| İlk aylar boyunca spa masajı ile geçen hafta sonları gece yarısı telefon konuşmaları. | Open Subtitles | تحصل على ستة أو تسعة شهور من إجازات نهاية الأسبوع فى المنتجعات ومكالمات التليفون الليلية وسيكون لدى وقتا كافيا للعمل |
| İlk olarak Koreatown'daki bir spa merkezine gideceğim. | Open Subtitles | أولا سأذهب إلى أحد المنتجعات في الحي الكوري |
| Hadi ama seni gerçekten saçma bir spa masajına götüreceğimi düşünmedin, değil mi? | Open Subtitles | هيا ، أنتِ لم تعتقدي أنني سوف أخذ الى أحد المنتجعات الصحية , اليس كذلك. ؟ |
| İnsanlar, iki yıl önce tatil yaptıkları binalardan tahliye edildi. | Open Subtitles | لقد قاموا بأخلاء المنتجعات التى كان الناس يقضون أجازاتهم بها منذ عامين |
| Amacımız dünyanın bu bölgesindeki en enerji dengeleyici tatil beldesini kurmak. | Open Subtitles | هدفنا ان يكون هذا هو اكثر المنتجعات طاقة فى هذا الجزء من العالم |
| En tehlikeli rejimler uyuşturucuyla kazanç sağlama eğilimindedir. Sonra kazançlarını New York ve Londra'daki finansal sistemle, emlak alım satım işleriyle ve pahalı tatil köyleri üzerinden aklarlar. | TED | إن الدول الأشد عنفًا تتغذى على المخدرات، ثم يغسلون أموالهم من خلال النظم المالية في نيويورك ولندن، من خلال تبادل الملكيات العقارية، ومن خلال آخر الصيحات من المنتجعات. |
| Bilirsin, biz de manikürle ve kuaförle ve spa randevularıyla, ...günümüzü boşa harcamaktan hoşlanırdık. | Open Subtitles | اتعلمين نحب أن نترفه بحياتنا بطلاء الأظافر و مصففي الشعر و مواعيد المنتجعات |
| Bence spa paketi için artırmaya katılabiliriz. - Ya da kayak gezisi. | Open Subtitles | يمكننا أن نزايد كالمجانين على أحد المنتجعات الصحية أو رحل التزلج |
| Barış duygusu kazanmaya çalışıyorum çünkü altı ile dokuz ay arası zorunlu spa'ya gidiyorum. | Open Subtitles | أحاول أن أخلق مجالا من السلام الداخلي لأني عدت للتو من فترة 6 إلى 9 أشهر إلزامية في المنتجعات الصحية |
| spa günleri, makyajlar, tasarımcı çantaları. | Open Subtitles | في المنتجعات الصحية وتصميم حقائب اليد |
| spa servislerinin kralısındır sen. | Open Subtitles | أنت ملك خدمات المنتجعات. |
| Hepsi birlikte; bu tatil köyleri Delos'u oluşturuyor: | Open Subtitles | هذه المنتجعات معاً يمثلون ديلوس |
| Halen tatil köylerinden birinde kalıyor. | Open Subtitles | لا يزال ماكثاً في أحد تلك المنتجعات. |
| Son beş yılda çeşitli Latin-Amerikan tatil köylerinde gerçekleşen beş cinayet. | Open Subtitles | خمسة جرائم قتل وقعت عبر هذه المنتجعات اللاتينية - الأمريكية |
| Kent kıyısında bulunan bir tatil yerine gittim. | Open Subtitles | إلى أحد المنتجعات الساحليه (تحديداً إلى شاطىء (كينت |
| tatil mevsimi... | Open Subtitles | حان موسم المنتجعات |