| Yumruğum kadar bir kas kitlesini kesip aldılar ve beni sakat bırakıp işe yaramaz bir halde bıraktılar. | Open Subtitles | لقد قطعوا قطعة من العضلة بحجم قبضتي تقريباً وتركوا لي هذا الشيء المشوه عديم الفائدة |
| Seni adi sakat geri gelme, yoksa hapsi boylarsın! | Open Subtitles | أيها المشوه القذر. عد إلى هنا وستذهب إلى السجن. |
| - 3 yavru, 3 dişi ve iki erkek... sakat çeneli olan lider de dahil olmak üzere... | Open Subtitles | ذكرين يما فيهم القائد ذو الفك المشوه |
| Burada çarpık olan tek şey daha kaç insanın hayatını sırrını saklamak için mahvedeceğin. | Open Subtitles | إن الشيء الوحيد المشوه هو عدد الناس الذين ستفسد حياتهم بإبقائهم على سرك |
| Yoksun bırakılmışım insan kalıbından, ...görmezden gelmiş beni sahtekar doğa, ...hileli ve yarım yamalak yapıp vaktinden önce salıvermiş bu dünyaya, ...öylesine çarpık, öylesine anormalim ki; | Open Subtitles | انا المشوه المنقوص الذي ارسل قبل الأوان الى هذا العالم النابض بالحياة |
| Böyle mi hissediyorsun, seni yaşlı sakat? | Open Subtitles | أهذاماتشعربه، أيها المشوه المنحرف ؟ |
| sakat parmağını saklayabilmek için. | Open Subtitles | لتخفي إصبعها المشوه |
| Onun çarpık zihninin izin verdiği kadarıyla medeni bir konuşma yaptık. | Open Subtitles | لقد فعلنا ما يمكنها أن تطلق عليه في عقلها المشوه محادثة متحضرة . |
| Ama bu kız bütün bu çarpık hayal dünyanın merkezinde duruyor. | Open Subtitles | لكنها هي بؤرة الخيال المشوه التي تلاحقك- |