| Ada milli park alanında, ve oraya gitmek yasak. | Open Subtitles | إنها فى منتزه قومى و من المحرم الذهاب إلى هناك |
| Sormamın sakıncası yoksa, zirveye silah getirmek yasak değil mi? | Open Subtitles | إذا كنت لا تمانعي من سؤالي أليس من المحرم جلب الأسلحة لهنا؟ |
| Marta'nın bugün TV'de programı hakkında... röportajı var, El Amor Prohibido. (yasak Aşk) | Open Subtitles | مارثا ستجرى لقاء اليوم فى التليفزيون حول عرضها الحب المحرم |
| Gördüğün gibi, tabu dedikleri şey bu. | Open Subtitles | إنه فقط كما ترى, هذا هو الذي يدعونه بالفعل المحرم |
| ensest cezalandırılacak ve zaten ölü oğlanlarla cezalandırıldık. | Open Subtitles | فمن يقوموا بالنكاح المحرم يتم معاقبتهم. ونحن قد تم معاقبتنا بولادة أبنائنا موتى. |
| Ne söylüyor? Bir erkeğin, başka bir kadının elini tutmasının haram olduğunu söylüyor. | Open Subtitles | ماذا يقول ؟ يقول انه من المحرم أن يأخذ يد امرأة. |
| Ada milli park alanında ve oraya gitmek yasak. | Open Subtitles | إنها فى منتزه قومى و من المحرم الذهاب إلى هناك |
| Vampir hikâyesinde, yasak aşk ve kaslı vampirler olacak. | Open Subtitles | قصة مصاص الدماء تتكلم عن الحب المحرم و الجسم القوي الرائع |
| Bu muhafız, tek başına yasak bölüme girdi. Korkunun ışığının, kontrol altına alınabileceğini kanıtlamak istemişti. | Open Subtitles | إذ أنّ هذا الحارس دخل اللب المحرم وحده، أراد إثبات أن ضوء الخوف يمكن التحكم به. |
| Bu muhafız, tek başına yasak bölüme girdi. Korkunun ışığının, kontrol altına alınabileceğini kanıtlamak istemişti. | Open Subtitles | إذ أنّ هذا الحارس دخل اللب المحرم وحده، أراد إثبات أن ضوء الخوف يمكن التحكم به. |
| Tehlike isteği, ölüm ve yasak davranışlara olan ilgisi-- | Open Subtitles | في المخاطره . والهوس في الموت والسلوك المحرم |
| Geçmişindeki çekici, nazik, parmaklarının arasından kayıp giden yasak aşkını. | Open Subtitles | المثير المبتهج من ماضيها. حب المحرم الذي تركته ينزلق من بين أيديها. |
| Bu bizi kuzen yapar çünkü yasak aşktan daha romantik bir şey olamaz. | Open Subtitles | أبناء عم, لأنه لا يوجد شيء أكثر رومانسية من الحب المحرم |
| "Ram ve ben anlaşılmaz ve katlanılmaz dünyaya karşı yasak aşkımızı ifşa edemeyeceğimizi anladığımızda canımıza kıydık." | Open Subtitles | "كبش وأنا مت اليوم أدركنا "نحن ما تممكنا أن نكشف حبنا المحرم إلى عالم غير مهتم وغير فهم. |
| Dinle. "yasak aşkımızı çekilmez ve anlaşılmaz dünyaya ilan edemeyeceğimizi anladık." | Open Subtitles | تصنت. "أدركنا بأننا ما تممكنا أن إكشف حبنا المحرم "إلى غير مهتم وعالم غير فهم." |
| yasak bölge Covington Ormanlığını geçtim. | Open Subtitles | عبرت الخط المحرم إلى غابة كوفينجتون. |
| Başlığa bak. "yasak Aşk." | Open Subtitles | إنظري إلى العنوانِ أنه يدعى "الحب المحرم" |
| Biliyorum ki gitmenizin yasak olduğu dış dünyayı görmüş öğretmeniniz olarak şehrinizin en güzel şehir olduğunu söylediğimi duymanız sizin için önemliydi. | TED | اعلم انه كان مهما بالنسبة لكم ان تسمعوا مني ،انا معلمتكم -التي رات العالم المحرم عليكم - أقرّ ان عاصمتكم هي اجمل المدن. |
| En büyük tabu. | Open Subtitles | اكل لحم البشر الذنب المحرم الاعظم |
| - tabu gibi. | Open Subtitles | - يا إلهي - بالشكل المحرم |
| O da ensest. Ensesti bir kez mazeret gösterdik. | Open Subtitles | لقد أستخدمنا مسألة النكاح المحرم المرة السابقة. |
| Anne kız ensest ilişkisi modası 80'lerde kaldı. | Open Subtitles | نكاح الأم وأبنتها المحرم أنتشر كثيراً في فترة الثمانينات. |
| Ama haram sevişme olmadan, utanç yalnızca utançtır. | Open Subtitles | ولكن بلا الجنس المحرم العار هو العار |