağız kenarına serpilmiş tuz. | Open Subtitles | تاكيلا ثلاثيه مع عصير الليمون الطازج و ... ملح مخلوطين على كامل إطار القدح |
| Büyük bardağın yardımı dokunmadı. Gidip onu görmek istiyorum. | Open Subtitles | القدح الكبير لا يساعد أريد رؤيته |
| Bu geçen Çarşamba. Kolunu çarpıp fincanı kırdığın zamanı hatırlıyor musun? | Open Subtitles | هذه من يوم الأربعاء حين كسرت القدح بذراعك |