| Futbol toplarına defalarca kafa attıkları bilinen futbolcuları ele alalım. | TED | لنأخذ لاعبي كرة القدم، المعروفين برمي الكرة بشكل متكرر بواسطة الرأس. |
| Ama defalarca vurmuş gibi rol yapmadın. | Open Subtitles | نعم، لكنك لم تتظاهر بأنك قتلت أحداً بشكل متكرر |
| Eşinden dayak yediği için sıkça acil servise giden kadınlara bakın. | Open Subtitles | ابحثوا عن الزوجات اللواتي أتين إلى غرف الطواريء بشكل متكرر واللاتي ظهر عليهن بوضوح علامات التعذيب من قَبل الزوج |
| Üst üste hem de. | Open Subtitles | بشكل متكرر. |
| Bu araştırmayı takiben, insan ve primatlar üzerinde yapılan diğer çalışmalar da bulaşıcı esnemenin yabancılara oranla arkadaşlar arasında daha sık ortaya çıktığını gösterdi. | TED | بعد هذا البحث، بدأت دراسات أخرى على البشر والقرود وقد أظهرت أيضا أن التثاؤب المعدي يحدث بشكل متكرر أكثر بين الأصدقاء من الغرباء. |
| Sürekli şiir okurum ve bu konuda sık sık yazarım. Şiirleri alıp nasıl işlediklerini anlamaya çalışırım, çünkü ben bir sözcük insanıyım. | TED | أنا أقرأ الشعر على الدوام وأكتب عنه بشكل متكرر وأفصل القصائد لمعرفة كيفية عملها لأنني شخص متعلق بالكلمة. |
| Burada ise Issa'nın bize gösterdiği su kabakları -- ve bunlar da yinelemeli olarak yığılmış. | TED | و هنا الأواني التي كان عيسى يرينا اياها, وهي مكدسة بشكل متكرر. |
| Yayınlanan ilk 100 araştırma makalesi boyunca konuyu tekrar tekrar değiştirdiler. | TED | كانوا يغيرون المواضيع بشكل متكرر خلال أول مائة ورقة بحثية منشورة. |
| eğer sürekli yukarı atılırsa, bir raket topunun oluşturabileceği türde lekeler. | Open Subtitles | الذي قد تحدثه كرة ان كانت ترمى بشكل متكرر للاعلى انه تمرين معروف لتدريب العين على الدقة |
| Ayrıca, otopsi yaptığımız bu iki kurban da, defalarca göğüslerinden vurulmuşlar. | Open Subtitles | و بالإضافة إلى ذلك ، كلا الضحايا أصيبوا بشكل متكرر في الصدر ، كلاهما فحصا قبلا |
| Muhtemelen defalarca bir tür öpüşme fantezisine zorlandı. | Open Subtitles | على الاغلب اجبرت على المشاركة بشكل متكرر فى نوع ما من خيالات التقبيل |
| Size defalarca sapladığı bıçak o esnada neredeydi? | Open Subtitles | وأينَ كانت السكين في تلكَ اللحظة؟ السكين التي أُستُخدِمَت لطعنكِ بشكل متكرر |
| Sam sıkça gittiği bir tanesini hatırlıyor mu bakalım. | Open Subtitles | فلنرى ان كانت سام تتذكر موقعا مميزا و الذي أخذها اليه بشكل متكرر |
| Yollarda olup sıkça durmak zorunda kalan erkekler için. | Open Subtitles | للرجل المتحرك الذي يتوقف بشكل متكرر |
| Üst üste hem de. | Open Subtitles | بشكل متكرر. |
| Gemicilik, askeri sonar, su altı inşaatı ve petrol için yapılan sismik araştırmalar daha sık meydana geliyor ve bu da balinanın iletişimine müdahale edebiliyor. | TED | فإن ركوب القوارب والسونار العسكري والبناء تحت الماء والمسوحات الزلزالية لاستخراج النفط كلها تحدث بشكل متكرر أكثر، مما قد تتداخل مع اتصالات الحيتان. |
| daha sık değişmeye başladılar. | Open Subtitles | إنها تبدل ذهابا وإيابا بشكل متكرر الأن |
| Nefis! Bunu daha sık yapmalıyız. | Open Subtitles | لذيذ ، لذيذ يجب أن نفعل هذا بشكل متكرر |
| Ölü striptizci dostumuzu sık sık arıyormuş gibi görünüyor. | Open Subtitles | يبدو أنه إتصل من صديقته المتعرية المتوفاة بشكل متكرر |
| Gördüğünüz gibi, aile muhafazası-- içeri bakılınca ocağın içinde yinelemeli dizilmiş tencereler var. | TED | تستطيعون رؤية, يمكنكم الولوج داخل حاضنة الأسرة -- يمكنكم الولوج داخلها, وهنا الأواني في الموقد ، مكدسة بشكل متكرر. |
| tekrar tekrar fikirleri birleştirme gücüne sahibiz, düşünceler hakkında düşünme gücüne. | TED | لقد وهبنا القوة للجمع بين الأفكار بشكل متكرر لتكون لدبنا أفكار عن أفكارنا. |
| eğer sürekli yukarı atılırsa, bir raket topunun oluşturabileceği türde lekeler. | Open Subtitles | الذي قد تحدثه كرة ان كانت ترمى بشكل متكرر للاعلى |