| Doğrusu, şimdi bildiğimiz, her 10 saniyede bir çocuğu açlıktan dolayı kaybettiğimiz. | TED | للحقيقة، نحن الآن نعلم أنه في كل عشر ثوانٍ نخسر طفلاً بسبب الجوع. |
| Tabi bayılmaz veya tarlalarda açlıktan ölmezse | Open Subtitles | إلا إذا غاب عن الوعي بسبب الجوع أو يلقى حتفه في الحقول |
| Ve ergeç bir hastalıklının ne kadar sürede açlıktan öleceğini söyleyecek. | Open Subtitles | وأخيراً سيخبرنى المدة التى يموت فيها المصاب بسبب الجوع |
| Kimsenin açlık, sıtma ya da diyare nedeniyle ölmeyeceğini garanti etmeye umut verici şekilde yakın olduğumuz bir dünyada yaşıyoruz. | TED | فنحن نعيش في عالم قارَبَ على ضمان أن لا يموت أحد بسبب الجوع أو الملاريا أوالإسهال. |
| Bundan bir kaç sene kadar önce kavmimiz kuzeyin çorak topraklarında gezinen açlık ve soğuktan kırılıyordu. | Open Subtitles | حتى سنوات قليلة مضت، قبائلنا، هلكت بسبب الجوع والبرد، تجول في الأراضي البور في الشمال. |
| Burada polislerin birçoğu aç kalmamak için polis olur. | Open Subtitles | هنا، كثيرون يلتحقون بالشرطة بسبب الجوع |
| Bazıları da aç kalmamak için hırsızlık yapar. | Open Subtitles | واﻵخرون يصبحون لصوصاً بسبب الجوع |
| Kendinden geçmek, düzgün bir tıbbi terimdir. açlıktan bayıldım. | Open Subtitles | فقدان الوعى هو المصطلح الطبى الملائم لقد فقدت الوعى أساسا بسبب الجوع |
| Aynı sabah, bir aslan uyanırsa tüm gücüyle koşmazsa açlıktan öleceğini düşünür. | Open Subtitles | وفي نفس الصباح يستيقظ الأسد ويفكر ويقول لو لم أسرع اليوم سأموت بسبب الجوع |
| Bunu açlıktan mı, saldırganlıktan mı yoksa meraktan mı yaptıkları bilinmiyor. | Open Subtitles | سواءا بسبب الجوع, العدوانية او بدافع الفضول... لا أحد يعلم |
| Hayır. açlıktan. | Open Subtitles | لا , بسبب الجوع |
| açlıktan kudurmuş olmalısınız. | Open Subtitles | يبدو أنكم غاضبين بسبب الجوع |
| Çünkü açlıktan bayılacağımız kesin. | Open Subtitles | وضعيفتين بسبب الجوع |
| İlla bilmek istiyorsan açlıktan öldüm. | Open Subtitles | -مت بسبب الجوع, إذا أردتي المعرفة . |
| Joseph Stalin'in zirvede olduğu ve devletçe, Ukrayna halkına karşı kıtlığın empoze edildiği yıllarda her gün, yaklaşık 25.000 kişi açlıktan öldü. | Open Subtitles | (في عام 1933, في مدة شموخ (جوزيف ستاين والتي فرضت قوتها على أوكرانيا يومياً يموت ما يقرب من 25 ألف شخص حياتهم بسبب الجوع |
| ♫ Ne olacaktı bana?♫ ♫ Emma hiç kurtarmasaydı beni?♫ ♫ Ne olacaktı?♫ ♫ Açlıkla savaşan diğerlerine♫ ♫ Ne olacaktı?♫ ♫ Emma hiç kurtarmasaydı eğer?♫ ------- ♫ Belki de açlıktan ölmüş olacaktım.♫ ♫ Ya da başka bir kötü hastalıktan ölecektim.♫ ♫ Eğitimsiz büyüyebilirdim.♫ ♫ Diğer mülteciler gibi.♫ ------ Teşekkürler. | TED | ♫ ماذا كنت سأكون؟ ♫ ♫ اذا لم تنقذني إيما؟ ♫ ♫ ماذا كنت سأكون؟ ♫ ♫ لاجئ جائع آخر ♫ ♫ ماذا كنت سأكون؟ ♫ ♫ اذا لم تنقذني إيما؟ ♫ ♫ ييييه، ييييه ♫ ♫ يييه، كنت من المرجح مُتّ بسبب الجوع ♫ ♫ أو مرض آخر بائس ♫ ♫ كنت سأنشأ من دون تعليم ♫ ♫ فقط لاجئ آخر ♫ (تصفيق) شكراً لكم. |
| İranlı kadınlardan doğan her iki çocuktan biri açlık, yoksulluk ve hastalık sebebiyle ölüyor. | Open Subtitles | ونصف نسبة الأمهات الفرس يفقدن حياتهن عند الولادة بسبب الجوع والفقر والمرض |
| Bence, tecrübelerime de dayanarak açlık halisülasyonunun son evresindesin. | Open Subtitles | حسناً, توقعي وانا اتحدث من جانب خبرتي انك في مرحلة الهلوسة الاخيرة بسبب الجوع |