| Artık otomatiklerdeki sıkışmalar hakkındaki kaygılarını bırakmalısın. | Open Subtitles | عليك ان تتوقف عن القلق حول ذلك هذا سيجعل التشويش يعمل تلقائياً |
| Ve sen Johnnie, aptalaca davranmayı bırakmalısın. | Open Subtitles | وأنت .. جوني يجب ان تتوقف عن التصرف بغباء |
| - Billy, böyle yemeyi bırakmalısın. - Biliyorum, biliyorum. | Open Subtitles | يجب عليك ان تتوقف عن الأكل بهذه الطريقة اعرف |
| - Mağdurmuşum gibi davranmaktan vazgeç. | Open Subtitles | هل يمكنك ان تتوقف عن التعامل معى بأعتبارى ضحية |
| Üzerimde zıplamaktan vazgeç yoksa seni yumruklamak zorunda kalacağım. | Open Subtitles | الافضل لك ان تتوقف عن القفز قبل ان اضرب مؤخرتك الصغيرة |
| Wolfy, annenin arkadaşlarına bu şekilde davranmaya bir son vermelisin. | Open Subtitles | وولفي ، عليك ان تتوقف عن عمل هذا مع اصدقاء والدتك |
| Mack, 10 dolarlık iddia için bunu yapmaya son vermelisin. | Open Subtitles | ياإلهي يا ماك عليك ان تتوقف عن فعل هذا مقابل عشرة دولارات |
| Eğer Lana ile gerçekten dürüst bir ilişkin olmasını istiyorsan, onu sınamayı bırakmalısın. | Open Subtitles | ولكن انت تعرف اذا اردت ان تكون علاقتك صادقة مع لانا يجب ان تتوقف عن اختبارها اوه |
| Ama dinle, vampir suyu satmayı bırakmalısın. | Open Subtitles | ولكن يجب ان تتوقف عن بيع هذه الدماء يا رجل |
| Cidden şu filmi izlemeyi bırakmalısın. | Open Subtitles | انت فعلا يجب ان تتوقف عن مشاهدة هذا الفيلم |
| Eğer arkadaş olacaksak, sürekli seni öldüreceğimi düşünmeyi bırakmalısın. | Open Subtitles | حسناً ان كنا سوف نصبح اصدقاء عليك ان تتوقف عن التفكير في انني سوف اقتلك |
| Hank Galliston, karını aramayı bırakmalısın. | Open Subtitles | هانك جاليستون , يجب ان تتوقف عن البحث عن زوجتك |
| Gerekiyor. Kendi hataların yüzünden beni suçlamaktan da vazgeç. | Open Subtitles | بلى, انت بحاجة لذلك ويجب ان تتوقف عن وضع اللوم عليً |
| Gölgelerde gizlenmekten de vazgeç gerçek bir karakter sorunu olmaya başladı. | Open Subtitles | يجب ان تتوقف عن التخفى في الظل انه اصبح طابع خطأ خطير |
| Öncelikle, özür dilemekten vazgeç. | Open Subtitles | اولا , يجب ان تتوقف عن الاعتذار |
| Bu kelimeyi kullanmaktan vazgeç. | Open Subtitles | يجب عليك ان تتوقف استخدام هذه الكلمة |
| Her şeyini kaybetmeden önce buna bir son vermelisin. | Open Subtitles | يجب ان تتوقف الان قبل أن تخسر كل شيء |
| Ama ona bağırmaya bir son vermelisin. | Open Subtitles | و لكن عليكَ ان تتوقف عن الصُراخ بوجههُ. |
| Lacey. Lacey. Buna son vermelisin. | Open Subtitles | لاسي ، لاسي , يجب ان تتوقف عن هذا |
| Buna bir son vermelisin. | Open Subtitles | لابد ان تتوقف عن هذا. |