| Soğuk bir kış günü, sıcak bir sobanın yanında oturur gibi. | Open Subtitles | انه اشبه بالتواجد قرب فرن ذو وعاء مبطن في صباح شديد البروده |
| Sobadan çok, kontrolden çıkmış orman yangını gibi. | Open Subtitles | انه اشبه بحرائق غابات خرجت عن السيطره بشكل كلي |
| Hadi ama, bu tamamen masum bir şey. Seyredecek yüz tane daha kanal varmış gibi düşün. | Open Subtitles | لا يا ابي الامر بريء,انه اشبه باضافة 100 قناة جديدة لتلفازك |
| Eleştirmen falan değil de küçük bir nefret topu Sanki. | Open Subtitles | اته ليس بناقد انه اشبه بكرة صغيرة من الكراهية |
| Sanki kanatlarımıza kavuşmuştuk sonunda. | Open Subtitles | انه اشبه اننا عثرنا على اجنحتنا |
| Sanki bir tür külte katilmisti. | Open Subtitles | انه اشبه بانضماماها الى جماعة دينية |
| bulutlara bakarken eğlenmeyi biliyor. tıpkı yaşlı bir adam gibi. | Open Subtitles | يعرف كيف يتمتع بكيفية جريان الوقت . انه اشبه برجل عجوز |
| Çünkü benim için perdeyi aralayıp girmek gibi bir şey. | Open Subtitles | لإنه بالنسبة لي اشعر كما لو انه اشبه بالدخول عبر ستارة |
| Tam bir ceset gibi. Hayır, sen... | Open Subtitles | انه اشبه بممارسه الجنس مع جثة ميتة اوه كلا سوف |
| Daha önce anlattım ya, her şey birbirine bağlı. Akıllı ev gibi. Tabii, akıllı ev, aptal ev sahibi. | Open Subtitles | لقد اخبرتك بأنها كلها متصله انه اشبه بدور علوي ذكي اريد زرين تشغيليه اقفال وإغلاق |
| Mona'yı olduğu gibi bırakırsak bize ipucu getirebilir. | Open Subtitles | انظروا مونا الطليقة انه اشبه بأن تقودنا الى مكان ما |
| Işık yarışı veya dans gibi bir şeydir, ya da öyle bir şey. | Open Subtitles | انه اشبه بسباق سحب او رقص او شي كهذا |
| Müthiş. Doğaya yardım eli uzatır gibi. | Open Subtitles | انه اشبه بمساعدة الطبيعة هذا رائع |
| Sanki öyle bir yerde uyandım ki yalanlar benimkinden daha büyük. | Open Subtitles | ...انه اشبه بالنهوض في مكان كذبات اكبر حتى مما قلتها |
| Sanki bir uzay yürüyüşü yapıyorsun ve hiç kimse- | Open Subtitles | انه اشبه بالخروج الى مكان حيث لاتقدرين ... |
| Sanki hareketli bir çanta gibi. | Open Subtitles | انه اشبه بوجود حقيبة متحركة |