| Belli ki sahip olmamızı istemediğiniz güçlerle geldik. | Open Subtitles | بالقوى التي على ما يبدو لم تكن تريدنا أن نحصل عليها |
| Fine'ın sana verdiği güçlerle bu karışıklığa son verebilirsin. | Open Subtitles | بالقوى التي اعطيت لك ؛ يمكنك أن تنهي الإضطرابات |
| Eğer süper güçler listesi yapıyorsan. Bu bayağı iyiydi. | Open Subtitles | إذا كنتي تعدين قائمة بالقوى الخارقة فإنها قوة كبيرة |
| Ancak büyük jeolojik güçler, yeri ikiye bölerek bu çatlakları oluşturdu ve içlerini suyla doldurdu. | Open Subtitles | لكن مدفوعة بالقوى الجيولوجية الهائلة، إنشقّت الأرض متباعدة لتُشكّل هذه الصدوع العميقة التي إمتلأت بالماء. |
| Bu olayı örtbas etmek isteyen güce kıyasla devlet korkmuş bir çocuk gibi. Anlıyor musunuz? | Open Subtitles | الحكومة مجرّد أطفالٍ خائفين مقارنةً بالقوى التي تريد إبقاءَ الأمر سرّاً، أتفهمان؟ |
| Ben bunu anlayabiliyorum çünkü ben genç ve temiz bir ruhum ve kozmik güçlere yakınım. | Open Subtitles | أنا أعرف هذا لأني صغير ونقي متصل بالقوى الروحانية |
| Yerçekiminin diğer kuvvetler karşısında niçin bu kadar zayıf olduğu sorusuna yaklaşmanın bir yolu, soruyu kafamızda şöyle çevirip, | Open Subtitles | طريقة واحدة لفهم سؤال لماذا الجاذبية ضعيفة جداً مقارنةً بالقوى الأخرى,هى أن تذير السؤال كاملاً فى رأسك ,وتقول |
| Hayatımın geri kalanında ön sezgili bir güçle yaşamak gibi bir planım yok. | Open Subtitles | وأنا لا أخطط لتمضية بقية حياتي أشعر بالقوى |
| Bak, serum benim hayatımı kurtardı ama şimdi bu süper havalı güçlerle benimle alay ediyor... | Open Subtitles | أعني , أنظري , المصل أنقذ حياتي والآن يغيظني بالقوى الرائعة الفائقة , و |
| Bana verdiğin güçlerle ne kadar insana yardım ettiğimi neleri feda ettiğimi biliyor musun? | Open Subtitles | وعدد من ساعدت بالقوى التي منحتمونيها... ما ضحيت به؟ |
| Bana verdiğin güçlerle ne kadar insana yardım ettiğimi neleri feda ettiğimi biliyor musun? | Open Subtitles | وعدد من ساعدت ...بالقوى التي منحتمونيها ما ضحيت به؟ |
| Bu şekildeki yerlerinden biliyoruz ki bu yeni parçacıklar, Higgs parçacıkları gibi skaler alanlar olmalı ama renk yükü bulnmalı ve kuvvetli güçler ile etkileşmeli. | TED | بالنظر الى مواقعها في هذا النمط نعرف بأن هذه الجسيمات الجديدة.. يجب أن تكون متعددة المجالات مثل جسيم هيجز.. ولكنها تحتوي على شحن ملون وتتفاعل بالقوى القوية. |
| İnanışa göre "Süleyman'ın Mührü Mistik güçler ile doluydu, | Open Subtitles | خاتم سليمان كان مشبع بالقوى السحرية |
| - Yaratıcı güce inanır mısınız? | Open Subtitles | هل تؤمن بالقوى العليا؟ |
| - İlahi bir güce. | Open Subtitles | - بالقوى العليا |
| Eski güçlere inanmıyor musunuz lordum? | Open Subtitles | ألا تؤمن بالقوى القديمة مولاي ؟ |
| Kaynak Duvarı'nın ötesindeki kutsal güçlere dayanarak ruhlarınızın bir olduğunu ilân ediyorum. | Open Subtitles | بالقوى المقدسة المستدعاة من وراء جدار المصدر، جدار المصدر: جدار على حافة الكون المتعدد ووراء المصدر الذي يعتبر مصدر الكون) أنا الآن أعلنكما روحاً واحدة |
| Ama beyin, temel kuvvetler tarafından yöneltildiğine göre, ...mesela elektromanyetik kuvvet gibi düşünmek, "fizik" haline gelir. | Open Subtitles | ولكن بما إن الدماغ محكوم بالقوى الأساسية مثل القوة الكهرومغناطيسية إذن التفكير نفسه, يخضع في النهاية للفيزياء |
| Direktör Hoover ile özel bir anlaşma yaparak Bay Garvey'in süregelen radikal eylemleri ve dış kuvvetler ile olan ilişkilerini gizli istihbarat şeklinde sağlayacağını kabul etti. | Open Subtitles | واتفق كذلك في محادثة خاصة مع المدير (هوفر) أن يزودهم بالإستخبارات السرية المستمرة بخصوص السيد (جارفي) وعناية دقيقة فيما يتعلق بالخطة المتطرفة وكذلك علاقته بالقوى الأجنبية |
| İlahi güçle dolu | Open Subtitles | إنه مليء بالقوى. |