| Annenin seni burada, yabancı bir adamla bulmasını istemeyiz, değil mi? | Open Subtitles | فلا تريدين لأمكِ أن تجدكِ بصحبة رجل غريب، أليس كذلك ؟ |
| Annenin seni burada, yabancı bir adamla bulmasını istemeyiz, değil mi? | Open Subtitles | فلا تريدين لأمكِ أن تجدكِ بصحبة رجل غريب، أليس كذلك ؟ |
| Dün, bir adamla beraber görüldü. | Open Subtitles | الدوقة فون تيشين بغرض حمايتها. تمت مشاهدتها أمس بصحبة رجل آخر. |
| - Bir erkekle görünmek istemem. | Open Subtitles | هذا كل ما أحتاجه، أن يشاهدونني بصحبة رجل |
| Dün, bir adamla beraber görüldü. | Open Subtitles | الدوقة فون تيشين بغرض حمايتها. تمت مشاهدتها أمس بصحبة رجل آخر. |
| Eğer kabarık banka hesabı ile gurur duyan bir adamla birlikte olmak istediğimi sanıyorsan beni hiç tanımamışsın derim. | Open Subtitles | إذا كنت تعتقد أني أرغب بأن اكون بصحبة رجل غروره بمقدار حسابه البنكي فأنت لم تفهمني بعد |
| daima başka bir adamla birlikteydi. dün gece de. | Open Subtitles | لقد كانت دوما بصحبة رجل آخر وكذلك ليلة أمس |
| Aslan maskesi takan bir adamla çıktı. Siz sanmıştım. | Open Subtitles | كان بصحبة رجل يرتدي قناع أسد، حسبتُه أنتَ |
| Yaşlı bir adamla çekilmiş, belkide Babasıdır. | Open Subtitles | كانت بصحبة رجل أكبر سناً ربما يكون أبيها |
| Bill sadece tek bir adamla tırmanırdı. Evan Tucker. | Open Subtitles | كان بيل يتسلق بصحبة رجل واحد أيفان توكر |
| Sanırım karım başka bir adamla karşıya geçiyor. | Open Subtitles | اظن ان زوجتي تعبر الشارع بصحبة رجل آخر |
| Seranın aşağısında kız kardeşini bir adamla gördüm. | Open Subtitles | شاهدت أختك بصحبة رجل في الدفيئة |
| Sağlıklı ve yakışıklı bir adamla ilişkim olmasına şaşırmamalısınız. | Open Subtitles | لا تتفاجئا لكوني أستمتع بصحبة رجل مثير. |
| Şimdi öğle yemeğinden dönüşte, yüzü yanmış ve yeni bir yarası olan askeri bir görünüşü olan bir adamla gelmiş, her ikisi de Afganistan'daki sefere ve mecburi terhise işaret ediyor. | Open Subtitles | يظهر الآن بعد وقت الغداء بصحبة رجل عسكري بشرته مسمرة ومصاب هذان يوحيان إلى حملة في (أفغانستان) ورحيل إجباري منها |
| Şimdi öğle yemeğinden dönüşte, yüzü yanmış ve yeni bir yarası olan askeri bir görünüşü olan bir adamla gelmiş, her ikisi de Afganistan'daki sefere ve mecburi terhise işaret ediyor. | Open Subtitles | يظهر الآن بعد وقت الغداء بصحبة رجل عسكري بشرته مسمرة ومصاب هذان يوحيان إلى حملة في (أفغانستان) ورحيل إجباري منها |
| Selam. Üzgünüm ama en iyi arkadaşın üst katta başka bir erkekle beraber. | Open Subtitles | مرحباً، أنا آسفة فأعز صديقاتك بالأعلى بصحبة رجل آخر |
| O yatakta bir erkekle beraberdi. | Open Subtitles | لقد كان فى السرير بصحبة رجل اخر. |