| 15 gün Yoğun bakımda kalınca, insan bazı şeyleri gözden geçiriyor. | Open Subtitles | قضاء 15 يوماً في العناية المركّزة يجعلك تعيدين التفكير في الأمور |
| Ne yazık ki ölmedi, Yoğun bakımda yatıyor. | Open Subtitles | لسوء الحظ، أنه لم يمت وهو الآن في العناية المركّزة |
| Yoğun bakım amma sıkıcı yer yahu. | Open Subtitles | إنه منظر مقيت، غرفة العناية المركّزة نلك. |
| Eminim onu birçok kez konsantre karanlık madde yaparken görmüşsündür. | Open Subtitles | أراهن بأنكَ قد رأيته يصنع المادة السوداء المركّزة كثيراً. |
| Bugün Yoğun bakımdan çıktı. Onu görebilirsin. | Open Subtitles | هي خرجت للتوّ من العناية المركّزة ، يمكنك الحضور اليوم |
| Gururlu bir dişi aslanın ormanı izlediği gibi Yoğun bakımı izliyorsun. | Open Subtitles | تراقبين وحدة العناية المركّزة كلبوة شامخة تتفقد عرينها |
| - Naomi. Ona Yoğun bakım ünitesinde bir yatak ayırttık. | Open Subtitles | لقد جهّزنا له سريراً في العناية المركّزة |
| 15 yaşından küçüklerin sarı çizginin ilerisine ya da Yoğun bakım ünitesine geçişleri yasaktır. | Open Subtitles | أن يعبروا الخط الأصفر، أو العناية المركّزة |
| Nelson denen çocuk sadece dört yaşında ve Yoğun bakım ünitesinde. | Open Subtitles | يبلغ من العمر 4 سنوات، ويدخل إلى العناية المركّزة |
| 6 gün Yoğun bakımda, 2 hafta da hastanede kaldım. | Open Subtitles | قضيت ستة أيام في غرفة العناية المركّزة وبالمستشفى لأسبوعين. |
| İki kurban da Üniversite Hastanesi'nde Yoğun bakımda. | Open Subtitles | كلا الضحيتان في العناية المركّزة بالمستشفى الجامعي. |
| Doktorun da dediği gibi, Yoğun bakımda. | Open Subtitles | كما قال الطبيب، إنه في العناية المركّزة. |
| Bu konsantre olmamı sağlardı. | Open Subtitles | بدون ماء تُصنع العصائر المركّزة. |
| Yeni şarkımız "konsantre karanlık maddenin tarifi"ni bu kalabalık için söyleyebileceğimizi zannetmiyorum. | Open Subtitles | لا أعتقد أنَّ بإمكاننا تأدية أغنيتنا الجديدة.. التي عنوانها: "وصفة صنع المادة السوداء المركّزة". |