| Kendimi çok gösteremeyeceğim. Aksi halde mektup arkadaşlığımızın devam etmesi için ısrarcı olurdum. | Open Subtitles | يجب أن ابقى بعيدة عن الأنظار، وإلاّ فإنّي أصرّ على بقائنا صديقين بالمراسلة. |
| Önce birbirimizi arkadaş ya da mektup arkadaşı olarak tanımalıyız. | Open Subtitles | علينا أن نتعارف أولاً كأصدقاء، أو بالمراسلة |
| Belki biraz etrafa mektup yazman gerek bir mektup arkadaşı bul. | Open Subtitles | ربّما أنت بحاجة لكتابة بعض الخطابات ابدأ بالمراسلة |
| Antik kültürler ve dilleri üzerine uzaktan eğitimle dört yıllık üniversite bitirdim çünkü düşündüm de belki... | Open Subtitles | أربـع سنوات حصلت فيها على درجة جامعية من خلال الدراسة بالمراسلة في الثقافات القديمة واللغات |
| Bunu mektupla eğitim sayesinde öğreneceğinizi sanmazdım. | Open Subtitles | لا أظن أنك قد تعلمت الحياة من التعلّم بالمراسلة |
| mektup arkadaşının kızı neden öldürdüğünü bilmek istiyorum. | Open Subtitles | اريد ان اعرف لم قام صديقك بالمراسلة بقتلها |
| Bu kaçığın, kızının mektup arkadaşı olmasına imkan yok diye kendi kendine düşündü. | Open Subtitles | أعتقدت أنه من المحال أن يكون هذا المغفل صديق إبنتها بالمراسلة |
| Somali'deki mektup arkadaşımı korsanlar kaçırdı. | Open Subtitles | صديقي بالمراسلة في الصومال اختطفته مجموعة من القراصنة |
| Onlar için cennette buluşma gibi olmuş çünkü Turner salıverildikten sonra mektup arkadaşlıkları devam etmiş. | Open Subtitles | الان,لا بد ان يكون عقدا رائعا لأنهما بقيا أصدقاء بالمراسلة بعد أن أطلقوا سراح ترنر |
| Sadece bunu. Birinin mektup arkadaşı varmış galiba. | Open Subtitles | فقط هذا كما لو أن أحدهم لديه صديق بالمراسلة |
| Çünkü bir keresinde mektup arkadaşımla yapmıştık ve pek de iyi sonuçlanmadı. | Open Subtitles | لأنني قمت بواحداً مع صديق بالمراسلة ذات مرة ولم تسِر الأمور علي خير |
| Mirasını devam ettirmek isteyen mektup arkadaşlarından biri olabilir. | Open Subtitles | ربما يكون أحد أصدقائه بالمراسلة يُكملون إرثه. |
| Yani, benim daha önce hiç mektup arkadaşım olmamıştı da. | Open Subtitles | أقصد لأنه لم يكن لي صديق بالمراسلة من قبل |
| mektup arkadaşıymışlar. Bu, onlardan sadece biri. | Open Subtitles | لقد كانو أصدقاء بالمراسلة هذه واحدة من الرسائل |
| mektup arkadaşı olduklarını söylemişti. Yalanın kokusunu alıyorum. | Open Subtitles | قالت إنهما صديقان بالمراسلة أشتم رائحة كذبة |
| mektup arkadaşın olmayı kabul ediyorum. | Open Subtitles | سأقبل أن يكون لدي صديق بالمراسلة. |
| Homie mektup arkadaşının ziyareti seni neşelendirir diye düşündüm. | Open Subtitles | -عزيزي ظننت أن زيارة من صديقك بالمراسلة القديم سوف تبهجك. |
| - Hicks benim yeni mektup arkadaşım. | Open Subtitles | هيكس هو صديقي بالمراسلة |
| Ama uzaktan eğitimle. | Open Subtitles | . لكن هذا بالمراسلة |
| Bu mektupla cinsel ilişkiyi anlayabilmek için savaşı cephede bütün şiddetiyle... yaşamış olmak lazım. | Open Subtitles | من أجل أنه قد يموت في أي وقت وقد كان محقًا هذه القضية المجنونة بالمراسلة يمكن أن توجد |
| 8 harften bir mesajı çözmüştüm. - Hızlı mesaj yazar mısın? | Open Subtitles | كيف هي سرعتك بالمراسلة ؟ |
| Demek artık mesajlaşmaya geçtiniz öyle mi? | Open Subtitles | إذًا تتواصلان بالمراسلة النصّيّة؟ |