| Tıpkı Star Trek'te ışınlayıcının Kirk'ü iyi Kirk ve kötü Kirk diye ikiye ayırması gibi. | Open Subtitles | {\pos(190,220)}"مثل فيلم "ستار تريك حين انقسم الناقل ( كيرك) لشرير وطيب |
| Tıpkı Star Trek'te ışınlayıcının Kirk'ü iyi Kirk ve kötü Kirk diye ikiye ayırması gibi. | Open Subtitles | {\pos(190,220)} مثل فيلم "ستار تريك" حين انقسم الناقل ( كيرك) لشرير وطيب |
| İki parçaya bölünmüş, renkler değişti. En çılgınca şey buydu. | Open Subtitles | لقد انقسم إلى جزئين وتغير لونه ذلك كان أغرب ما في الأمر |
| bölünmüş herhangi bir şeyin ilk önce beraber olması gerektiği anlamına geliyor. | Open Subtitles | ... هذا يعني أن أى شيء انقسم لابُد أنه كان في باديء الأمر كُلاً واحداً |
| Hiç tartışma olmadı. İkincisinde sınıf Suudi Arabistan ve Afganistan diye ikiye bölündü. | TED | والثانية انقسم الطلاب بين السعودية وافغانستان |
| Ama o tek embriyo ilk 12 gün içinde ikiye bölündü. | Open Subtitles | ولكن أثناء الـ12 يوماً الأولى، انقسم الجنين الواحد الى اثنين. |
| 1854 yılında Emilie Sagee isimli Letonyalı bir öğretmen ders sırasında ikiye bölünmüş. | Open Subtitles | بعام 1854، انقسم مدرس لاتفي يدعى إيميلي ساجي) لإثنين أثناء الصف) |
| Evlilik çizgisi de bölünmüş. | Open Subtitles | خط الزواج انقسم |
| Dünya Doğu ve Batı olmak üzere ikiye bölündü. | Open Subtitles | العالمُ انقسم إلى قسمين الغرب و الشرق |
| "Artık bütün dünya ikiye bölündü." | Open Subtitles | "العالم أجمع "انقسم الى. |