| havaalanına gitmeliyim. | Open Subtitles | انا َذْاهبَة إلى المطارِ. يُمْكِنُك الخروج من الباب الخلفي. |
| Bir saat önce havaalanına ulaştı, hep burada kalıyor. | Open Subtitles | وَصلَ إلى المطارِ قبل حوالي ساعة، و يَبْقى دائماً هنا. |
| havaalanına gitmeden herkese hoşçakal demek istiyorum. | Open Subtitles | أُريدُ ان اودع الجميع قَبْلَ أَنْ أَذْهبُ إلى المطارِ. |
| Burada bir ofisi var, ...ve havaalanında bir hangarı var. | Open Subtitles | لقد حَصلوا على مكتبِ هنا، وحصلوا على مستودع عند المطارِ. |
| Yani anne, bu gece beni havaalanında arabayla mı karşılayacaksın? | Open Subtitles | لذا أمّي، أنت سَيكونُ عِنْدَكَ سيارة لتقلني من المطارِ اللّيلة؟ |
| Bunu havaalanından hemen getirmen gerekiyordu. | Open Subtitles | أنت أُخبرتَني بتَسليم هذا تماماً في المطارِ. |
| Bu Havaalanı, şehirdeki en güvenli yerdir. | Open Subtitles | هذا المطارِ الذي الأكثر الآمنِ قطعة العقاراتِ في المدينةِ. |
| Tek bildiğim Lassard'ın Hava alanında kaybolduğu. | Open Subtitles | انظر، كُلّ ما أَعْرفُة ان لاسارد إختفِي في المطارِ. |
| Evet. havaalanına giderken uğrayacaklar. | Open Subtitles | هم يَتفرقعونَ مِن قِبل في الطّريق إلى المطارِ. |
| havaalanına gitmesine daha on dört saat var. | Open Subtitles | أنت عِنْدَكَ 14 ساعةُ حتى تكون هي في المطارِ. |
| Annemin kırılmadığını söyleyemem ama havaalanına giderken gülmeye başladı. | Open Subtitles | أَعْني، لَنْ أَقُولَ بأنّ أمّي لَمْ تُؤْذَ. لَكنَّها بَدأتْ الإبتِسام قليلاً حوله في الطّريق إلى المطارِ. |
| Otelinden eşyalarını aldırdım. havaalanına gidebilirsin. | Open Subtitles | نحن تَأكّدنَا منك مِنْ الفندقِ أنت قَدْ تَغيّرُ إلى المطارِ |
| Bay Haviland'ın golf sopalarını havaalanına götürüyordu. | Open Subtitles | هو كَانَ يَأْخذُ السّيدَ هافيلند النوادي إلى المطارِ. |
| havaalanında bir problem çıktı. | Open Subtitles | كَانَ عِنْدَنا بَعْض المشاكل في المطارِ. |
| havaalanında olan seni karşılamak içindi, kaza değildi, doğru mu? | Open Subtitles | إذا مقابلتك في المطارِ كَانَ مجرد حادثَ، حقّا؟ |
| Üç saat önce havaalanında oturuyordum. | Open Subtitles | أنا مصومة منذ ثلاث ساعاتِ مضتِ كُنْتُ في المطارِ. |
| Bu sabah havaalanında garip bir olay oldu mu? | Open Subtitles | عَمِلَ أيّ شئَ غريبَ يَحْدثُ في المطارِ هذا الصباحِ؟ |
| Onu havaalanından göndermen konusunda sana güvenebilirmiyim? | Open Subtitles | هل يُمْكِنُني أَنْ أَئتمنَك لأَخْذه إلى المطارِ بدونه أن يهُرُوب؟ |
| Eric, Charlie'yi havaalanından almak için o arabaya ihtiyacım var. | Open Subtitles | إيريك، أَحتاجُ تلك السيارةِ للذِهاب إلتقطْ أحمقاً في المطارِ. |
| - Havaalanı için güzel tercih. | Open Subtitles | النداء الجيد على المطارِ. |
| Hava alanına yakın bir bölge | Open Subtitles | ليخرج من المدينةِ فيكون قُرْب إلى المطارِ. |
| Ona 10.000$ borç verdim, havalimanına götürdüm. | Open Subtitles | لذا أقرضتُه 10,000$، أوصلتُه إلى المطارِ. |
| Havalimanında bolca hostes olur değil mi? | Open Subtitles | المضيّفات عادة إلتقِ في المطارِ. |