| Pekâlâ, bana göre herkes ikinci bir şansı hak eder. | Open Subtitles | نعم ، حسناً ، في رأيي الكُل يَستحق فرصة ثانية. |
| - Evet herkes biliyor. Bugünkü yanındaki kız neredeyse benim yaşımda. | Open Subtitles | نعم الكُل يعرف ذلك , الفتاة التي كانت معه اليوم أقرب لسِني منها لسِنك |
| Bittiğinde herkes kendi yoluna gidecek. | Open Subtitles | و حينما ينتهي هذا ، سيذهب . الكُل في طريقه |
| Neresinden bakarsan bak, herkes tehlikede. | Open Subtitles | لا،بأيطريقةٍتُجزءالأمر، الكُل يداهمهُ الخطر |
| herkes sorumluluğu birbirine atacak. | Open Subtitles | الكُل سيُنحىِ باللومِ على الآخرين. |
| Çünkü başka herkes kayak yapabiliyor. | Open Subtitles | بسبب أن الكُل يستطيعون التزلج ما عداك |
| Çünkü başka herkes kayak yapabiliyor. | Open Subtitles | بسبب أن الكُل يستطيعون التزلج ما عداك |
| herkes, saka gibi bir sey oldugunu düsünüyor. | Open Subtitles | - أنا بخير - الكُل هنا يعتقد أنكِ أضحوكة |
| Pekâlâ, herkes eğilsin! Eğilin! | Open Subtitles | . حسناً , الكُل ينخفض, الجميع ينخفض |
| Ve bir de o düğün var. herkes bir arada gülüp dans ediyordu. | Open Subtitles | وفي الزفاف، الكُل سوياً يضحكون ويرقصون، |
| Pekâlâ millet! herkes kalksın! Gidelim! | Open Subtitles | حَسَناً الكُل يستيقظون، هيا |
| Ah, herkes Freddie Miles'ı tanır. | Open Subtitles | الكُل يعرف فريدي مايلز |
| Ah, herkes Freddie Miles'ı tanır. | Open Subtitles | الكُل يعرف فريدي مايلز |
| Bu ülkedeki herkes kafayı yedi! | Open Subtitles | الكُل اصيبوا بالحنون في هذا البلد! |
| herkes aynı kıyafetleri giyer... | Open Subtitles | فسيرتدي الكُل نفس الملابس |
| herkes zarar görecek | Open Subtitles | الكُل يرغبُ أن يصبح بطلاً |
| herkes limonlu buz ister. | Open Subtitles | الكُل يُريد بوظة الليمون |
| Benim dışımda herkes bir şeyler yaptı. | Open Subtitles | الكُل يتقدم بحياته ما عداي |
| herkes kim olduğunu biliyordu. | Open Subtitles | فـ الكُل يعرف من يكون |
| Yani herkes değil. | Open Subtitles | إذا فهذا ليس الكُل. |