| Kliniğimi görmezden gelerek iyi iş çıkarıyorlar hakikaten. | Open Subtitles | هم هم يقومون بعمل جيّد جداً باهمالُ ممارستَي |
| FBI detayları gizlemekte iyi iş çıkardı ama evet, basında hatırı sayılır bir yer buldu. | Open Subtitles | لقد قام المكتب الفدرالي بعمل جيّد في تقليل التّفاصيل لكن أجل، أخذ الإعلام يلعب دوره |
| Senin dinlenmeni istiyorum. Bugün çok iyi iş çıkardın. | Open Subtitles | ،أريدك أن تحظى ببعض الراحة قمت بعمل جيّد الليلة |
| Hep böyle yapıyorsun. Burası öyle bir yer değil. - Burada iyi işler yapıyoruz. | Open Subtitles | أنت تذكر هذا دوماً، هذا ليس منزل أخوية، نحن نقوم بعمل جيّد هنا. |
| Squid bu cesetle iyi iş yapmış, değil mi? | Open Subtitles | سكويد قام بعمل جيّد بهذا الجسد |
| İyi iş çıkardın ve kanıtları aldın ama buraya ait değilsin. | Open Subtitles | الآن، أنت قمت بعمل جيّد. حصلت على الدليل... لكنّك لا تعود هنا، يذهب إلى البيت لذا. |
| Ben bu takımdayım ve iyi iş çıkarıyorsun. - Gerçekten adamım. | Open Subtitles | انا اوافقهم الرأي انّك تقوم بعمل جيّد |
| İyi iş çıkarıyorsun, Gavin. Ama hedefe saldıramazsın. | Open Subtitles | أنت تقوم بعمل جيّد "جافن" لكن لا يمكنك الإعتداء على الهدف |
| Onu da çözeceğiz. Ama bugün iyi iş çıkardın. | Open Subtitles | سنفهم ما جرى لكنّكِ قمت بعمل جيّد اليوم |
| Onu da çözeceğiz. Ama bugün iyi iş çıkardın. | Open Subtitles | سنفهم ما جرى لكنّكِ قمت بعمل جيّد اليوم |
| Styles davasında benimle çalıştın ve iyi iş başardın. | Open Subtitles | لقد قمتِ بعمل جيّد معي أثناء مرافعتنا ضد (ستايلز) |
| Çok iyi iş başarmak sen. | Open Subtitles | أنت تقوم بعمل جيّد. |
| Çok iyi iş becerdin. | Open Subtitles | لقد قمت بعمل جيّد. |
| Lütfen iyi iş çıkar. | Open Subtitles | أرجوك، قُم بعمل جيّد. |
| Görünen o ki Westies uyuşturucu savaşlarında son birkaç yılda iyi iş çıkarmış. Sıfır toleranstan bahsediyoruz. | Open Subtitles | إتّضح أنّ عصابة (الويستي) قامت بعمل جيّد في الحرب على المُخدرات خلال السنوات الماضية. |
| Tebrikler. Belli ki iyi iş çıkarmışsın. | Open Subtitles | لا بد أنك قمت بعمل جيّد. |
| Demek ki iyi iş çıkartıyordu. | Open Subtitles | يعني أنّها تقوم بعمل جيّد |
| Beraber iyi işler yaptık. Bunu korumak istemenin nesi yanlış? | Open Subtitles | قمنا بعمل جيّد مع بعض ما الخطأ بالرغبة في الحفاظ على ذلك |
| Ama Dan ve ben bir yılda bazı iyi işler yaptık. | Open Subtitles | ولكنّي أنا و(دان) قد قمنا بعمل جيّد على مدار العام الماضي |
| - Bu arada iyi işler çıkarıyorsun burada. | Open Subtitles | بالمناسبة ظللتِ تقومين بعمل جيّد هُنا. |
| Zayıflar da var burada. İşini iyi yapıyorsun demek. | Open Subtitles | لديكِ بعض النحفاء هنا تقومين بعمل جيّد مع هذه المجموعة |
| Son zamanlarda pek iyi bir iş çıkardığım söylenemez, değil mi? | Open Subtitles | لا أستطيع القول إنّني قمت بعمل جيّد منه مؤخـــــراً، أليس كذلك؟ |