| Teoriyi ve hayatımı nasıl etkilediğini anlamak için tüm hikayeyi dinlemelisiniz. | Open Subtitles | لفَهْم النظريةِ وكَمْ سيطرَ ذلك على حياتِي تَحتاجُوا للإسَتماْع للقصّة الكاملة |
| tüm bir ekip son beş yıl içindeki sağlık geçmişinizi inceler. | Open Subtitles | وأعني أن وحدتي الكاملة كرّست للمرور بتاريخ صحتك للخمس سنوات الماضية |
| tam travma paneli, dört ünite kan Kafa travması işareti var mı? | Open Subtitles | حمالة وعدة الأصابات الكاملة . هل من مؤشرات على اصابة بالرأس ؟ |
| Ve tam bir organik profil için kızıl ötesi veri gerek. | Open Subtitles | ونحن بحاجة لبيانات الأشعة تحت الحمراء للحصول على الصورة العضوية الكاملة |
| Charles Dickens'ın bütün eserlerinin iri harfli basımı kadar kalın kafalıyım. | Open Subtitles | أنا ثقيل التفكير كثُقل طبعةٍ كاملةٍ من الأعمال الكاملة لتشارلز ديكنز. |
| Bana sorarsanız, bu adamlar yaratıkları mükemmel cinayetler için kullanıyorlar. | Open Subtitles | في رأيي أن هؤلاء القوم يستخدمون الويفيل لتنفيذ الجريمة الكاملة |
| Vereceğiniz ifadenin tüm doğruyu yansıtacağına Tanrı'nın üzerine yemin ediyor musunuz? | Open Subtitles | هل تقسم بقول الحقيقة الكاملة ولا شيء سوى الحقيقة، ليساعدك الرب؟ |
| ve tüm bilgi yığını orada, ortada duruyordu, tüm bilgi ve daha da içine daldıkça çok daha fazlasını buldum. | Open Subtitles | و هنالك كانت، تماماً في المنتصف هذه الكتلة من المعرفة. هذه الكتلة الكاملة من المعرفة كلّما تفحّصتُ أكثر وجدتُ المزيد. |
| Erik akıl hastanesine yattı, yargıç da tüm velayeti bana verdi. | Open Subtitles | مع دخول إريك إلى المصحة العقلية , القاضى أعطانى الوصاية الكاملة |
| Vereceğiniz ifadenin tüm doğruyu yansıtacağına Tanrı'nın üzerine yemin ediyor musunuz? | Open Subtitles | هل تقسم بقول الحقيقة الكاملة ولا شيء سوى الحقيقة، ليساعدك الرب؟ |
| tüm renkleri algılıyor ve bir yüzü bile ayırd edebiliyorlar. | Open Subtitles | تُسجِّل بالألوان الكاملة و حتى تُميّز عندما يكون هُناك وجه. |
| Tellere tam güç elektrik yüklemeye hazır ol. Benim emrimle. | Open Subtitles | و لتكون جاهزا لوضع السياج الكهربائي على القوة الكاملة بامري |
| "Sadece gerçekliğin ve rüyanın birlikteliği tam bir yaşam yapar." | Open Subtitles | فقط اندماج الحلم والواقع يمكن ان تصنع حياة الإنسان الكاملة |
| Bir avukatla görüşür görüşmez kendisine hoşgörü gösterilmesi karşılığında tam ifadesini verecek. | Open Subtitles | في أقرب وقت سيجلس مع محاميّ ليعطينا الإفادة الكاملة كبديل لتساهل البيع |
| bütün günahlarımın tam sorumluluğunu alıyor ve arzularımdan feragat ediyorum. | Open Subtitles | أنا أتحمّل المسؤولية الكاملة لكلّ ذنوبي وأرفّه نفسي من رغباتها |
| Tamam, geminin sistemlerine tam erişimim var... ve iç koridorları da kilitledim. | Open Subtitles | حسنا، لدي السيطرة الكاملة على أنظمة السفينة وقد أغلقت للتو الممرات الداخلية |
