| Kötü kodlardan bahsetmişken korkarım Senatör bundan sonra bize faydalı olamayacak. | Open Subtitles | بالتحدث عن الشفرة السيئة أخشى ان السيناتور عاش أطول من فائدته. |
| Annelerden bahsetmişken, şu güzele kahverengi dudaktan verelim. | Open Subtitles | بالتحدث عن الأمهات دعني أضيف لهذا الشوفان بعض السكر البني |
| -Tarih demişken, iki buçuk yıldır birlikte çalışıyoruz ama nerede oturduğunu bilmiyorum. | Open Subtitles | بالتحدث عن التاريخ ، لنا نعمل مع بعضنا لسنتين ، وليس لي فكرة أين تعيش |
| Film demişken, aklıma ne geldi biliyor musun çaylak? | Open Subtitles | تماماً, بالتحدث عن الأفلام تعرف ما كنت أفكر فيه أيها الإختباري؟ |
| Benim önerim, konuyu değiştirmemiz. Uluslardan, sınırları belli ülkelerden bahsetmeyi bırakıp, şehirler hakkında Konuşmak. | TED | واقتراحي هو أن نغير الموضوع، فلا نتحدث عن القومية، ولا نتحدث عن الدول ولكن بدلًا من ذلك، نبدأ بالتحدث عن المدن. |
| Dünkü sürpriz ziyaretimden söz açılmışken, karşılığını vermeye karar verdim. | Open Subtitles | بالتحدث عن زيارتي المُفاجئة بالأمس ، قررت الإنقلاب واللعب بنظافة |
| Yine sihirli kutu hakkında konuşmaya başlamayacaksın değil mi? | Open Subtitles | لا تقل أنك ستبدأ بالتحدث عن الصندوق السحري ثانيةً |
| Emici şeylerden bahsetmişken perşembe günü saat altıda toplantım var. | Open Subtitles | بالتحدث عن الشيئ السيئ لدي اجتمـاع في تمام الساعه السادس في يوم الخميس |
| Ailelerden bahsetmişken senatör Logan hakkında ne düşünüyorsun? | Open Subtitles | أذاً، بالتحدث عن الأباءِ، كَيْفَ ترى عضو مجلس الشيوخ لوجان؟ |
| Bilim kurgudan bahsetmişken uyuyan güzellerle oynasak olur mu? | Open Subtitles | بالتحدث عن الخيال العلمى ، هل يمكننا لعب النائمون ؟ |
| Para demişken, benzin için bana 20 papel borçlusun. | Open Subtitles | بالتحدث عن الربح, أنت مدين لي ب 20 دولارا مقابل بنزين السيارة |
| Paxson, demişken... bu, günün 24 saati olanlardan mı? | Open Subtitles | بالتحدث عن باكسون هل هذه ستكون اربعه وعشرين طوال اليوم |
| Para demişken, sağlam bir iş var. Tatil zamanı iki tekne mal getireceğim. İki tekne mi? | Open Subtitles | بالتحدث عن هذا، لقد أحضرت حزمتين من أجل بدأ العطلة |
| Daphne, bu konuyu önünde Konuşmak beni rahatsız ediyor. | Open Subtitles | دافني أنا حقا غير مرتاح بالتحدث عن هذا أمامك |
| Babalardan söz açılmışken, Leonard, aklıma geldi, babanla boşanıyoruz. | Open Subtitles | أوه, بالتحدث عن الآباء يا لينورد فذلك يذكرني بأني سأطلق أباك |
| Yine sihirli kutu hakkında konuşmaya başlamayacaksın, değil mi? | Open Subtitles | لا تقل أنك ستبدأ بالتحدث عن الصندوق السحري ثانيةً |
| Bu arada o gebelik testinin kime ait olduğunu öğrenebildin mi? | Open Subtitles | بالتحدث عن ذلك هل عرفتى لمن كان اختبار الحمل ؟ |
| Bütün geceyi Herb'ü konuşarak mı geçireceğiz, yoksa kaşığımı almamı mı istersin? | Open Subtitles | هل سوف نقضي اليل كله بالتحدث عن هيرب او تريد مني ان احصل على ملعقتي |
| Senin kendi sorunların var ve bizim bu konuda konuşmamız çok daha önemli. | Open Subtitles | تعرضت لصدمة كبيره . وأعتقد انه من المهم ان نستمر بالتحدث عن ذلك |
| - Sürekli paradan bahsetmek bir Yahudi alışkanlığı mı? | Open Subtitles | هل هي نوع من العادات اليهودية بالتحدث عن المال طوال الوقت؟ |
| Aşktan söz edince aklıma geldi Doktor Crane. | Open Subtitles | بالتحدث عن الرومنسيه دكتور كرين عندما كنت أغسل قميصك هذا الصباح |
| Dakikalardan konuşmuşken süren doldu. | Open Subtitles | بالتحدث عن الدقائق لقد نفذ وقتكَ |
| Beyzboldan laf açılmışken,.. | Open Subtitles | بالتحدث عن البيسبول |
| Eşlerden konu açılmışken seninki, Morning Randolph ile arandakileri biliyor mu? | Open Subtitles | .. بالتحدث عن الزوجات .. هل ..هل زوجتك تعلم حول ذلك الشئ مع مورنينق ؟ |
| Ben hastanede benim cep telefonu kullanılır. Senin büyük no-no hakkında konuşun. | Open Subtitles | لقد استخدمت هاتفي في المشفى بالتحدث عن الممنوعات الكبيرة |