| Bir lastik al, sonra bir de sopa sokakta döndür dur. | Open Subtitles | أحضري إطار , و بعدها أحضري عصا و اركضي بالشارع بها. |
| Bu sokakta oturmak için geri dönüş yaptım. | TED | لذا أحضرت الأرنب واليعسوب ليظلوا بالشارع |
| Geçen gün sokakta kız kardeşini görmüş. Harika görünüyormuş. | Open Subtitles | لقد رأتها أختك بالشارع وتقول انها تبدو منتفخة |
| Çinlilerin güç noktası ortadan kalktı ama sokaklarda hâlâ çok elemanları var. | Open Subtitles | القوة الأصلية للصينيين قضى أمرها, لكن لازال هنالك العديد من الأفرادِ بالشارع. |
| Şimdi LED lambanın sokak lambası olduğunu ve sisin var olduğunu hayal edelim. | TED | لكن تخيل الان ان مصباح الليد هو مصباح بالشارع وهناك ضباب |
| caddede yaşayıp, mayonez ve tuzlu krakerle beslenen tuhaf çocuk gibisin. | Open Subtitles | طفل غريب يعيش بالشارع ولا يأكل شيء سوى المقرمشات المُملحة بالمايونيز |
| sokaktaki birinden 200 dolara aldım. | Open Subtitles | أخذتها بثمن 200 دولار من ذلك الرجل بالشارع |
| 7'inci Bulvar 28'inci Cadde. Az önce bir zenciyi öldürdüler. | Open Subtitles | من الحى السابع بالشارع الثامن والعشرين لقد قتلوا زنجيا الآن |
| Senin yaşındayken sokakta sutyenlerinde çengelli iğne olan Fransız yavrularını götürürdüm. | Open Subtitles | عندما كنت بعمرك أكلت من العربات بالشارع ونمت مع قذرات كن يستخدمن دبابيس ليُثبتوا صدرياتهن |
| Bu zavallı yetim çocukları sokakta bırakamazsınız! | Open Subtitles | لا يمنك ترك هؤلاء الأطفال الأيتام المساكين بالشارع |
| Çünkü baban seni kapıya koydu. sokakta kaldın. | Open Subtitles | أعرف أن والدك قد طردك أنتِ مستعدة للسكن بالشارع |
| Okulda akıllısın, ama sokakta da uyanık olmalısın. | Open Subtitles | أنت ذكر بالمدرسو ولكنك يجب ان تكون أذكى بالشارع أيضاً |
| sokakta sigara içen insanlarla karşılaştım ben de onları sigara içmeye daireme çağırdım. | Open Subtitles | التقيت ببعض المدخنين بالشارع فدعوتهم إلى شقتي للتدخين. |
| sokakta sigara içen insanlarla karşılaştım ben de onları sigara içmeye daireme çağırdım. | Open Subtitles | التقيت ببعض المدخنين بالشارع فدعوتهم إلى شقتي للتدخين. |
| Bankalar açık. Yaşlı insanlar özgürce sokaklarda yürüyorlar. | Open Subtitles | البنوك مفتوحة ، رجال مسنون يمشون بالشارع مع رفيقات |
| Bugünlerde sokaklarda yeni kızlar var mı? | Open Subtitles | هل من أي فتيات جديدات بالشارع في الفترة الأخيرة؟ |
| Ve oyuncak tasarımcısı olmadan once, bir pandomimciydim--hem de sokak pandomimcisi. | TED | و قبل أن أصبح مصمماً للألعاب, كنت ممثلاً لمسرح الميم و كنت أقدم عروضي بالشارع |
| Allyson Rebecca'nın kaybolduğu gece caddede park etmiş bir minibüs gördüğünü söyledi. | Open Subtitles | أليسون تذكرت رؤية شاحنة مركونة بالشارع في الليلة التي اختفت ريبيكا بها |
| Siz sokaktaki kadınsınız, çok üzgünüm. | Open Subtitles | أنت المرأة التي كانت بالشارع وأنا بشدة الأسف. |
| Ana Cadde ile başlayalım. Fast food bütün ülkeyi ele geçirdi. | TED | لنبدأ بالشارع العام. الوجبات السريعة قد سيطرت على البلاد بأكملها. |
| Bir dahaki sefere bir hafta boyunca ortadan kaybolduğunda o pisliği oradan alıp sokağa park et! | Open Subtitles | وبعد المره الجايه الي جيتي تختفين لمدة اسبوع خوذي هالقربنع سيارك ووقفيها بالشارع ملعون الوالدين |
| Çünkü efendim, öncelikle caddenin karşısındaki bir ATM'den bu fotoğrafı aldık. | Open Subtitles | ..لأن يا سيدي أولًا لدينا هذه الصورة مِن صرّافة بالشارع المقابل |
| Ne kadar boktan, caddedeki diğer evin elektriği var. | Open Subtitles | كيف حدث هذا كيف هذا الكشك الذى بالشارع لديه كهرباء ؟ |
| Holly, bu şehre geldiğimde sadece Sokağın karşısında yaşayan bir çocuktun. | Open Subtitles | هولي ,عندما اتيت الى هذة المدينه كنت مجرد طفلة تعيش بالشارع |
| Nehri geçip otoyoldan gidip sokaktan inince binayı bulmak. | TED | كان ذلك هو المفاجئ في عبور النهر مروراً بالشارع العام حوله ثم السير في الشارع لتجده |
| Kocaman bir ağaca bakarak yolda yürüyordum. | Open Subtitles | هل فهمت؟ ؟ كنت أسير بالشارع رافعاً رأسي لمشاهدة تلك الشجرة الكبيرة |
| - Bu onu caddeye koyar. - Ya da geçen bir taksiye. | Open Subtitles | ومن شأن هذا ان يضعه بالشارع أو في سيارة أجرة عابره |
| sokaklara çıkmak yok, polisleri kollamak yok, risk yok. | Open Subtitles | لا إرتباطات بالشارع لا يجذب إنتباه الشرطة، لا مخاطرة |
| Son bir kaç haftadır caddeden sesler duyuyorum. Garip sesler. | Open Subtitles | أنا أسمع أشياء بالشارع في الأسبوعين الأخيرين أشياء غريبة |