| Bir gün olupta hayat okuluna gireceğin zaman. | Open Subtitles | حتى جاء اليوم الذى كنت متأهبا فيه لدخول مدرسة الحياة |
| Ve her şey geçti, korku dolu gecenin ardından, dünyanın daha önce hiç görmediği Bir gün geldi. | Open Subtitles | و أخيرا بعد ليلة رعب خانقه جاء اليوم الذى لم يشهد العالم مثيلا له |
| Ve her şey geçti, korku dolu gecenin ardından dünyanın daha önce hiç görmediği Bir gün geldi. | Open Subtitles | و أخيرا بعد ليلة رعب خانقه جاء اليوم الذى لم يشهد العالم مثيلا له |
| Bu iş bittiğinde, yemin ederim, benimle tanıştığın güne lanet edeceksin. | Open Subtitles | عندما ينتهى هذا الأمر ، ستندم على اليوم الذى إلتقيتنى فيه |
| Ama öğreneceğim, sabret. Doğurduğu güne kadar sabrım vardı, Bir ay öncesiydi. | Open Subtitles | .أنا كنت موجود، حتى اليوم الذى ولدت فيه . من شهر مضى |
| Oğlum, doğduğu günden beri her sene check-up yaptırdı. | Open Subtitles | إبنى لديه فحوصات طبية نظيفة كل سنة منذ اليوم الذى ولد فيه |
| Ertesi gün de işte böyle görünüyordu. | Open Subtitles | وهذه الصور تُظهر شكله فى اليوم الذى يليه |
| Hatta Bir gün önce düşüp. kaşını patlatmıştı. | Open Subtitles | حتى قبل اليوم الذى وقعت و جرحت حاجبها فيه |
| Bir gün iyi bir yağmur yağacak ve bütün bu pislikleri temizleyecek. | Open Subtitles | سياْتى اليوم الذى تزال فية هذة القاذورات من الشوارع. |
| Bir gün iyi bir yağmur yağacak ve bütün bu pislikleri temizleyecek. | Open Subtitles | سياْتى اليوم الذى تزال فية هذة القاذورات من الشوارع. |
| Adı Caitlin ve uzun süre önce Bir gün uyandığımda ona iki aylık hamileydim. | Open Subtitles | إسمها كيتلين وعندما إستيقظت فى ذلك اليوم الذى مضى عليه فتره بعيده كنت حاملا بها فى شهرين |
| Bir gün kötü yola düşersem beni koruyamazsın sonra. | Open Subtitles | ربما يأتى اليوم الذى تتضطر فيه للعمل فى الشوارع لحمايتى |
| Bayağı sıkı çalışır. Sonra Bir gün, daha ilk kar düşmeden son bir yemek turuna çıkar. | Open Subtitles | وفى اليوم الذى يسبق الشتاء,قرر أن يخرج للمرة الأخيرة لكى يلقى نظرة فى الجوار |
| Bir gün, dünya çektiklerinizi görüp yardıma koşacak. | Open Subtitles | سوف ياتى اليوم الذى سوف يرى العالم مشاكلكم وياتى لحلها |
| Peki evliliğin feshi için imzaladığın güne ne diyeceksin ? | Open Subtitles | و ماذا عن اليوم الذى وقعت فيه أوراق الإلغاء تلك |
| Yılları say, ayları, saatleri... gebereceğin güne kadar. | Open Subtitles | تعد السنين والشهور والساعات حتى اليوم الذى تكوت فيه متعفنا |
| Seni bize geri getirdiği güne şükürler ediyorum peder. | Open Subtitles | إنى أبارك اليوم الذى أعادك إلينا، أبتاه. |
| Geldiğin günden beri bana hep arka çıktın. | Open Subtitles | . منذ اليوم الذى أصبحت أنت فيه هنا ، أنت كنت ظهرى |
| Ona bana onu şimdi tanıştığınız günden bile daha fazla sevdiğini her gün yanına gitmek için can attığını ve böyle birkaç duygusal şey söylediğini ilettim. | Open Subtitles | لقد اخبرتها انك اخبرتنى انك تحبها الان اكثر من اليوم الذى تقابلتما فية و لا تستطيع الانتظار للعودة اليها كل يوم |
| Bunu dün yaptın, önceki gün de yaptın, bir önceki gün de! | Open Subtitles | لقد فعلت هذا أمس و اليوم الذى يسبقه و اليوم الذى يسبقه و اليوم الذى يسبقة و اليوم الذى يسبقه أيضاً! |
| Ve sonraki gün de. | Open Subtitles | ولا حتى في اليوم الذى تلاه |