| Bak,bütün hikayeyi bilmiyorum ama bizim dedektiflik işi sonrası ve karakol ziyaretimizde. | Open Subtitles | اسمعي, أنا لاأعرف القصة الكاملة ولكن بعد عملنا الجنائي وزيارتنا لمركز الشرطة |
| Tanrı'nın huzurunda, gerçeği, bütün gerçeği ve sadece gerçeği söyleyeceğinize yemin eder misiniz? | Open Subtitles | هل تقسم على قول الحقيقة، الحقيقة الكاملة ولا شئ سوى الحقيقة، ليساعدك الإله؟ |
| Sana bir ev bulmak istiyoruz bütün doğum sürecinde orada güvende olursun. | Open Subtitles | سنعثر لكِ على شقة, و ستكونين آمنة هناك للمدة الكاملة من حملكِ. |
| Ve dahası, o en mükemmel ve güçlü vücudlardan birine, sahip olan bir clandan geliyordu. | Open Subtitles | والأكثر من ذلك. كان نينجا من العشيرة التي استحوذت الصفات الكاملة |
| İlk yıl tamamen yatılı okul, Onu her gece aradım. | Open Subtitles | تلك السنة الأولى الكاملة للمدرسة الداخلية، إتصلتُ به كُلّ ليلة |
| Hırs meselesi değil. Kitaplarda dahi olsa kusursuz suçları sevmem. | Open Subtitles | ليس الطموح, انا لا اريد طرح قضية للمحكمة بها الجريمة الكاملة |
| - Teyla... - Binbaşı? Sence burnumuzu sokmadan önce planlarının tamamını dinlesek iyi olmaz mı? | Open Subtitles | تيلا،يجب أن نستمع إلى خطتهم الكاملة قبل طعن الفتحات فيه. |
| Kanada hükümeti 1999 yılının Nisan ayında İnuitler’e, California ve Teksas’ın toplam büyüklüğünden daha büyük bir arazi verdi. | TED | أعادت الحكومة الكندية في أبريل 1999 السيطرة الكاملة لشعب الإنويت على منطقة من الأرض أكبر من كاليفورنيا وتكساس مجتمعتين |
| Tezin tamamı hâlâ daktiloya geçiriliyor ama cuma gününe kadar elinizde olur. | Open Subtitles | الأطروحة الكاملة لا تزال قيد الطباعه و لكنها ستكون أمامك يوم الجمعه |
| Evet, ama unutma ki, eksiksiz servis ekstra masraf demektir. | Open Subtitles | نعم، لكن لا تنس، الخدمة الكاملة تعني زيادة في النقود |
| Melezlerle dolu geleceğimi neden sürekli mahvettiğini anlamakta gerçekten güçlük çekiyorum. | Open Subtitles | لا يمكنني تصوّر سبب إفسادكَ خططتي لتهجيني هجائن بالطاقة الكاملة مستقبلًا. |
| Karısı ve çocukları terk etti; tamamıyla yalnız kaldı. | Open Subtitles | بدون زوجة و اطفال انت تشعر بالوحدة الكاملة |
| Bu ücrete, her ayrıntısı düşünülmüş iki haftalık bir tatil dahil. | Open Subtitles | الان, هذا من اجل اسبوعين كاملين من الذكريات التخيلية,بكل التفاصيل الكاملة |
| Bazen karanlıktan tümüyle faydalansınlar diye gece yarısına kadar bekliyorum. | Open Subtitles | سكينة رجل غابة و بداية يوم كامل حتى إننى أنتظر لغاية منتصف الليل لإعطائهم فائِدة الظلام الكاملة |
| Seni burada 24 haftanın tamamı boyunca tutmaya söz verdim. | Open Subtitles | وعدته أن ابقيك هنا الأسابيع الكاملة الـ24 |