| Her neyse, Sonda atmosferde aşağı inerken bazı atmosferik ölçümler yaptı, ayrıca panoramik fotoğraflar çekti. | TED | و لكن على العموم, أخذ المسبار قياسات للغلاف الجوي اثناء هبوطه, و ايضا أخذ صور بانورامية شاملة. |
| Sonra Sonda dışarı itiliyor ve kuyruklu yıldıza doğru hareket ediyor. | TED | بعدئذ، يتم دفع المسبار خارجًا باتجاه المذنب. |
| Henüz bulamadık ama aramalar da sondayı tekrar çalışır hale getirme çabalarımız da devam ediyor. | TED | لم نتمكن من العثور عليه بعد، لكن البحث لا يزال مستمرًا. كما نواصل مساعينا لإعادة تشغيل المسبار ثانية، |
| Wow! sondayı gönderdiğimizde bunların hiçbiri olmuyordu. | Open Subtitles | لا شيء من هذا رأيناه عندما ارسلنا المسبار |
| Niye 500 metre? Bu Sondanın inişi için hesaplanmış yaklaşık bir değerdi. | TED | لماذا 500 متر؟ كان ذلك هو هامش الخطأ لعملية هبوط المسبار. |
| Guinevere Bir uzay Sondası, bu ülkenin sınırsız tutkusunu gösteriyor. | Open Subtitles | المسبار الفضائي جوينيفير واحد يمثل الطوح غير المحدود لهذا البلد |
| Prob kolayca ana safra kanalından geçiyor. | Open Subtitles | حسنا, المسبار مر بسهولة عبر القناة الجامعة. |
| Bu uzay aracı kimyasal roketler kullanamaz. | TED | لا يمكن لهذا المسبار إستخدام الصواريخ الكيميائية واقعياً. |
| Biz bunu unuttuk ama demek ki Sonda unutmamış. | TED | حسنًا، لقد نسينا ، لكن المسبار لم ينسَ. |
| Her gün dinliyoruz, ve umuyoruz ki bugünlerle Nisan arasında bir yerde Sonda tekrar uyanacak. | TED | فنحن نسمع كل يوم، ونأمل أنه في وقت ما بين اليوم وشهر أبريل، سوف يستيقظ المسبار من سباته. |
| Sonda diğer tarafa geçer geçmez yokolmuş olmalı. | Open Subtitles | لابد ان المسبار قد دمر بمجرد وصوله الي الجانب الاخر |
| Paraşüt açılacak, Sonda yüzlerce metrelik zincirlerle bağlı iki parçaya ayrılacak. | Open Subtitles | ستفتح مظلة وينفصل المسبار إلى قسمين يربطهما حبل |
| Şimdi, bu özel optik sondayı kullanarak içeride birilerinin olup olmadığına bir bakalım. | Open Subtitles | ولكن يمكنني أستخدام هذا المسبار البصري الخاص . لأرى إن كان هناك أحد في البيت |
| Beyninin içinde sondayı aksonal dal'a kadar sürüp onu etkisiz hale getireceğim. | Open Subtitles | أنا سأقود المسبار بداخل دماغك إلى العنقود المحواري وأزيله. |
| Hayır, sondayı burada bırakmak kalıcı hasara sebep olabilir. | Open Subtitles | كلاّ، ترك المسبار هناك يُمكن أن يتسبّب في ضرر دائم. |
| Sondanın Rosetta'dan daha ve daha uzaklaştığını görüyorsunuz. | TED | وترون كيف يبتعد المسبار شيئًا فشيئًا عن روزيتا. |
| Sağ yukarıda, Sondanın çektiği bir resim var, kuyruklu yıldızın yüzeyinden 60 metre yüksekten çekilmiş. | TED | أعلى ويمين الشاشة، ترون صورة التقطها المسبار على ارتفاع 60 مترًا، 60 مترًا من سطح المذنب. |
| 'Sonrası' resminin tek sorunu, Sondanın görünmemesi. | TED | المشكلة الوحيدة لصورة ما بعد الهبوط هي عدم وجود المسبار فيها. |
| Prob başka bir yerden komutlar alıyor. | Open Subtitles | المسبار يستقبل أوامر من مكان آخر |
| uzay aracı atmosferi hangi açıyla geçecek? | TED | ما الزاوية التي سيصطدم بها المسبار مع الغلاف الجوي؟ |
| Probu sabit tutman gerek ki açıyı ayarlayabileyim. | Open Subtitles | أريدك أن تمسكي المسبار بشكل ثابت لكي أتمكن من تعديل الزاوية. |
| uzay aracının giriş sonrası hızı ne olacak? | TED | ما هي سرعة المسبار عند دخول الغلاف الجوي؟ |
| Araştırıcı 5 saniye içinde hedefe varacak. | Open Subtitles | المسبار سيحصل على الهدف خلال خمس ثواني |