| Eğer Felaket Ruth'u öldürüyorsa, o beni nasıl öldürebiliyor? | Open Subtitles | لو ان المعطل يقتل روث كيف لها ان تقتلني؟ |
| Eğer Felaket'i durdurmazsak, asla iyi olamayacağız. | Open Subtitles | لو لم نوقف المعطل لن نكون على ما يرام مجدداً |
| Eğer Felaket'i durdurursan birlikte onu alt etmek için savaşma şansımız olur. | Open Subtitles | لوأردنا أنهاء المعطل يجب علينا أن نتحين الفرصه لقتلهما كلاهما |
| Bazı şeyler, bozuk bir TiVo mesela, tamir edilebilir. | Open Subtitles | بعض الأشياء, مثل جهاز التسجيل المعطل يمكن إصلاحها |
| Anne, haftalardır radyo bozuk diye söylenip duruyordun. | Open Subtitles | قد كنتِ تشكو لعدة أسابيع بسبب المذياع المعطل , يا أمي |
| Onun ay kanı Felakete hazırlanırken bizi günahlarımızdan arındıracak. | Open Subtitles | دمها القمري سوف يطهرنا من ذنوبنا من اجل المعطل |
| Gün ışığı çatılara değdiği zaman, Felaket bitmiş olacak. | Open Subtitles | بمجرد أن يتخلل ضوء الصباح الجدران سينتهي المعطل |
| Felaket için hepinizin ölmesi gerek. | Open Subtitles | يجب ان تموتوا جميعا من اجل المعطل |
| Cadılar Felaket kehanetine inanırlar. | Open Subtitles | الساحرات يعتقدن بأن نبؤة المعطل حقيقيه |
| Eğer bütün bu Felaket'in bombası bu genç cadı ise... | Open Subtitles | لو أن تلك الساحره الصغيره هي صاعق القنبله في كل هذا... المعطل... |
| Ruth öldüyse, Felaket gelmiş demektir. | Open Subtitles | لو أن روث قد ماتت المعطل قد حل بالفعل |
| Bizi arındırıyor, Felaket için. | Open Subtitles | لقد طهرنا,انه من اجل المعطل |
| Bugün, Felaket günü. | Open Subtitles | اليوم هو يوم المعطل |
| Felaket için. | Open Subtitles | المعطل |
| Felaket başladı. | Open Subtitles | المعطل قد بدأ |
| Felaket'in etkisi. | Open Subtitles | أنه المعطل |
| ama sanırım bozuk bir duştan daha önemli bir sorunum var. | Open Subtitles | لكن أعتقد أن لديّ مشاكل أكبر من الدُش المعطل |
| Sonra bozuk parçayı değiştirip saati yeniden topluyorum ve çalışıyor. | Open Subtitles | ثم أستبدال الجزء المعطل ثم تركيب القطع لمكانها الصحيح |
| Anne, haftalardır radyo bozuk diye söylenip duruyordun. | Open Subtitles | قد كنتِ تشكو لعدة أسابيع بسبب المذياع المعطل , يا أمي |
| Evet, benzin göstergesi bozuk duba tekne. | Open Subtitles | نعم القارب العائم مع مؤشر الوقود المعطل |
| Size asansörün bozuk olduğunu söylemeliydik. | Open Subtitles | كان يجب أن نخبرك بخصوص المصعد المعطل |
| Sonunda, Felakete erişeceğiz. | Open Subtitles | واخيرآ,سوف نحصل على المعطل |