| Bu sırrımızı bu kadar zamandır sakladık. | Open Subtitles | أنتِ مذعورة للغاية. لقد حافظنا على السر طيلة هذه المدّة. |
| O kadar zamandır sudalar. Okyanusu aşmışlardır çoktan. | Open Subtitles | قد كانوا بالبحر طوال هذه المدّة على الأرجح أنّهم بقعر المحيط الآن |
| Bunca zamandır o mermiyi taşıdığına göre muhtemelen önemli biriydi. | Open Subtitles | ربما شخصاً مهماً جداً، بإعتبار أنّها كانت تحمل معها تلك الرصاصة كل هذه المدّة. |
| Bu yüzden Taş'ı o kadar uzun süre tutabilmiş olabilirsin. | Open Subtitles | ربّما لهذا السبب كنتَ قادراً على حمل الحجر لتلك المدّة |
| Buna, arabaların, uçakların, teknelerin ve trenlerin atmosfere bu kadar uzun süre hidrokarbon yayacağı varsayımıyla biçimlendirilmeyen dünya çapındaki hava düzenleri de dâhil. | Open Subtitles | بما يشمل أنماط الطقس حول العالم والذي شُكِّلَ بدون افتراض أن السيّارات والطائرات والقوارب والقطارات سيضخّون العوادم الهيدروكربونيّة في الجوّ طيلة هذه المدّة. |
| Geri dönmem gerek. Kahretsin, ne zamandır buradayım? | Open Subtitles | عليّ العودة، سحقًا، كم المدّة التي قضيتها هنا؟ |
| Onu uzun zamandır tanımıyorum ki. Daha çok bir tanıdık diyebiliriz. | Open Subtitles | لمْ أعرفها لتلك المدّة الطويلة معرفتي بها سطحيّة في الواقع |
| Ne kadar zamandır o tüplerde olduğumuzu kimse bilmiyordur. | Open Subtitles | لا بيدنا حيلةً لمعرفة المدّة التي قضيناها بتلك الحُجَيرات. |
| Taşınmayı ne zamandır düşünüyordun? | Open Subtitles | ما هي المدّة التّي تظنّين أنّها مُناسبة للإنتقال للعيش معه ؟ |
| Evet ama bunca zamandır sır gibi saklıyordu. | Open Subtitles | أجل، ورغم ذلك أسرَّ الأمر طوال تلك المدّة. |
| Neden bu kadar uzun zamandır söylemediğini de anlıyorum. | Open Subtitles | وأتفهم عدم إخباري طيلة هذه المدّة |
| Bunu söylemek için ne kadar zamandır bekliyorsun? | Open Subtitles | كم المدّة التي كنت تنتظر لـ تقول ذلك ؟ |
| Beni gerçekten önemseseydin bir kez olsun bunca zamandır nasıl olduğumu sorardın. | Open Subtitles | لوفعلاًكنتِتهتمينبي... لكنتِ سألتني ولو لمرة كيفَ كنتُ طوال هذه المدّة |
| Henry, kaç zamandır senin gibi birini arıyorum hayal bile edemezsin. | Open Subtitles | (هنري)، لن تتخيل طول المدّة التي كنتُ أبحث بها عن شخص مثلك |
| Bu yüzden sana bunca zamandır yalan söylüyorum Laurel. | Open Subtitles | لهذا كذبت عليك طيلة تلك المدّة يا (لورل). |
| Ama çok uzun süre dışarıda kalamadılar. | Open Subtitles | لكن الجياد لم يلبثوا بالخارج لتلك المدّة. |
| Bu kadar uzun süre saklamak için çok uğraşmış olmalı. | Open Subtitles | لا بد أنّ ذلك تطلّب الكثير من العمل الشاق بإخفاء أمر الحمل كُل هذه المدّة |
| Senden o kadar uzun süre ayrı kalamam. | Open Subtitles | لا يمكنني الابتعاد عنك هذه المدّة. |
| Hayır, ucunda ağaç dalıyla hayvan postu taşıyorduk. O kadar uzun süre geçmedi. | Open Subtitles | {\pos(192,220)} كلا، كنّا نحمل جلود حيوانات مربوطةً بعصا، لم تكُن كلّ تلك المدّة. |
| O kadar uzun süre boyunca birisi sana affedilebileceğini söylerse... | Open Subtitles | أؤكد لك، لو أن أحد أخبرك طوال هذه المدّة أنك يمكنك الفوز بالغفران... |
| Zaman genişleme alanının bu kadar uzun süre çalışması ZPM'i ve Asgard çekirdeğinin güç kaynağını neredeyse tüketti. | Open Subtitles | الحفاظ على حقل تبطيء الزمن كل هذه المدّة قد استنفد الطاقة الصفرية تقريباً والمصدر الطاقي لحاسوب الـ(آزغارد) |